DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Karacaoğlan/Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
Koşma · 17. yüzyıl

Ilgıt ılgıt esen seher yelleri

Her dörtlüğü “değil” diye kapatan koşma; seher yelinden güzelin sürmesine kadar her şeyi olumsuzlayıp sonunda kaçırılan fırsatın cezasını kendisi belirliyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    esen seher yelleri

    Esip esip yara değmeli değil

    Ak elleri kınalı

    Karadır gözleri sürmeli değil

    1Hafif hafif esen seher yelleri,

    2esip esip yâre dokunmamalı.

    3Ak elleri renk renk kınalı.

    4Gözleri karadır, sürmeye ihtiyacı yok.

    İki “değil” iki ayrı iş yapıyor: Birincisi rüzgârı yâre dokunmaktan alıkoyuyor, ikincisi kara gözü sürmeye ihtiyaçsız sayıyor. Kıskançlık ile övgü tek kelimeye sığdırılmış.

  2. 2

    Estirir de estirir

    Kimini ağladır kimin küstürür

    Kısmet ise kadir Mevlâm gösterir:

    Çokça heves edip öğmeli değil

    1Seher yeli eser, estirir durur.

    2Kimini ağlatır, kimini küstürür.

    3Kısmetse kudretli Tanrım zaten gösterir;

    4boşuna heveslenip övmeye gerek yok.

    Rüzgâr kimseyi seçmiyor; ağlatmayı da küstürmeyi de aynı esintiyle yapıyor. Şair bundan bir ölçü çıkarıyor: Payına düşecek şeyi övmek onu getirmiyor.

  3. 3

    Bir bölük turna da havada uçar

    İner engininden bir içer

    Esen göğsünü açar

    Yâr göğsün bentleri düğmeli değil

    1Bir bölük turna havada uçuyor.

    2Alçağa inip bir yudum içiyor.

    3Esen seher yeli göğsünü açıyor.

    4Yârin göğsündeki bağlar düğmeli değil.

    Turna susuzluğunu tek bir inişte giderirken rüzgâr yârin göğsünü açıyor. Kuşun rahatça eriştiği şeye âşık erişemiyor; bir düğme bile ondan yana çalışmıyor.

  4. 4

    Bir bölük turna da havada kışlar

    Bak başıma geldi gördüğüm duşlar

    Size derim size yaren yoldaşlar

    Kavli yalan dostu sevmeli değil

    1Bir bölük turna havada kışlıyor.

    2Bak, gördüğüm rüyalar başıma geldi.

    3Size söylüyorum, yakın yoldaşlar:

    4sözü yalan olan dostu sevmemeli.

    Rüyanın çıkması müjde değil, uyarı: Gördüğü şey başına gelmiş. Bu yüzden öğüdünü artık sevgiliye değil yoldaşlarına veriyor, sözü tutmayan dostu sevmeyin diyor.

  5. 5

    Karacoğlan der ki konup göçmedim

    Ak göğsünün düğmelerin açmadım

    Fursat elde iken alıp kaçmadım

    Öldürmeli beni döğmeli değil

    1Karacoğlan der ki: konup göçmedim.

    2Ak göğsünün düğmelerini açmadım.

    3Fırsat elimdeyken alıp kaçmadım.

    4Beni dövmeli değil, öldürmeli.

    Şair yapmadığı üç şeyi sayıp cezayı kendisi belirliyor: Dövmek yetmez, öldürmeli. Kaçırılmış bir fırsatın bedeli burada işlenmiş bir suçtan daha ağır tutuluyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak’ın 144088 numaralı sürümü esas alındı; şiir iki tarama sayfasına bölünmüş (kitap s. 81–82, tarama s. 91–92, tarama sürümleri 137987 ve 137724) ve antolojide “— 9 —” numarasıyla veriliyor. Dadaloğlu’na bağlanan “Ilgıt ılgıt seher yeli esiyor” koşmasıyla yalnız açılış kalıbı benzer; iki şiirin dizeleri, redifi ve konusu ayrıdır. Metin, Sadettin Nüzhet Ergun’un Halk Edebiyatı Antolojisi adlı derlemesinin (İstanbul, 1938) taranmış nüshasından aktarıldı. Dizegâh’taki bu beş ek metnin tamamı aynı derlemeye bağlıdır; türkü icralarında dolaşan başka varyantlarla karıştırılmadı. Kaynakta büyük harfle dizilen mahlas (KARACOĞLAN) normal yazıma çevrildi; harf kadrosuna, noktalamaya ve dize düzenine dokunulmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAşam Dedim Karlı Dağlar Başından
Aşam dedim karlı dağlar başından
Karacaoğlan · Koşma

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

ılgıt ılgıt

Hafif hafif, yavaş yavaş; rüzgâr için kullanılır

seher yeli

Sabaha karşı esen serin rüzgâr; halk şiirinde haber taşır

elvan

Çeşit çeşit renk; renk renk

bade

İçecek, kadeh; burada turnanın alçağa inip içtiği su

engin

Alçak, aşağı yer; ovaya inen taraf

bent

Bağ, bağlantı; giysinin göğüs bağı

duş

Rüya, uykuda görülen

kavil

Söz, verilen taahhüt; “kavli yalan” sözünde durmayan