Ağlar da gezerim dağlar başında
Beş dörtlük ve tek bir teşhis: “yar elinden yarası var gönlümün”. Nakarat hiç değişmiyor çünkü sebep de değişmiyor; şiir çevresini değiştirerek aynı cümleyi beş kez doğruluyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ağlar da gezerim dağlar başında
Yar elinden yarası var gönlümün
Gündüz hayalimde gece düşümde
Yar elinden yarası var gönlümün
1Dağlar başında ağlayarak gezerim;
2gönlümün yâr elinden yarası var.
3Gündüz hayalimde, gece düşümde —
4gönlümün yâr elinden yarası var.
- 2
soldurdu da açılan gülüm
Ötmez oldu aşk bağında bülbülüm
Eğer dostlar sorarsanız ahvalim
Yar elinden yarası var gönlümün
1Felek açılan gülümü soldurdu;
2aşk bağında bülbülüm ötmez oldu.
3Dostlar hâlimi sorarsanız:
4gönlümün yâr elinden yarası var.
Gül ile bülbül burada birer mülk olarak anılıyor — “gülüm”, “bülbülüm”. Yani kaybedilen şey bir manzara değil, sahip olunan bir dünya. Üçüncü dize nakaratı bir cevap hâline getiriyor: soran olursa söylenecek söz bu.
- 3
Yare yar olanlar bana yar ise
Dursa benim bile yürüse
Ya çekilen nedir gam ile
Yar elinden yarası var gönlümün
1Yâre yâr olanlar bana da yâr ise,
2dursa, benimle beraber yürüse —
3peki çekilen bu gam ve keder nedir?
4Gönlümün yâr elinden yarası var.
Dostluk bir şart cümlesiyle sınanıyor: gerçekten dostsan yanımda yürü. Üçüncü dizedeki soru cevapsız kalıyor ve bu, dostların yanında olmadığını söylemenin en nazik yolu.
- 4
olmayanlar ummana dalmaz
Akar şu gözlerimin yaşı kurumaz
Her yaraya merhem saramaz
Yar elinden yarası var gönlümün
1Deniz ehli olmayan ummana dalmaz;
2şu gözlerimin yaşı akar, kurumaz.
3Her hekim yaraya merhem saramaz;
4gönlümün yâr elinden yarası var.
‘Bahri’ denize dalan kişi ya da su kuşu çağrışımı taşır; günümüz Türkçesi bunu temkinli biçimde ‘deniz ehli’ diye korur. Hekim imgesi de her yaranın her merhemle kapanmayacağını söyler; gözyaşı aradaki sürekliliği gösterir.
- 5
Sefil Kul Himmet'im kime ne deyim
Kime derdim yanıp halim şu deyim
Kimi kimden kime şekva edeyim
Yar elinden yarası var gönlümün
1Sefil Kul Himmet'im, kime ne diyeyim?
2Kime yanıp hâlimi anlatayım?
3Kimi kimden kime şikâyet edeyim?
4Gönlümün yâr elinden yarası var.
Mahlas dörtlüğü üç kez “kime” diye soruyor ve üçünde de muhatap bulamıyor. Üçüncü dizedeki üçlü soru — kimi, kimden, kime — şikâyetin bütün taraflarını belirsiz bırakıyor. Nakarat son kez geldiğinde artık bir teşhis değil, tek kalan cümle.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 145180 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Nakarat bir teşhis cümlesi ve dörtlüğün yarısını kaplıyor. “Yar elinden” ifadesi failin dost olduğunu söylüyor; yaranın ağırlığı da buradan geliyor. Üçüncü dize zamanı bölüyor ama iki bölümde de aynı görüntü var.