Hüsran
Konuşan haykırmak ister fakat muhatap bulamaz; feryadını boğup bin parçaya ayırarak şiirine gömer. Sel gibi yayılacak inleyişin sessiz bir gözyaşına dönüşmesi, başlıktaki hüsranı kurar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ben böyle bakıp durmayacaktım, ,
İslam'ı uyandırmak için haykıracaktım.
1Ben böyle dili bağlı bakıp durmayacaktım;
2İslam'ı uyandırmak için haykıracaktım.
- 2
, gür imanlı beyinler coşar ancak,
Ben zaten uzun boylu düşünmekten uzaktım!
1Ancak gür hisli, gür imanlı beyinler coşar;
2ben zaten uzun boylu düşünmekten uzaktım!
İlk açıklama kendini yetersiz bulmak. Ama ünlem işareti bu tevazuya bir alay katıyor — Âkif kendine gerçekten inanmıyor değil, kendini suçluyor.
- 3
Haykır! 'Kime, lakin? Hani sahibleri yurdun?
Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım;
1“Haykır!” Ama kime? Hani yurdun sahipleri?
2Sağa baktım sola baktım, yatanlar yabancılardı.
Kendine verdiği emir tek kelime: haykır. Hemen ardından gelen soru onu geçersiz kılıyor — muhatap yok. Şiirin asıl derdi burada açığa çıkıyor: susmanın sebebi korku değil, dinleyicisizlik.
- 4
Feryatımı artık boğarak, naş'ımı tuttum,
Bin parça edip şi'rime gömdüm de bıraktım.
1Feryadımı boğarak cenazemi tuttum;
2bin parça edip şiirime gömdüm, bıraktım.
Feryat boğulur, bir cenaze gibi tutulur, bin parçaya ayrılıp şiire gömülür. Beyit, konuşanın duyuramadığı feryadın bu şiirdeki gömülme görüntüsünü kurar; bütün bir kitap veya şiir hayatı hakkında genelleme yapmaz.
- 5
Seller gibi vadiyi eninim saracakken,
Hiç çağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım.
1İnleyişim seller gibi vadiyi saracakken
2hiç çağlamadan, gizli akan bir yaş gibi aktım.
İki su karşılaştırılıyor: sel ve gözyaşı. Biri duyulur, öteki duyulmaz. Beklenen ses ile çıkan ses arasındaki fark, hüsranın ölçüsü.
- 6
Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz;
İnler ''ımdaki bile sessiz!
1Acımdan şu sağır kubbede bir iz yok;
2Safahat'ımdaki Hüsran bile sessiz inler!
Son beyit şiiri kendi üzerine katlıyor: okuduğumuz şiirin adı Hüsran ve o bile sessiz. “Sağır kubbe” hem gökyüzü hem cami kubbesi olabilir — iki okumada da yakarışın karşılıksız kaldığını söylüyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 140478 numaralı sürüm esas alındı. Kaynakta tarama artığı tek tırnaklar var (“'Kime, lakin?”, “naş'ımı”); düzeltilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bana sor sevgili kâri; sana ben söyliyeyim,Mehmet Âkif Ersoy · Manzume→
Şiir bir niyetin geçmiş zamanıyla açılıyor: “haykıracaktım”. Yapılmamış olan baştan söyleniyor, geri kalan on dize bunun sebebini arayacak.