İki Güzel Karşımda
Âşık Hacı karşısında oynayıp gülen iki güzelin aklını başından aldığını söyler ve onları Aslıhan’a benzetir. Soru, uyarı ve karşılıklı övünmelerle ilerleyen şiirde saç, dil, dudak ve alın tasviri öne çıkar; finalde Âşık Hacı kendi âşıklık gücünü ilan eder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
İki güzel karşımda oynadı güldü
Olanca aklımı başımdan aldı
1İki güzel karşımda oynadı güldü.
2Bütün aklımı başımdan aldı.
- 2
Yoksa kıral kızı Aslıhan mı oldu
Ateş saldı Kerem gibi özüme
1Yoksa kral kızı Aslıhan mı oldu.
2Ateş saldı Kerem gibi özüme.
Güzellerden biri Aslıhan’a benzetilerek Kerem ile Aslı hikâyesi çağrılır. Kerem gibi öze düşen ateş, bu karşılaşmayı geçici beğeniden çıkarıp anlatı geleneğindeki yakıcı aşka bağlar.
- 3
Oğlan âşık mısın derdim deşersin
Nerede büyüdün nerde yaşarsın
1“Oğlan, âşık mısın?” diyerek derdimi deşiyorsun.
2Nerede büyüdün nerde yaşarsın.
“Âşık mısın?” sorusu anlatıcının gizli derdini açar; büyüdüğü ve yaşadığı yeri sormak ise konuşmayı kişisel tanışmaya çevirir. Güzel, hem yarayı deşer hem âşığın kimliğini araştırır.
- 4
Çok söyleme istintaktan düşersin
Yanan sonra ateşime közüme
1Çok konuşma; basılı “istintaktan düşersin” sözü sorgulamayla ilgilidir, fakat sonucu kesin değildir.
2Sonra benim ateşimde, közümde yanarsın.
“İstintaktan düşmek” sorgulamayla bağlantılıdır, ancak basılı birim bunun tam sonucunu açıklamaz. İkinci dize, muhatabın daha sonra konuşanın ateşinde ve közünde yanacağını söyleyen tarihî âşık sesini sürdürür.
- 5
Güzellere şirin gelir sözlerim
Sizi gördüm tutmaz oldu dizlerim
1Güzellere şirin gelir sözlerim.
2Sizi gördüm tutmaz oldu dizlerim.
Şair sözlerinin güzellere hoş geldiğini söyleyerek söyleyiş gücüyle övünür; fakat iki güzeli görünce dizlerinin tutmaması bu özgüveni bedensel bir zayıflıkla dengeler.
- 6
Çoktanberi esir idi gözlerim
İki güzel rast geldi de gözüme
1Çoktan beri esir idi gözlerim.
2İki güzel rast geldi de gözüme.
Gözlerin uzun süredir tutsak olması bekleyen bir âşıklık hâlini anlatır. İki güzelin birden göze rastlaması, bu bekleyişin tek sevgiliyle değil çoğalan bir hayranlıkla sonuçlandığını gösterir.
- 7
Çok söyleme ıssız korsun yurdunu
Bana atma ateşini ordunu
1Çok söyleme ıssız bırakırsın yurdunu.
2Ateşini de ordunu da üzerime salma.
Sözün fazlası yurdu ıssız bırakacak bir kopuşla tehdit edilir; ateş ve orduyu üzerine salmama isteği de bu tehdidi savaş diliyle büyütür. Aşk söyleşisi açık bir güç mücadelesine dönüşür.
- 8
Eğer âşık isen kaldır
Gel utanma söylesene yüzüme
1Eğer âşık isen kaldır perdeni.
2Gel utanma söylesene yüzüme.
Âşıklık iddiasında bulunan kişiden perdeyi kaldırması ve yüz yüze konuşması istenir. Utancı bırakma çağrısı, gizli sözün yerine açık beyanı ve karşılıklı cesareti koyar.
- 9
Sordum seni dediler ki perimiz
Yad illere çıkar mı-ola sırrımız
1Sordum seni dediler ki perimiz.
2Sırrımız acaba yabancı ellere çıkar mı?
Güzelin “peri” diye tanıtılması hayranlığı olağanüstü bir varlığa yöneltir; sırrın yabancı ellere çıkması korkusu ise bu hayranlığın gizlilik gerektirdiğini gösterir.
- 10
Biz âşıkız güzel öğmek kârımız
Hak’kı seven gücenmesin sözüme
1Biz âşıkız güzel övmek kârımız.
2Hakk’ı seven gücenmesin sözüme.
