DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Anonim Halk Şiiri/Kalenin Ardında Üç Ağaç İncir
Mahpus türküsü · Çeşitli dönemler

Kalenin Ardında Üç Ağaç İncir

Kale, zincir ve kelepçe imgeleriyle başlayan anonim türkü, yaralı anlatıcının taşlanmama isteğini nakarata dönüştürür. Kara giyen âşık sevdiğini açıkça seçer; son kıtada şahinin uçuşu ve şerbet ikramı, mahpusluk ile geçmiş kavuşma hatırasını yan yana getirir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Kalenin ardında üç ağaç incir

    Elimde boynumda

    1Kalenin arkasında üç incir ağacı var.

    2Ellerimde kelepçe, boynumda zincir bulunuyor.

    Kalenin ardındaki incir ağaçları özgür tabiatı gösterirken kelepçe ve zincir anlatıcıyı tutsaklık içine kapatır. Boyunla ellerin aynı anda bağlanması, kaçma ve kendi yönünü seçme imkânının bütünüyle alınmış olduğunu belirtir.

  2. 2

    Çekme zincirleri kollarım incir

    Atma bu taşları ben yaralıyım

    1Zincirleri çekme; kollarımı incitiyor.

    2Bu taşları bana atma; zaten yaralıyım.

    Zincirin çekilmesi yaralı kolları yeniden incitir; taş atılması da mevcut acıya dışarıdan yeni bir saldırı ekler. Anlatıcı suçunu savunmak yerine bedenindeki yarayı göstererek karşısındakilerden en temel merhameti ister.

  3. 3

    al giymiş ben

    Kalenin ardında bir taş olaydım

    1Herkes kırmızı giymiş, bense yas içindeyim.

    2Keşke kalenin ardında duran bir taş olsaydım.

    Başkalarının al giymesi sevinç ve canlılık belirtisiyken anlatıcının karası yasla özdeşleşir. Kalenin ardında taş olma dileği, hareket edemeyen mahpusun hiç değilse dış dünyada kalıcı bir tanık olma arzusudur.

  4. 4

    Gelene geçene yoldaş olaydım

    Bacısı güzele olaydım

    1Yoldan gelip geçenlere arkadaş olsaydım.

    2Güzel bacısına kardeş olsaydım.

    İlk dize, gelip geçenlere yoldaş olma isteğini anlatır. İkinci dizedeki bacı, güzel ve kardeş sözleri akrabalık yakınlığı kurar; kaynak kimin kiminle ilişkili olduğunu kesinleştirmediği için burada ayrıca bir ‘sevgili’ kimliği uydurulmaz.

  5. 5

    Atma bu taşları ben yaralıyım

    al giymiş ben

    1Bu taşları bana atma; zaten yaralıyım.

    2Herkes kırmızı giymiş, bense yas içindeyim.

    Taşlanmama isteği ile kara giyme nakaratı yaranın hem bedensel hem duygusal olduğunu yineler. Çevre bayramlık renkler taşırken anlatıcı dışlanmış, yaralı ve yaslı kalır; tekrar bu yalnızlığı topluluğun ortasında belirginleştirir.

  6. 6

    Kalenin ardında ben gördüm onu

    Mavidir şalvarı beyazdır donu (1)

    1Onu kalenin arkasında gördüm.

    2Şalvarı mavi, giysisi beyazdı; kaynakta dipnot işareti vardır.

    Sevgilinin kale ardında görünmesi kapalı mekânın içinde bir anlık umut yaratır. Mavi şalvar ve beyaz giysi, önceki kara yasın karşısına açık renkli somut bir hatıra koyar; dipnot işareti kaynak yüzeyinin parçası olarak belirtilir.

  7. 7

    El ne derse desin ben sevdim onu

    Atma bu taşları ben yaralıyım

    1Başkaları ne söylerse söylesin, ben onu sevdim.

    2Bu taşları bana atma; zaten yaralıyım.

    El âlemin hükmüne rağmen sevgiliyi seçmek, türkünün toplumsal baskıya karşı açık sadakat sözüdür. Yaralıyım nakaratı bu seçimin bedelini gösterir: anlatıcı hem sevmiş hem de bu sevgi yüzünden taşlanan kişi olmuştur.

  8. 8

    al giymiş ben

    Kaleden kaleye şahin uçurdum

    1Herkes kırmızı giymiş, bense yas içindeyim.

    2Bir kaleden ötekine şahin uçurdum.

    Kara yas dizesinden sonra kaleler arasında uçurulan şahin, mahpus bedenin yapamadığı yolculuğu kuşa yaptırır. Şahin haber, özlem veya özgürlük taşıyan bir aracı olur; yüksek uçuş zincirin aşağı çekişine karşı konur.

  9. 9

    Ah ile vah ömrüm geçirdim

    Yar bize gelende içirdim

    1Ömrümü ah edip yakınarak geçirdim.

    2Sevgili bize geldiğinde ona şerbet ikram ettim.

    Ömrün ah ve vahla geçmesi tutsaklığı uzun bir pişmanlık zamanına yayar. Buna karşı sevgili geldiğinde içirilen şerbet, geçmişte yaşanmış tatlı ve misafirperver bir kavuşma anını hatırlatarak bugünkü acıyı keskinleştirir.

  10. 10

    Atma bu taşları ben yaralıyım

    al giymiş ben

    1Bu taşları bana atma; zaten yaralıyım.

    2Herkes kırmızı giymiş, bense yas içindeyim.

    Son nakarat taşları ve kara giysiyi yeniden bir araya getirir. Şiir sevgilinin renkli hatırasını ve şahin uçuşunu anlatsa da kapanışta yaralı mahpusun talebi değişmez: yeni acı verilmesin ve yası görülsün.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Geleneksel / tartışmalı atıf

Anonim Türküler bölümündeki sabit 1938 varyantıdır. Bu bir kişi kimliği değildir; her şiir yalnız sabit 1938 kaynak varyantı olarak sunulur ve tek bir yaratıcı ima edilmez.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun, Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Anonim Türküler bölümü, basılı No. 5, PDF 306–307; 10 birim/20 dize. Sabit sürüm Ergun-1938-ANONIM-TURKU-5. Yerel görsel yollar yalnız iç kanıt zincirindedir; okur bağlantısı kamuya açık HTTPS taramasına gider.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKarabiga Düzüne
Harman Olur Mu Yarim
Anonim Halk Şiiri · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

kelepçe

tutsağın bileğine vurulan demir bağ

zincir

birbirine geçmiş demir halkalar

Elâlem

başkaları, herkes

karalıyım

yaslıyım

kardaş

kardeş

şerbet

tatlı içecek