Bir Yük Saman Diye Geldim
Âşık Hacı umudunu başka yerlerden kestikten sonra şefaat ve yardım istemeye gelir. Kar ve duman kaygısı, evde açlık ve çuval beklentisi günlük ihtiyaçları açıkça gösterir; sarı renk veya nesnenin sevgiliyi unutturmasıyla mizah artar ve bir yük saman isteğiyle biter.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sizden ummağa
Evvel diye geldim
1Sizden aracılık ummağa.
2Önce aman diye geldim.
- 2
Her yerde umudum kestim
Burda diye geldim
1Her yerde umudum kestim.
2Buraya umut aramaya geldim.
Başka her yerde umudun kesilmesi son başvuru noktasını belirler. Buraya umut aramaya gelmek, konuşanın elinde başka kapı kalmadığını ve beklentisini bütünüyle bu kişilere yönelttiğini anlatır.
- 3
Bu gün böyle mi kalacak
Bir güne geçmez nolacak
1Bugün böyle mi kalacak.
2Bir gün bile geçmeden ne olacak?
Bugünkü durumun sürüp sürmeyeceği sorulurken değişimin bir gün dolmadan gelebileceği düşünülür. Belirsiz sonuç, yoksulluk içinde hem kaygıyı hem kısa vadeli umudu canlı tutar.
- 4
Korkarım ki kar yağacak
Dağlar duman diye geldim
1Korkarım ki kar yağacak.
2Dağlar dumana bürünür diye geldim.
Yaklaşan kar korkusu ihtiyacı mevsimsel bir aciliyete dönüştürür; dağların dumana bürünmesi yol ve geçim şartlarının ağırlaşacağını haber verir. Yardım talebi böylece somut hava koşuluna dayanır.
- 5
Bu gün böyle mi olucu
Bir güne geçmez nolucu
1Bugün böyle mi olacak.
2Bir gün geçmeden ne olacağını soruyorum.
“Bugün böyle mi olacak” sorusu, içinde bulunulan yoksulluğun sürüp sürmeyeceğini kaygıyla yoklar. Ardındaki “bir güne geçmez” ve “ne olacak” parçaları, durumun çok kısa zamanda değişebileceği beklentisini belirsiz bir sonuçla yan yana getirir.
- 6
Evde acından ölücü
Halim diye geldim
1Evde açlıktan ölecek biri var.
2Halim yaman diye geldim.
Evde açlıktan ölecek birinden söz edilir ve konuşan kendi hâlinin ağır olduğunu söyler. Birinci dize tekil bir kişiyi işaret ettiğinden bu kişi aile ya da ev halkı diye çoğullaştırılmaz.
- 7
Hayretlerde kalırsınız
Çok alkışım alırsınız
1Hayretlerde kalırsınız.
2Çok alkışım alırsınız.
Yardım edenlerin hayrete düşeceği söylenirken alınacak çok dua ödül olarak sunulur. Maddi karşılık veremeyen konuşan, desteğin karşılığını iyi dilek ve minnetle ödemeyi vaat eder.
- 8
Birer çuval bulursunuz
Halim diye geldim
1Birer çuval bulursunuz.
2Halim yaman diye geldim.
“Birer çuval bulursunuz” sözü, beklenen yardımın soyut bir teselli değil evdeki kıtlığı giderecek somut bir erzak olduğunu gösterir. “Hâlim yaman diye geldim” nakaratı, bu beklentiyi tekrar konuşanın ağır geçim durumuna bağlar.
- 9
ÂŞIK HACI’m der ki sarı
Bana unutturdu yâri
1ÂŞIK HACI’m der ki sarı.
2Bana unutturdu yâri.
Mahlaslı ilk dize konuşanı yeniden görünür kılar; “sarı”nın neye işaret ettiği kaynakta açıklanmadığı için yorum onu belirli bir nesneye dönüştürmez. İkinci dize yalnız bu sarı şeyin veya rengin sevgiliyi unutturacak kadar baskın bir etki yarattığını söyler.
- 10
Boş göndermen beni geri
Bir yük diye geldim
1Boş göndermeyin beni geri.
2Bir yük saman diye geldim.
Geri çevrilmeme isteği, şiirin somut talebini sonunda açıklar: bir yük saman. Büyük manevî sözlerle başlayan başvuru, hayvanların ve evin gündelik ihtiyacına inerek mizahi bir açıklık kazanır.
Metnin kaynağı
Âşık Hacı mahlası gövdede görünür ve farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Âşık Hacı, basılı No. 3, PDF 163–164; 10 birim/20 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
İki güzel karşımda oynadı güldüGâvurdağlı Hacı · Karşılıklı söyleşiye açılan uzun güzelleme→
Konuşan yardım ve aracılık umudunu doğrudan muhataplara bağlar; “aman” diyerek gelişi isteğin nezaket değil zorunluluk taşıdığını gösterir. İlk birim, talebin çaresiz sesini kurar.