Ey âşıkan ey âşıkan aşk mezheb ü dindir bana
Aşkı mezhep ve din yerine koyan yedi beyitlik bir nefes. Yas ile düğün, ben ile sen, kul ile sultan ayrımlarını sırayla kaldırır; altıncı beyitte kıyametin "yarın"ını bugüne çeker ve son beyitte aşkın takvimle ölçülemeyeceğini söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey ey aşk mezheb ü dindir bana
Gördü gözüm aşk yüzünü yas düğündür bana
1Ey âşıklar, ey âşıklar; aşk benim mezhebim, benim dinimdir.
2Gözüm aşkın yüzünü gördü; artık bütün yaslar bana düğündür.
- 2
bize yas eylemez gönlümüzü pas eylemez
Hak’dan gelen andan gelen ündür bana
1Bundan böyle hiçbir şey bize yas ettirmez, gönlümüzü paslandırmaz.
2Ne hoştur Hak’tan gelen o ses; bana ulaşan seslenme de ondan gelir.
"Ayruk" (bundan böyle) sözü şiirin zaman çizgisini kesiyor; anlatılan, görme anından sonrası. Gönlün paslanması ayna mazmunudur, pas tutmayan gönül üstüne düşeni yansıtır. İkinci dizede "âvaz" ile "ün" aynı şeyi Farsça ve Türkçe söyler.
- 3
bana ben dimeyem kimesneye sen dimeyem
Ya kul ya sultan dimeyem kalsun işidenler tana
1Bundan sonra kendime “ben” demeyeyim, kimseye “sen” demeyeyim.
2Ne kul diyeyim ne sultan; duyanlar şaşkınlık içinde kalsın.
Üç kez tekrarlanan "dimeyem" dilek kipiyle bir yemin gibi işliyor. Önce ben ile sen, sonra kul ile sultan siliniyor: ilki varlık ayrımını, ikincisi toplumsal sırayı kaldırıyor. Son yarım dize dinleyiciyi hesaba katıyor; şair sözünün şaşırtacağını baştan biliyor.
- 4
Ben bu aşktan ırılmayam dergâhından sürülmeyem
Bundan dahi gider isem senin ile varam sana
1Ben bu aşktan ayrılmayayım, kapısından kovulmayayım.
2Buradan göçüp gitsem bile sana yine seninle varayım.
"Irılmak" ayrılmak demek; iki dize de olumsuz dilekle kurulmuş, yani şair istemediğini sayarak istediğini söylüyor. İkinci dizedeki "bundan gitmek" ölümün örtük adıdır: gidilen yer ile gidilen yol aynı kişi olunca ölüm bir mesafe olmaktan çıkıyor.
- 5
Ol dost beni viribidi var dünyayı bir gör didi
Geldim ü gördüm nicedir seni seven kalmaz sana
1O dost beni gönderdi, “git dünyayı bir gör” dedi.
2Geldim, nasıl olduğunu gördüm: seni seven sende kalmaz.
"Viribimek" göndermek demek; dünya burada bir sürgün değil görevlendirme oluyor. Dostun buyruğu tek cümle, dönen kulun raporu da tek cümle. Son yarım dizedeki "sana" zamiri dünyaya sesleniyor: seni seven sende durmaz, çünkü duran zaten seni sevmemiştir.
- 6
Kullarına va’deyleyen yarın gün görünem deyen
Ol dostların sevindiği yarının bu gündür bana
1Kullarına söz veren, “yarın görüneceğim” diyen;
2o dostların sevindiği yarın, benim için bugündür.
Beyit kıyamet vaadini anıyor: kullarına söz veren ve yarın görüneceğini söyleyen Hak. Yunus vaadin tarihini öne çekiyor, dostların beklediği gün âşık için çoktan gelmiş. Zaman kipiyle kurulan bu iddia, ilk beyitteki "gördü gözüm" haberinin dayanağıdır.
- 7
Yunus seni din edindi din nedir îman edindi
Aşka bu gün yarın nolur işi nedir önden sona
1Yunus seni din edindi; din de ne demek, seni iman edindi.
2Aşka bugün ne, yarın ne; onun işi baştan sona nedir ki?
Mahlas beyti şiiri açıldığı yere kapatıyor: ilk dizedeki "din" sözü geri geliyor, ama araya "din nedir" itirazı giriyor ve kelime imana bırakılıyor. Son dize takvimi tümden reddediyor; aşkın işi bugünle yarın arasında değil, "önden sona" ölçülüyor.
Metnin kaynağı
Ergun'un 1930 matbu derlemesi şiiri Yunus Emre başlığı altında verir; Tatcı'nın yalnız kontrol için kullanılan tenkitli neşrinde 7 numarayla ve F, T, K, YE, RY, NO, HB yazma tanıklarıyla yer alır. Kaynak zinciri müellif nüshasına dayanmadığı için atıf kesin değildir.
Atıf kanıtını aç ↗Türkçe Vikikaynak'taki 143955 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un "Bektaşî Şairleri ve Nefesleri" derlemesinin Yunus Emre bölümünden geliyor ve bu bölümdeki bütün metinler tek sayfada dizildiği için bu partideki üç şiirin künyesi aynıdır. Ergun metni Yunus Emre'ye mal eder; tekke cönklerinde "Yunus" mahlasıyla dolaşan şiirlerde aidiyet tartışması olağandır, bu kayıt derlemenin atfına uyar ve tartışmayı çözmez. Kaynağın imlâsına dokunulmadı: "ayruk", "kimesneye", "dimeyem", "viribidi", "işidenler" gibi Eski Anadolu Türkçesi biçimleri ile "va'deyleyen" yazımı olduğu gibi bırakıldı. Ölçü kaynakta yazılı değil, hece sayılarak çıkarıldı: 8+8 duraklı on altılı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla iki dizede de "bana" redifini kullanıp bütün iddiayı birinci tekil şahsa bağlıyor. Aşk burada bir duygu değil, mezhebin ve dinin yerine geçen bir bağlanma; ikinci dize bunun ölçülebilir sonucunu veriyor: yas ile düğün arasındaki fark kalkıyor.