İçtim şarab-ı aşkını
Osman aşk şarabını içip aklını yitirerek vahdet denizine dalar. Beden damlası denizde, inci sadefte, hazine tılsımın ardında düşünülür. Şair canını ve varını terk eder, başını aşk çevgânına top kılar ve dünya bağını kesip bâtıl fiillerden Hak yönüne geçer.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
İçtim şarâb-ı aşkını
Mestâneyim mestaneyim
1Aşk şarabını içtim.
2Sarhoşum, sarhoşum.
- 2
Yitirdim akl-u bilümü
Divâneyim divâneyim
1Aklımı ve bilgimi yitirdim.
2Deliyim, deliyim.
Akıl ve bilginin yitirilmesi bilgisizlik övgüsü değil, aşk tecrübesinin hesapçı zihnin sınırını aşmasıdır. Divanelik tekrarı şairin dışarıdan delilik görülen yeni algıyı isteyerek üstlendiğini gösterir.
- 3
denizinde bugün
Gark oldu cismim katresi
1Bugün birlik denizinde,
2Bedenimin damlası bütünüyle battı.
Vahdet denizinde bedenin damla olarak batması bireysel varlığın birlik içinde erimesidir. Damla yok edildiği için değil, kendisini daha büyük su bütünlüğünden ayrı saymayı bıraktığı için gark olur.
- 4
Batn-ı sadefte hâs olan
Dürdâneyim dürdâneyim
1Sedefin içinde özel olarak bulunan,
2Tek bir inciyim, tek bir inciyim.
Sedef içindeki dürdane, görünmeyen yerde olgunlaşan eşsiz incidir. Şair vahdet denizinde çözülürken aynı anda iç hakikatin değerli ve tek cevherine dönüşür; yokluk ile değer birlikte kurulur.
- 5
Bu ten tılısımın hurd edüp
Genc-i nihâna ireli
1Bu beden tılsımını parçalayıp,
2Gizli hazineye eriştiğimden beri,
Ten tılsımı gizli hazineyi örten büyülü kabuktur. Onu parçalamak bedensel benliği mutlaklaştırmaktan vazgeçmek, genc-i nihana erişmek ise içeride saklı manevi değeri bulmaktır.
- 6
Terk eyledim varım canım
Vîrâneyim vîrâneyim
1Bütün varımı ve canımı terk ettim.
2Viraneyim, viraneyim.
Varı ve canı terk eden şair kendisini virane diye adlandırır. Yıkıntı görüntüsü olumsuz görünse de eski yapının çöküşü, aşk hazinesinin açılabilmesi için gerekli boşluğu oluşturur.
- 7
-ı aşka başımı
Top eyleyüp buldum safâ
1Başımı aşk çevgânına,
2Top edip huzur buldum.
Başın çevgân oyunundaki top yapılması iradenin aşkın vuruşuna teslimidir. Şair yönünü kendisi belirlemekten vazgeçer; buna rağmen bulduğu safa, teslimiyetin zorla değil gönüllü olduğunu gösterir.
- 8
Meydân-ı aşkta zâhidâ
Merdâneyim merdâneyim
1Ey zahit, aşk meydanında,
2Yiğidim, yiğidim.
Zahide seslenilen aşk meydanı cesaret sınavıdır. ‘Merdaneyim’ tekrarı, beden tılsımını kırıp başını top yapabilen âşığın kuru öğütten farklı olarak riski bizzat üstlendiğini belirtir.
- 9
OSMAN cihandan külliyâ
edeli
1Osman dünya ile bütün bağını,
2Kesip attığından beri,
Osman’ın dünya ile bütün alakasını kesmesi belirli bir nesneden değil cihanın tamamına bağlanan sahiplik iddiasından vazgeçiştir. Mahlas dizesi bu terk kararını soyut âşık yerine şairin kendi hayatına bağlar.
- 10
Ef’âl i bâtıldan geçüp
Hak yaneyim Hak yaneyim
1Bâtıl fiillerden geçtim.
2Hak yönündeyim, Hak yönündeyim.
Bâtıl fiilleri bırakıp Hak yanında olmak davranış yönünün değişmesidir. Şiir yalnız vecd ve sarhoşlukta kalmaz; son tekrar, yaşanan vahdetin yanlış eylemi terk eden ahlaki sonuç doğurmasını ister.
Metnin kaynağı
Atıf basılı Hakikîoğlu Osman bölüm başlığına ve kaynak kimlik kanıtına dayanır.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Hakikîoğlu Osman bölümü, 3 numaralı metin: 20 özgün dize ve 10 editoryal birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-hakikioglu-osman-n3-FD617305820A.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Aşk şarabı maddi içkiden çok ilahi sevginin kişiyi alışılmış bilinçten çıkaran etkisidir. ‘Mestaneyim’ tekrarı bu hâlin geçici bir yudum değil bütün benliği kuşatan sürekli sarhoşluk olduğunu söyler.