Güzeli övmek âşığın işi olarak ilan edilir; Hakk’ı sevenlerin bu sözden incinmemesi istenir. Şair, dünyevî güzellik övgüsünü inançla çatıştırmadan savunmaya çalışır.
- 11
Bahar ermeyince güller biter mi
Dallarında garip bülbül öter mi
1Bahar ermeyince güller biter mi.
2Dallarında garip bülbül öter mi.
Gülün baharsız bitmeyeceği ve bülbülün dalsız ötmeyeceği sorularla hatırlatılır. Aşkın da uygun zaman ve ortam istediği, tabiatın birbirine bağlı unsurları üzerinden sezdirilir.
- 12
Para ile bana gücün yeter mi
Seyreyle bak döşümdeki gazime
1Para ile bana gücün yeter mi.
2Seyreyle bak döşümdeki gazime.
Paranın âşığa üstün gelmeye yetip yetmeyeceği sorgulanır; göğüsteki “gazi” yüzeyi karşı kanıt olarak gösterilir. Sözcük çözülemediği için bunun yara ya da iz olduğu kesinleştirilmez.
- 13
Saçın ipek sırma mı
Dilin şeker dudakların hurma mı
1Saçın ipek, lülelerin sırma mı?
2Dilin şeker dudakların hurma gibi mi.
Saçın ipeğe, lülelerin sırmaya; dilin şekere, dudakların hurmaya benzetilmesi sevgiliyi dokunuş ve tatla över. Peş peşe sorular, hayranlığı kesin hükümden oyunlu bir yakınlaşmaya çevirir.
- 14
Seni gören Allah beni görmez mi
Seyreyle gel alnımdaki yazıma
1Seni gören Allah beni görmez mi.
2Seyreyle gel alnımdaki yazıma.
Güzeli gören Allah’ın anlatıcıyı da göreceği düşüncesi adalet beklentisi kurar. Alındaki yazıyı gösterme çağrısı, âşığın kaderini görünür bir işaret gibi sevgilinin önüne koyar.
- 15
Anam melek oğlan ben de huriyim
El değmemiş mor sümbüllü koruyum
1“Oğlan, anam melek; ben de huriyim,” diyor.
2El değmemiş, mor sümbüllü bir koruyum.
Güzel, annesini meleğe ve kendisini huriye benzeterek kendi üstünlüğünü ilan eder. El değmemiş, mor sümbüllü koru imgesi de saflıkla çekiciliği kapalı ve korunmuş bir alanda birleştirir.
- 16
Ben âşıkım âşıkların piriyim
Çok âşıklar ulaşamaz özüme
1Ben âşıkım âşıkların piriyim.
2Çok âşıklar ulaşamaz özüme.
Konuşan yalnız âşık değil, âşıkların piri olduğunu öne sürer; başkalarının özüne ulaşamayacağını söylemesi bu iddiayı erişilmezlik üzerinden büyütür. Söyleşi karşılıklı övünmeye döner.
- 17
ÂŞIK HACI’m söyler sözün sağını
Severler güzeller göğüs ağını
1ÂŞIK HACI’m söyler sözün sağını.
2Güzellerin göğsünün aklığı sevilir.
ÂŞIK HACI sözün doğrusunu söylediğini belirtir. İkinci dizede güzellerin göğsünün aklığı sevilen unsur olarak geçer; sevenin kim olduğu belirtilmediğinden özne eklenmez.
- 18
Ben âşıkım senin gibi çoğunu
Nen eyleyüp [1] uyutmuşum dizime
1Basılı ilk dizede “senin gibi çoğunu” denir; yüklem, sonraki aparatlı dize yüzünden güvenle tamamlanamıyor.
2Kaynakta “Nen eyleyüp [1] uyutmuşum dizime” denir; aparat anlamı kesinleştirmez.
İlk dize “senin gibi çoğunu” sözünü yüklemsiz bırakır. Sonraki dizedeki dipnotlu “Nen eyleyüp” yüzeyi de eylemi güvenle tamamlamaya izin vermediği için şairin ne yaptığına dair bir fiil uydurulmaz.
Metnin kaynağı
Âşık Hacı mahlası gövdede görünür ve farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Âşık Hacı, basılı No. 1, PDF 161–162; 18 birim/36 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz. Basılı aparat: dize 36, [1]: görünür yüzey korundu
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sizden şefaat ummağaGâvurdağlı Hacı · Yardım isteme ve mizah taşıyan koşma→
Karşıda oynayıp gülen iki güzel, anlatıcının aklını bütünüyle dağıtır. Hareket ve neşe yalnız dış görünüş değildir; âşığın düşünme gücünü elinden alan ani bir karşılaşmanın etkisini gösterir.