DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Kul Himmet/Ağlar da gezerim dağlar başında
Koşma · 16.–17. yüzyıl

Ağlar da gezerim dağlar başında

Beş dörtlük ve tek bir teşhis: “yar elinden yarası var gönlümün”. Nakarat hiç değişmiyor çünkü sebep de değişmiyor; şiir çevresini değiştirerek aynı cümleyi beş kez doğruluyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ağlar da gezerim dağlar başında

    Yar elinden yarası var gönlümün

    Gündüz hayalimde gece düşümde

    Yar elinden yarası var gönlümün

    1Dağlar başında ağlayarak gezerim;

    2gönlümün yâr elinden yarası var.

    3Gündüz hayalimde, gece düşümde —

    4gönlümün yâr elinden yarası var.

    Nakarat bir teşhis cümlesi ve dörtlüğün yarısını kaplıyor. “Yar elinden” ifadesi failin dost olduğunu söylüyor; yaranın ağırlığı da buradan geliyor. Üçüncü dize zamanı bölüyor ama iki bölümde de aynı görüntü var.

  2. 2

    soldurdu da açılan gülüm

    Ötmez oldu aşk bağında bülbülüm

    Eğer dostlar sorarsanız ahvalim

    Yar elinden yarası var gönlümün

    1Felek açılan gülümü soldurdu;

    2aşk bağında bülbülüm ötmez oldu.

    3Dostlar hâlimi sorarsanız:

    4gönlümün yâr elinden yarası var.

    Gül ile bülbül burada birer mülk olarak anılıyor — “gülüm”, “bülbülüm”. Yani kaybedilen şey bir manzara değil, sahip olunan bir dünya. Üçüncü dize nakaratı bir cevap hâline getiriyor: soran olursa söylenecek söz bu.

  3. 3

    Yare yar olanlar bana yar ise

    Dursa benim bile yürüse

    Ya çekilen nedir gam ile

    Yar elinden yarası var gönlümün

    1Yâre yâr olanlar bana da yâr ise,

    2dursa, benimle beraber yürüse —

    3peki çekilen bu gam ve keder nedir?

    4Gönlümün yâr elinden yarası var.

    Dostluk bir şart cümlesiyle sınanıyor: gerçekten dostsan yanımda yürü. Üçüncü dizedeki soru cevapsız kalıyor ve bu, dostların yanında olmadığını söylemenin en nazik yolu.

  4. 4

    olmayanlar ummana dalmaz

    Akar şu gözlerimin yaşı kurumaz

    Her yaraya merhem saramaz

    Yar elinden yarası var gönlümün

    1Deniz ehli olmayan ummana dalmaz;

    2şu gözlerimin yaşı akar, kurumaz.

    3Her hekim yaraya merhem saramaz;

    4gönlümün yâr elinden yarası var.

    ‘Bahri’ denize dalan kişi ya da su kuşu çağrışımı taşır; günümüz Türkçesi bunu temkinli biçimde ‘deniz ehli’ diye korur. Hekim imgesi de her yaranın her merhemle kapanmayacağını söyler; gözyaşı aradaki sürekliliği gösterir.

  5. 5

    Sefil Kul Himmet'im kime ne deyim

    Kime derdim yanıp halim şu deyim

    Kimi kimden kime şekva edeyim

    Yar elinden yarası var gönlümün

    1Sefil Kul Himmet'im, kime ne diyeyim?

    2Kime yanıp hâlimi anlatayım?

    3Kimi kimden kime şikâyet edeyim?

    4Gönlümün yâr elinden yarası var.

    Mahlas dörtlüğü üç kez “kime” diye soruyor ve üçünde de muhatap bulamıyor. Üçüncü dizedeki üçlü soru — kimi, kimden, kime — şikâyetin bütün taraflarını belirsiz bırakıyor. Nakarat son kez geldiğinde artık bir teşhis değil, tek kalan cümle.

Kavram sözlüğü (9) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 145180 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDüştüm yine bir derdeKul Himmet · Nefes

Kavram sözlüğü

9 kavram bulundu.

yâr

Sevgili, dost

felek

Kader çarkı

ahvâl

Hâller, durum

ilen

İle, beraber

gussa

Keder, sıkıntı

bahri

Denize ve dalmaya ait kimse ya da canlı; beyitte ummana dalabilen ehil varlık

umman

Okyanus, büyük deniz

tabip

Hekim

şekvâ

Şikâyet