Kime sual edeyim, kimden öğreneyim?
Sümmânî görünmeyen sevgilinin kapısını sorar ve sır şehrine rehbersiz girilemeyeceğini anlatır. Kendini öven divaneler sonunda huzurda eğilir; başkasının kapısını çalmış olanın kendi kapısı da çalınır. Şair, yanlış yola sapmamasını diler ve devayı kulda değil yalnız Tanrı’da arar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kime edem kimden öğrenem
Göstere cananın yol kapısını
1Kime sorayım, kimden öğreneyim?
2Sevgilinin yol kapısını kim gösterecek?
- 2
Cananım var iken ben kime gidem
Canandır gösteren mal kapısını
1Sevgilim varken ben kime gideyim?
2Mal kapısını gösteren de sevgilidir.
Canan varken başkasına gitmemek sadakattir; mal kapısını bile onun göstermesi maddi rızkı manevi rehberliğe bağlar. Sevgili, aşkın konusu olmanın yanında dünya yolunu açıklayan kılavuzdur.
- 3
Bir dilber sevmişim göze görünmez
Bahçıvansız bağın gülü derilmez
1Görünmeyen bir güzel sevmişim.
2Bahçıvansız bağın gülü derilmez.
Göze görünmeyen güzel maddi bakışın dışında kalır. Bahçıvansız gülün derilememesi, ona ulaşmak için bağı bilen ve koruyan bir aracının gerekli olduğunu somut bahçe düzeniyle anlatır.
- 4
Yağma yoktur sır şehrine girilmez
Girmek ister isen bul kapısını
1Sır şehrine yağmayla girilmez.
2Girmek istiyorsan kapısını bul.
Sır şehri yağmaya açık değildir; zorla veya fırsatçılıkla içeri girilemez. Kapıyı bulma buyruğu, manevi bilginin sınırına saygı gösterip uygun izin ve yöntemle yaklaşmayı şart koşar.
- 5
Divaneler kendi kendin öğerler
Nihayet huzurda boyun eğerler
1Divaneler kendi kendilerini överler.
2Sonunda huzurda boyun eğerler.
Kendi kendini öven divaneler huzura vardığında boyun eğer. Şair, yolda yüksek sesle kurulan benlik iddiasının gerçek makam karşısında çözüleceğini ve ölçünün orada belli olacağını söyler.
- 6
Şüphe yoktur gelir kapın döğerler
Eğer döğmüş isen el kapısını
1Şüphesiz senin kapını da çalmaya gelirler.
2Eğer sen başkasının kapısını çalmışsan.
Başkasının kapısını çalmak karşılıklı ihtiyaç ve sorumluluk doğurur. Bir gün kendi kapısına geleni küçümsememek gerekir; dize, manevi öğüdü gündelik komşuluk ve yardım ahlakıyla birleştirir.
- 7
SÜMMANÎ’yi kayır girdiği rahtan
Asla ayrılmadı hicrandan, ahtan
1Sümmânî’yi girdiği yoldan koru.
2O ayrılıktan ve ah etmekten hiç kurtulmadı.
Sümmânî için ‘girdiği rahtan’ ayrılmama dileği doğru yönü koruma duasıdır. Hicran ve ah kesilmese de acı, yol değiştirmek için gerekçe yapılmaz; sadakat sıkıntının içinde sınanır.
- 8
Her ne ister isen iste Allah’tan
Derde deva umma kul kapısını
1Her ne istiyorsan Tanrı’dan iste.
2Derdine devayı kul kapısında arama.
Son iki dize isteğin yalnız Tanrı’ya yönelmesini emreder. Kul kapısından deva ummamak insan yardımını bütünüyle reddetmekten çok nihai şifa ve hükmün insana ait olmadığını kabul etmektir.
Metnin kaynağı
Basılı bölüm başlığı ve gövdedeki görünür Sümmânî mahlası birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Sümmânî bölümü, 5 numaralı metin: 16 özgün dize ve 8 iki dizelik birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-summani-n5-AC0F8A7B2EF4.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Üst üste sorulan sorular yol gösterici eksikliğini duyurur. Cananın kapısı yalnız bir evin girişi değil, sevgiliye ve manevi hakikate ulaşmanın doğru usulüdür; şair önce o usulü arar.