DDizegâhDijital şiir arşivi
Serbest şiir · 20. yüzyıl

Keşan

Keşan'daki bir han gecesi yağmur, kan rengi ufuk, sıcak çorba ve kapıya dayanan kamyonla yolculuk sabahına dönüşür; tok karın ve sağlam sırtla Edirne'ye doğru neşeli bir çağrı yükselir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    21.8.1942,

    Cumhuriyet Hanı'nda;

    Ne güzel bir geceydi!

    Sabaha karşı yağmur yağdı.

    Güneş doğdu, ufuk kana boyandı;

    121 Ağustos 1942'de,

    2Cumhuriyet Hanı'nda;

    3ne güzel bir geceydi!

    4Sabaha doğru yağmur yağdı.

    5Güneş doğdu, ufuk kan rengine büründü;

    Tarih ve han adı şiiri gezi kaydı gibi açar; gecenin güzelliği sabaha karşı yağan yağmurla somutlaşır. Güneş doğarken ufkun kana boyanması, sıradan konaklama ânına kısa ama güçlü bir renk ve dönüşüm görüntüsü ekler.

  2. 2

    Çorbam geldi, ;

    Kamyon geldi kapımıza dayandı.

    Karnım tok,

    Sırtım ;

    Edirne şehri.

    1çorbam sıcacık geldi;

    2kamyon gelip kapımızın önünde durdu.

    3Karnım doymuş,

    4sırtım sağlam;

    5haydi, Edirne şehrine doğru gidelim.

    Sıcak çorba, kapıya gelen kamyon, tok karın ve sağlam sırt yolculuğun maddi koşullarını yalın ayrıntılarla kurar. Ver elini deyimi Edirne'yi uzaktaki soyut hedef değil, hemen yönelinecek canlı bir varış noktası yapar.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

133810 numaralı Vikikaynak revizyonu 10 dizelik yayımlanmış biçimin açık lisanslı gövdesidir. Akademik tanık aynı sınırı basılı s.53 / PDF s.65'te doğrular. Kaynak notundaki 11.8.1942 tarihli ve dördüncü dizede biten defter biçimi ayrı erken recension'dır; bu kayda karıştırılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMeyhane
Mademki sevmiyorum artık
Orhan Veli Kanık · Serbest şiir

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

han

Yol üstünde yolcuların ve yüklerinin birlikte gecelediği avlulu konaklama yapısı; otelden farkı, aracı ve hayvanı da barındırmasıdır.

kana boyanmak

Göğün gün doğumunda koyu kırmızıya kesmesini anlatan kalıp; sözcük yaralanmayı değil, rengin birden yoğunlaşmasını taşır.

dayanmak

Gelip tam kapının önünde durmak; haber vermeden varıp beklemeye yer bırakmama anlamını yükler.

pek

Burada çok anlamındaki zarf değil, sağlam, sıkı, dayanıklı anlamındaki eski sıfat kullanımıdır.

karnı tok

Yalnız açlığın giderilmesini değil, geçimi yerinde olup kimseye el açmamayı bildiren deyim kalıbı.

ver elini

Hemen yola koyulmayı bildiren seslenme kalıbı; ardından anılan yer adı, varılacak ilk durağı gösterir.

sıcak sıcak

Yinelenerek pekiştirilen sıfat; çorbanın bekletilmeden, tam kaynar hâlde önüne konduğunu vurgular.