Târîh 12
Mir Abdülmecid'in sakal bırakışını yedi beyitte kutlayan tarih, hediye arayışını şiir hizmetine çevirir; hayır, güzel yüz, belagat, baba gölgesi ve nurlu yazgı imgelerini aynı tebrikte toplar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
İdüp tebrîk-i hatt-ı pâk-i Mîr Abdülmecîde ‘azm
Ne ola dirken ‘aceb -ı dânâya
1Mir Abdülmecid'in temiz sakalını kutlamaya yönelince,
2bilgili oğula nasıl bir armağan versem diye düşündüm.
- 2
Derûna gûyiyâ ilhâm olındı resm-i tebrîki
Velâkin ragbet itmez çün kalem biñlik hedâyâya
1Kutlama usulü sanki gönlüme ilham edildi;
2çünkü kalem binlik hediyelere rağbet etmez.
İkinci beyit çözümü içeriden gelen bir ilhama bağlar ve gerekçesini açıkça söyler: kalem “biñlik hedâyâ”ya rağbet etmez. Böylece şiir, pahalı armağanla söz arasındaki tercihi kendi aracının doğasına dayandırır.
- 3
Pes itdim sa‘y-ı mîri hoşca düşdi mısra‘-ı sâli
İdüp hidmet bir iki beyt-ile dergâh-ı vâlâya
1Böylece bey için çalıştım ve yıl dizesi güzelce denk düştü;
2yüce kapıya bir iki beyitle hizmet ettim.
Üçüncü beyit çabanın sonucunu bildirir: yıl dizesi “hoşca düşdi”. Sunulan hizmetin ölçüsü “bir iki beyt” olarak küçültülür; bu alçakgönüllü nicelik, yüce kapıya verilenin azlığıyla değeri arasında bir karşıtlık kurar.
- 4
Didim yâ Rabbi ola ser-riştesi hayrıñ
Ki ikrâm eyledi bu -ı dü-bâlâya
1Ey Rabbim, hayrının bağı saç teli telince sürsün, dedim;
2çünkü bu iki katlı geleneksel işi ona ikram ettin.
Dördüncü beyit duayı sakalın kendi dokusundan türetir: “mû-be-mû”, hayrın ipucunu kıl kıl uzayan bir zincire çevirir. “Emr-i mesnûn-ı dü-bâlâ” ise geleneğe uygun işi iki katlı bir onur gibi adlandırır.
- 5
Yüzi ak ola ol hatt-ı güzîniñ eyleyüp Hak pîr
Vücûh ile mehâsin masdarı ola belâgâya
1Allah o seçkin sakalı ak yüzlü ve yaşlı kılsın;
2çeşitli güzelliklerin ve belagatin kaynağı olsun.
Beşinci beyit ak yüz dileğiyle yaşlanma duasını birleştirir: Hak o seçkin sakalı “pîr” etsin. Aynı beyitte “mehâsin” ile belagat yan yana konarak yüzdeki güzellik doğrudan söz söyleme yetisinin kaynağı sayılır.
- 6
Ebed olsun ilâhi de lutfuñla
Münevver dil mu‘ammer kıl ma‘ârifden virüp vâye
1Ey Allah'ım, lütfunla baba gölgesi sonsuza dek sürsün;
2bilgiden pay verip gönlünü aydın, ömrünü uzun kıl.
Altıncı beyit dileği baba tarafına genişletir: “sâye-i vâlid”in sürmesi istenir. Gönlün aydınlığı ile ömrün uzunluğu tek dilekte toplanır ve ikisinin de ölçüsü “ma‘ârif”ten verilecek pay olarak belirlenir.
- 7
Olınca ser-nüvişti rû-nümâ Râsim didi târîh
Bu vech üzre ne emced imtizâc-ı nûr-ı bâ-sâye
1Yazgısı görünür olunca Râsim tarihi söyledi:
2Bu yüz üzerinde gölgeli nurun birleşmesi ne yücedir.
Makta yazgının görünür olmasını tarih söylemenin şartı yapar. Son dizede nur ile gölgenin “imtizâc”ı, yüzdeki açıklık ile koyu sakalın bir arada durmasını ışık-gölge birleşimi olarak okur.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:t12-pdf136-137. T12, basılı s.123–124/PDF 136–137; tam numaralı gövde, basılı ölçü kalıbının adı ve T13/PDF137 sınırı. Ana sıra ve okuma korundu. AVESIS profil-komşu CC BY caveatı geçerlidir; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ketm ider ‘aşkım dehânın râz-ı pinhânım gibiEğrikapılı Mehmed Râsim · Gazel→
İlk beyit tebriğe niyet etmekle armağan sıkıntısını aynı anda kurar: “dest-âvîz” ne olsun sorusu, kutlamanın maddî bir karşılık gerektirdiği varsayımını açığa çıkarır. Muhatap “mahdûm-ı dânâ” diye anılarak bilgisiyle onurlandırılır.