DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Enderunlu Fâzıl/Rahm İder Yok Baña Hîç Nâlelerimden Gayrı
Müseddes · 18.–19. yüzyıl

Rahm İder Yok Baña Hîç Nâlelerimden Gayrı

Beş bentlik müseddes, konuşucunun inilti, gözyaşı, âh ve yaralarından başka merhamet eden bulamadığını tekrarlar; insanlardan umudu kesip Tanrı yardımına yönelir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Rahm ider yok baña hîç nâlelerimden gayrı

    Hiçbir ağlar bulamam çeşm-i terimden gayrı

    Hem-demim yok dahı âh-ı şererimden gayrı

    Beni yoklar bulunur mı kederimden gayrı

    Bir yanar yok benüm içün cigerimden gayrı

    Bir acır mı bulunur yârelerimden gayrı

    1İniltilerimden başka bana merhamet eden yok;

    2yaşlı gözümden başka ağlayan bulamam.

    3Kıvılcımlı âhımdan başka yoldaşım yok;

    4kederimden başka beni yoklayan bulunur mu?

    5Ciğerimden başka benim için yanan yok;

    6yaralarımdan başka bana acıyan bulunur mu?

    İlk bent insan desteğinin yerini beden ve ses unsurlarıyla doldurur: inilti merhamet eder, göz ağlar, âh yoldaş, keder ziyaretçi olur. Nakarat ciğer ile yaraları tek yakın çevre yapar.

  2. 2

    Beni şâd eyle diyü kimlere feryâd ideyim

    Kime -i gamum dil-i nâşâd ideyim

    Dahı kimden taleb-i ü imdâd ideyim

    Dil-i nâ-şâdı bu hâletle nice şâd ideyim

    Bir yanar yok benüm içün cigerimden gayrı

    Bir acır mı bulunur yârelerimden gayrı

    1“Beni sevindir” diye kime feryat edeyim?

    2Gamımı kime anlatıp onun gönlünü de mutsuz edeyim?

    3Başka kimden himmet ve yardım isteyeyim?

    4Bu hâlde mutsuz gönlü nasıl sevindireyim?

    5Ciğerimden başka benim için yanan yok;

    6yaralarımdan başka bana acıyan bulunur mu?

    İkinci bent feryadın ve yardım isteğinin kime yöneltileceğini art arda sorar. Konuşucu gamını anlatarak bir başkasının gönlünü de kederlendirmek istemez; kendi mutsuz gönlünü bu hâlde sevindirmek ise cevapsız kalan son sorudur.

  3. 3

    Âh ü zâr itmedigim hâsılı bir dem yokdur

    Yine bir şefkat ider hâlime âdem yokdur

    Gûyiyâ şimdi cihân içre ki âlem yokdur

    Yâhûd ehl-i elem ü mihnete mahrem yokdur

    Bir yanar yok benüm içün cigerimden gayrı

    Bir acır mı bulunur yârelerimden gayrı

    1Kısacası âh edip ağlamadığım bir an yok;

    2hâlime şefkat gösteren bir insan yine yok.

    3Sanki şimdi dünya içinde insan topluluğu yok;

    4ya da acı ve sıkıntı ehline yakın kimse yok.

    5Ciğerimden başka benim için yanan yok;

    6yaralarımdan başka bana acıyan bulunur mu?

    Kesintisiz âh karşısında şefkat gösterecek insan yoktur; dünya sanki toplumsuzdur. Acı ehline mahrem bulunmaması yalnızlığı insan yokluğundan anlayış yokluğuna derinleştirir.

  4. 4

    Meded ey derdime bir çâre meded

    Âteş-i mihnete yandı dil-i bîçâre meded

    Sen eger itmez iseñ lutfla bir pâre meded

    Yâ kim itsün dil-i -i gam-hâra meded

    Bir yanar yok benüm içün cigerimden gayrı

    Bir acır mı bulunur yârelerimden gayrı

    1Yardım et ey Tanrı'nın feyzi, derdime bir çare, yardım;

    2çaresiz gönül sıkıntı ateşinde yandı, yardım.

    3Sen lütufla biraz yardım etmezsen

    4gam yiyen, sıkıntı çeken gönle başka kim yardım etsin?

    5Ciğerimden başka benim için yanan yok;

    6yaralarımdan başka bana acıyan bulunur mu?

    Dördüncü bent insanlardan Tanrı'nın feyzine döner ve “meded” tekrarlarıyla doğrudan yardım ister. Çaresiz gönlün ateşi ancak ilahî lütfun küçük bir parçasıyla sönebilecek son aşamaya ulaşır.

  5. 5

    Ne arar var ne sorar hâl-i dil-i nâşâdı

    Herkesiñ şimdi vefâsızlık olup mu'tâdı

    Kimseye Fâzıl işitdiremedim feryâdı

    Kaldı dünyâda hemân merhametiñ bir adı

    Bir yanar yok benüm içün cigerimden gayrı

    Bir acır mı bulunur yârelerimden gayrı

    1Mutsuz gönlün hâlini ne arayan ne soran var;

    2şimdi vefasızlık herkesin alışkanlığı olmuş.

    3Ey Fâzıl, feryadı kimseye işittiremedim;

    4dünyada merhametin yalnız adı kaldı.

    5Ciğerimden başka benim için yanan yok;

    6yaralarımdan başka bana acıyan bulunur mu?

    Makta vefasızlığı herkesin alışkanlığı, merhameti yalnız adı kalmış değer sayar. Fâzıl'ın duyuramadığı feryat, nakaratın ciğer ve yaralara dönmesiyle şiirin kapalı yalnızlık çemberini tamamlar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.093eb627-58cb-4491-b014-6db560254022:mus4-pdf986. Musammat 4 (Müseddes); basılı s.970/PDF 986. Numara, tam bentler, sonraki bölüm sınırı, Unicode font eşlemesi ve basılı aruz kalıbı PDF görselinde doğrulandı. Aparat gövde dışıdır. CC BY profil sayfasında exact PDF bağlantısına komşudur; PDF içine gömülü değildir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirŞâh-ı Hûbânsın Efendüm Hüsnile Bî-şübhesin
Şâh-ı hûbânsın efendüm hüsnile bî-şübhesin
Enderunlu Fâzıl · Şarkı

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

nâle

İnilti

çeşm-i ter

Gözyaşıyla ıslanmış göz

hem-dem

Yoldaş

âh-ı şerer

Kıvılcımlı âh

takrîr

Anlatma

himmet

Manevi destek

feyz-i Hudâ

Tanrı'nın feyzi

mihnet-keş

Sıkıntı çeken