DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Hudânuñ Lutfı Var El-hamdü-li’llâh
Gazel · 18. yüzyıl

Hudânuñ Lutfı Var El-hamdü-li’llâh

Fahrî, yokluktan varlığa geliş, iman ve umut nimetleri için kardeşleriyle sürekli hamdetmeye çağırır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hudânuñ lutfı var ‘El-hamdü-li’llâh’

    Müdâm mü’minlere ‘El-hamdü-li’llâh’

    1Allah'ın lütfu vardır; Allah'a hamdolsun.

    2Müminlere sürekli erişir; Allah'a hamdolsun.

    Açılış beyti lütfu bir olay gibi değil, süregelen bir durum olarak koyar: var yüklemi zamansızdır, müdâm ise onu müminler için kesintisiz kılar. Redif seçilen hamd cümlesi Arapça bırakıldığı için her beyit sonunda Türkçe söyleyişten ibadet diline geçilir.

  2. 2

    Getirdi bizi sahrâ-yı ‘ademden

    Vücûd iklîmine ‘El-hamdü-li’llâh’

    1Bizi yokluk çölünden getirip

    2varlık ülkesine çıkardı; Allah'a hamdolsun.

    Yokluk çölünden varlık iklimine taşınma, yaratılışı bir göç gibi resmeder; sahrâ ile iklîm arasındaki karşıtlık kuraklıkla yerleşilebilirliği yan yana getirir. Var olmak burada kazanılmış bir hak değil, taşınmış olmanın kendisidir.

  3. 3

    Bizi İslâm ile itdi

    Dahi îmân ile ‘El-hamdü-li’llâh’

    1Bizi İslâm ile değerli kıldı;

    2iman ile de, Allah'a hamdolsun.

    Mu‘azzez sözcüğü değeri kişinin kendinden değil kendisine verilenden alır; İslâm ile iman art arda konarak biri dış bağlılık, öteki iç tasdik olarak ayrışır. Beytin iki yarısı aynı yapıyı tekrarladığı için ikinci armağan birincinin üstüne eklenmiş görünür.

  4. 4

    Didi ‘Lâ teknatû min rahmeti’llâh’

    Bize lutfı ile ‘El-hamdü-li’llâh’

    1‘Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin’ dedi;

    2bize lütfetti, Allah'a hamdolsun.

    Burada söz Hakk'a bırakılır: iktibas edilen ayet şairin kendi cümlesinin yerini alır ve umutsuzluğu yasaklayan buyruk hamdin gerekçesi olur. Alıntının hemen ardından gelen bize lutfı ile ifadesi, genel buyruğu konuşanların kendi durumuna indirir.

  5. 5

    Gelüñ sizüñ ile hemîşe

    Diyelim ‘El-hamdü-li’llâh’

    1Gelin kardeşler, sizinle her zaman

    2gece gündüz ‘Allah'a hamdolsun’ diyelim.

    Gelüñ ihvân çağrısıyla şiirin sesi tekilden çoğula geçer; hamd artık bildirilen bir gerçek değil, birlikte yapılması önerilen bir iştir. Rûz-ı eb kalıbı gündüzle geceyi birden kapsayarak bu ortak söyleyişe zaman sınırı tanımaz.

  6. 6

    Hudâvendim bu Fahrî kemterine

    İder -ı şükr ‘El-hamdü-li’llâh’

    1Rabbim bu değersiz Fahrî'ye

    2şükür nimeti verir; Allah'a hamdolsun.

    Mahlas beytinde Fahrî kendini kemter sayıp konuşan biz'in içinden ayrılır; buna karşılık ona verilen şey yeni bir nimet değil, şükredebilme nimetidir. Böylece şiirin son sözü, hamdin kendisinin de bir bağış olduğunu söyler.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf172-printed163-n136. Bu görüntü aralığında 136 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 12 dizedir; basılı ölçü satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirİde Gör Zikr-i Hudâ Ola Münevver Kalbüñ
İde gör zikr-i Hudâ ola münevver kalbüñ
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

sahrâ-yı ‘adem

Yokluk çölü

vücûd iklîmi

Varlık ülkesi

mu‘azzez

Değerli kılınmış

ihvân

Kardeşler

rûz-ı eb

Gece gündüz

en‘âm

Nimet verme