Nideyim sahrâ-i çemen seyrini cânânım yok
Âşık, sevgili olmadan bahar gezisinin, servi boyunun ve gül bahçesinin anlamını yitirdiğini söyler. Can bağışlayan dudağa yaklaşacak gücü ve periyi çağıracak Süleyman mührü yoktur; geriye inleyen bülbül sesi kalır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Nideyim seyrini cânânım yok
Bir yanımca salınur yok
Bağrımın başına dâğ-ı gamın odlar yakalı
Kaldım ayakta kara başıma dermânım yok
Emdirir la'l-i lebin vaslına cânlar verene
Leb-i cân bahşını emsem demeğe cânım yok
Nice da'vet edeyim ol perîyi dâireye
la'li gibi mühr-i Süleymânım yok
Enverî gülşen-i kûyinde figanlar eyler
Deme ey bülbül-i yok
1Sevgilim yokken kır ve çimen gezisini ne yapayım?
2Yanımda salınacak servi boylu sevgilim yok.
3Keder yarasının ateşi bağrımın başını yaktığından beri
4Ayakta kaldım; zavallı başıma bir çarem yok.
5Yakut dudağına kavuşmak için can verene dudağını emdirir.
6O can bağışlayan dudağı emeyim demeye canım yok.
7O periyi meclise nasıl davet edeyim?
8Yakut mührü gibi bir Süleyman mührüm yok.
9Enverî sevgilinin semtindeki gül bahçesinde inler.
10Ey gonca ağızlı, benim inleyen bülbülüm yok deme.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Enverî (Mürekkepçi) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Yokluk redifi her beyitte başka bir imkânsızlığı büyütür: eşlik, çare, can ve iktidar eksikliği. Süleyman'ın perileri buyuran mührü, sevgiliyi meclise çağırma arzusuna bağlanır; makta şairi doğrudan bülbüle dönüştürür.