DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/İsmetin sermâye-i rûh-i revânıdır kadeh
Şiir · 17. yüzyıl

İsmetin sermâye-i rûh-i revânıdır kadeh

Kadeh, ruhun sermayesi ve meclis ehlinin âşık bedenindeki canı sayılır; dert ve gamın dilini açıklar. Dünyada rahat mülkü bulunmazken kadeh hakikat anlamlarını, ilim ve hikmeti açar. Şarap içi aydınlatır; değerini sıradan kişi anlayamaz ve Cem kadehi saki elinden safâ ehline armağandır. Son bölümde sarhoşu şaraptan, bülbülü gülden tanıyan bilgi Ömer’i yetmiş iki dilde konuşturur; kadeh meclisin dili ve tercümanı olur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    İsmetin sermâye-i rûh-i revânıdır kadeh

    âşıka cisminde cânıdır kadeh

    1Kadeh, iffetin akan ruhunun sermayesidir;

    2Kadeh, meclis ehlinin âşığın bedenindeki canıdır.

    Kadeh “sermâye-i rûh-i revân” diye hayatın dolaşan özüne değer kazandıran varlık olur. Ehl-i bezm için onun âşık bedenindeki “can” sayılması nesneyi içecek kabından çıkarır; meclisin müşterek canlılığı bu kapta toplanır.

  2. 2

    Halleder bir demde yüz bin müşkilâtı âşıka

    Derd ü gam elfâzının şerh ü beyânıdır kadeh

    1Âşığın yüz bin güçlüğünü bir anda çözer;

    2Kadeh, dert ve gam sözlerinin açıklaması ve beyanıdır.

    Bir demde yüz bin müşkülü çözme iddiası kadehe olağanüstü yorum gücü verir. Dert ve gam “elfâz”a, yani açıklanması gereken sözlere dönüşür; kadeh hem bu sözlerin şerhi hem açık beyanı olarak okunur.

  3. 3

    Yok imiş bildik fenâda âşıka

    Anın içün verilür keşf ü kerâmet âşıka

    1Bildik ki bu geçici dünyada âşığa rahatlık ülkesi yokmuş;

    2Onun için âşığa keşif ve keramet verilir.

    “Fenâ” dünyasında rahat bir mülk bulunmadığı deneyimle öğrenilir; geçici âlem âşığa yerleşik huzur vermez. Keşif ve keramet bu yokluğun karşılığıdır: dünyevi rahat çekilince iç anlamları görme yetisi verilir.

  4. 4

    Açılur hep cümle ma’nâ-yı hakîkat âşıka

    İlm ü hikmet bildirir sırr-ı maânîdir kadeh

    1Hakikat anlamlarının hepsi âşığa açılır;

    2Kadeh, ilim ve hikmeti bildiren anlamlar sırrıdır.

    Hakikatin bütün manaları açılırken kadeh “sırr-ı maânî” diye yine saklılık taşır; açılma ile sır birlikte kalır. İlim ve hikmeti öğretmesi sarhoşluğu bilgisizlik değil, özel bir kavrayış yolu olarak çerçeveler.

  5. 5

    Bâdedir ey dil eden

    Anlamaz kadrin şerâb-ı hoşgüvârın her gedâ

    1Ey gönül, içini ışıkla dolduran şaraptır;

    2Her sıradan kişi hoş içimli şarabın değerini anlamaz.

    Bâde kalbin “derûn”unu pür-ziya eder; aydınlık dış yüzeye değil en iç bölgeye yerleşir. “Her gedâ”nın hoş içimli şarabın kadrini anlamaması, maddi yoksulluktan çok bu manevi zevke ehil olmayan sıradan bakışı belirtir.

  6. 6

    devrinde erbâb-ı safâya bî riyâ

    Dest-i sâkîden gelür bir ermağanîdir kadeh

    1Cem’in kadehi devrinde safâ ehline içtenlikle;

    2Kadeh saki elinden gelen bir armağandır.

    Câm-ı Cem efsanevi hükümdarlık ve dünyayı gösteren kadeh çağrışımını meclise getirir. Saki elinden “bî riyâ” gelen armağan gösterişsizce safâ ehline sunulur; değer kabın şöhretinden çok sunuşun temizliğinde belirir.

  7. 7

    Âşıkın olduğun mülden bilür

    Bülbülün hengâme-i giryânını gülden bilür

    1Âşığın sarhoş ve hayran oluşunu şaraptan bilir;

    2Bülbülün ağlama hengâmesini gülden bilir.

    Âşığın sermestliği “mül”den, bülbülün ağlayış hengâmesi gülden bilinir; belirti kaynağına bağlanır. Bu iki tanıma, insan aşkı ile bahçe mazmununu aynı yorum yönteminde dikkatle buluşturur.

  8. 8

    Söyledirsen Ömer’i yetmiş iki dilden bilür

    hem dili hem tercemânıdır kadeh

    1Ömer’i söyletsen yetmiş iki dilden bilir;

    2Kadeh meclis ehlinin hem dili hem tercümanıdır.

    Mahlaslı dize Ömer’in yetmiş iki dili bilecek ölçüde konuşturulmasını kadehe bağlar; sayı bütün halkları kapsayan genişlik taşır. Son hükümde kadeh meclisin hem konuşan dili hem o dili açıklayan tercümanı olur.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.330 gövdesinde “Söyledirsen Ömer’i yetmiş iki dilden bilür” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n330-38F019E0C172. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.330, PDF 268; 8 iki dizelik birim/16 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirCefâ Etme Bana Ey Şah
İtme cefâ bana şehâ
Âşık Ömer · Murabba düzeninde yakarış

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

sermâye-i rûh-i revân

Akan ruhun sermayesidir.

ehl-i bezmin

Meclis ehlinin.

mülk-i râhat

Rahatlık ülkesi/mülkü.

sırr-ı maânî

Anlamların sırrıdır.

kalb-i derûnu pür ziyâ

İçteki kalbi ışıkla dolu.

Câm-ı Cem

Cem’in efsanevi kadehi.

sermest ü hayrân

Sarhoş ve şaşkın.

tercemân

Tercümanıdır.