Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
Her dörtlüğü “değil” diye kapatan koşma; seher yelinden güzelin sürmesine kadar her şeyi olumsuzlayıp sonunda kaçırılan fırsatın cezasını kendisi belirliyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
esen seher yelleri
Esip esip yara değmeli değil
Ak elleri kınalı
Karadır gözleri sürmeli değil
1Hafif hafif esen seher yelleri,
2esip esip yâre dokunmamalı.
3Ak elleri renk renk kınalı.
4Gözleri karadır, sürmeye ihtiyacı yok.
- 2
Estirir de estirir
Kimini ağladır kimin küstürür
Kısmet ise kadir Mevlâm gösterir:
Çokça heves edip öğmeli değil
1Seher yeli eser, estirir durur.
2Kimini ağlatır, kimini küstürür.
3Kısmetse kudretli Tanrım zaten gösterir;
4boşuna heveslenip övmeye gerek yok.
Rüzgâr kimseyi seçmiyor; ağlatmayı da küstürmeyi de aynı esintiyle yapıyor. Şair bundan bir ölçü çıkarıyor: Payına düşecek şeyi övmek onu getirmiyor.
- 3
Bir bölük turna da havada uçar
İner engininden bir içer
Esen göğsünü açar
Yâr göğsün bentleri düğmeli değil
1Bir bölük turna havada uçuyor.
2Alçağa inip bir yudum içiyor.
3Esen seher yeli göğsünü açıyor.
4Yârin göğsündeki bağlar düğmeli değil.
Turna susuzluğunu tek bir inişte giderirken rüzgâr yârin göğsünü açıyor. Kuşun rahatça eriştiği şeye âşık erişemiyor; bir düğme bile ondan yana çalışmıyor.
- 4
Bir bölük turna da havada kışlar
Bak başıma geldi gördüğüm duşlar
Size derim size yaren yoldaşlar
Kavli yalan dostu sevmeli değil
1Bir bölük turna havada kışlıyor.
2Bak, gördüğüm rüyalar başıma geldi.
3Size söylüyorum, yakın yoldaşlar:
4sözü yalan olan dostu sevmemeli.
Rüyanın çıkması müjde değil, uyarı: Gördüğü şey başına gelmiş. Bu yüzden öğüdünü artık sevgiliye değil yoldaşlarına veriyor, sözü tutmayan dostu sevmeyin diyor.
- 5
Karacoğlan der ki konup göçmedim
Ak göğsünün düğmelerin açmadım
Fursat elde iken alıp kaçmadım
Öldürmeli beni döğmeli değil
1Karacoğlan der ki: konup göçmedim.
2Ak göğsünün düğmelerini açmadım.
3Fırsat elimdeyken alıp kaçmadım.
4Beni dövmeli değil, öldürmeli.
Şair yapmadığı üç şeyi sayıp cezayı kendisi belirliyor: Dövmek yetmez, öldürmeli. Kaçırılmış bir fırsatın bedeli burada işlenmiş bir suçtan daha ağır tutuluyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’ın 144088 numaralı sürümü esas alındı; şiir iki tarama sayfasına bölünmüş (kitap s. 81–82, tarama s. 91–92, tarama sürümleri 137987 ve 137724) ve antolojide “— 9 —” numarasıyla veriliyor. Dadaloğlu’na bağlanan “Ilgıt ılgıt seher yeli esiyor” koşmasıyla yalnız açılış kalıbı benzer; iki şiirin dizeleri, redifi ve konusu ayrıdır. Metin, Sadettin Nüzhet Ergun’un Halk Edebiyatı Antolojisi adlı derlemesinin (İstanbul, 1938) taranmış nüshasından aktarıldı. Dizegâh’taki bu beş ek metnin tamamı aynı derlemeye bağlıdır; türkü icralarında dolaşan başka varyantlarla karıştırılmadı. Kaynakta büyük harfle dizilen mahlas (KARACOĞLAN) normal yazıma çevrildi; harf kadrosuna, noktalamaya ve dize düzenine dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Aşam dedim karlı dağlar başındanKaracaoğlan · Koşma→
İki “değil” iki ayrı iş yapıyor: Birincisi rüzgârı yâre dokunmaktan alıkoyuyor, ikincisi kara gözü sürmeye ihtiyaçsız sayıyor. Kıskançlık ile övgü tek kelimeye sığdırılmış.