DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ömer Hulûsî/Kim Ki Sâdıkdır Sanem Sultânı Bulmış Dertli Kul
Gazel · 19. yüzyıl

Kim Ki Sâdıkdır Sanem Sultânı Bulmış Dertli Kul

Dertli kulun candan geçip ihsan, hayranlık ve imana gelişini anlatan gazel, Melâmî abdal ve lâ-mekân imgeleriyle manevî yolculuk kurar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Kim ki sâdıkdır sultânı bulmış dertli kul

    Câna biñ cândan geçüp kurbâne gelmiş dertli kul

    1Sadık olan dertli kul, sevgili sultanını bulmuştur;

    2bin candan geçip cana kurban olmaya gelmiştir.

    Şart baştan konur: bulmanın ölçüsü aramak değil sâdık olmaktır. İkinci dize bedeli sayıyla büyütür — bir can için bin candan geçmek. Kurban sözcüğü de dertli kulu edilgen bir acı çeken olmaktan çıkarıp kendi ayağıyla gelen bir özne hâline getirir.

  2. 2

    kalmış ol arar çokdan berü

    Bilmezem kimden kime ihsâna gelmiş dertli kul

    1Çareli çaresiz kalmış, çoktandır ihsan arar;

    2bilmem kimden kime, bağışa gelmiştir dertli kul.

    Beyit şiirin tek itirafını taşır: ‘bilmezem’. Çareli ile çaresizin tek ifadede birleşmesi gibi, ihsanın kimden kime geçtiği de belirsiz bırakılır. Çoktan beri süren arayış böylece bir sonuca değil, tarafları seçilemeyen bir alışverişe bağlanmış olur.

  3. 3

    Bir melâmîden giyinmiş gördigiñ abdâl ise

    Öyle bir mestân olup hayrâna gelmiş dertli kul

    1Gördüğün abdal bir Melâmîden elbise giymişse,

    2öyle sarhoş olup hayranlığa gelmiştir dertli kul.

    Giysi burada kimliğin göstergesi değil kaynağıdır: abdal, melâmîden aldığı elbiseyle onun sarhoşluğunu da devralır. Kınanmayı göze alan yolun kıyafeti giyeni dışarıdan tanınır kılarken içeriden hayranlığa taşır; görünüş ile hâl aynı dizede el değiştirir.

  4. 4

    Ey cemâli pertevîniñ zerresini görse kim

    Didiler yollarda biñ pervâne gelmiş dertli kul

    1Ey güzelliğinin ışığından bir zerre gören,

    2dediler ki yollara bin pervane gelmiş; dertli kul da gelmiştir.

    Ölçü burada en küçüğe indirilir: görülen şey güzelliğin kendisi değil, ışığından bir zerredir. Buna karşılık yollara dökülenlerin sayısı bine çıkar. Zerre ile bin arasındaki orantısızlık, çekimin gücünü görünenin büyüklüğüyle değil kalabalığın hareketiyle ölçer.

  5. 5

    Kişi kâfir olmayınca nice olur mü’min diyen

    içre yürüyüp îmâna gelmiş dertli kul

    1'Kişi inkâr etmeden nasıl inanır?' diyerek

    2karanlık içinde yürüyüp imana gelmiştir dertli kul.

    Beyit inancı düz bir yol değil, karanlıktan geçen bir güzergâh sayar. Aktarılan söz soru biçiminde verilmiş ve sahibi belirtilmemiştir; şair onu kendi hükmü olarak değil, dertli kulun yürüyüşünü açıklayan bir ölçü olarak anar. İman burada varılan yerdir, başlanılan yer değil.

  6. 6

    Şeyh Hulûsî yol gidermiş iklîmine

    Sordılar kerrât ile seyrâna gelmiş dertli kul

    1Şeyh Hulûsî mekânsızlık ülkesine yol gidermiş;

    2defalarca sordular, seyretmeye gelmiş dertli kul.

    Son beyitte yolun varış yeri bir ülke gibi adlandırılır: lâ-mekân iklîmi. Yer bildiren bir sözcükle anılan bu bölge, tanımı gereği yersizdir. ‘Kerrât ile’, yani defalarca sorulmuş olması da yolun tarif edilemezliğini gösterir; verilen cevap yön değil niyettir — seyre gelmiştir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.6ecdcb51-eb8e-4906-9609-1ecdf1ed3d9a:pdf365-366-printed352-353-n285. 285 numaralı kayıt, sonraki numaradan önce biten tam 12 dizedir; gerçek PDF görüntüsü ve aynı sınırdaki basılı aruz satırı görsel doğrulandı. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde ayrıca gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirLedünnî İlm-i İrfânım Dilerseñ Bunda Sultânım
Ledünnî ilm-i irfânım dilerseñ bunda sultânım
Ömer Hulûsî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

sanem

Sevgili

çâr u nâ-çâr

Çareli ve çaresiz

ihsân

Bağış, iyilik

melâmî

Kınanmayı göze alan tasavvuf yolcusu

zulmet

Karanlık

lâ-mekân

Mekân ötesi