Kanlu yaşım Dicle veş akar gözümden çağlar
Şiir, kanlı gözyaşını Dicle'ye büyütür; âşığın acısına herkes ve ırmaklar ağlar. Son bölümde Enverî semah meydanına girip Şah Hüseyin aşkıyla bedenine aşk yaraları dağlar; bahar ve yas aynı törensel sahnede birleşir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kanlu yaşım Dicle veş akar gözümden çağlar
Hâlime ağlar benim bî şek güzel ırmağlar
Gam libâsın giydirelden dest-i felek
Acıyıp ben hasteye kâfir müslüman ağlar
Hâlini derd ü firâk ile hikâyet etmeğe
Yolcuya yol komayub gülzârı tuttu zâğlar
erdi bugün ayş etmeğe sen şâh içün
Tuttular sahn-ı çemende lâleler otağlar
Şevk ile kıldı meydana girdi Enverî
Şâh Hüseyn'in aşkına aşk ile yaktı dağlar
1Kanlı gözyaşım Dicle gibi gözümden akıp çağlar.
2Hâlime kuşkusuz güzel ırmaklar bile ağlar.
3Feleğin eli sırtıma keder elbisesi giydirdiğinden beri
4Bu hasta hâlime kâfir de Müslüman da acıyıp ağlar.
5Dert ve ayrılık içindeki hâlini anlatmak için
6Kargalar gül bahçesini kapladı, yolcuya yol bırakmadı.
7Bugün ilkbahar geldi; sen şah için eğlenmek üzere
8Laleler çimenlik meydana otağlar kurdu.
9Enverî şevkle semaha kalkıp meydana girdi.
10Şah Hüseyin aşkıyla bedenine dağlar, aşk yaraları yaktı.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Enverî (Mürekkepçi) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Kişisel keder önce nehir ve toplum ölçeğine yayılır; kargaların gül bahçesini kaplaması ayrılığın baharı bozduğunu gösterir. Son bentte semah coşkusuyla açılan dağlar, dağ/mountain değil bedene yakılan aşk yaraları ve dağlama izleridir.