DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Sümmânî/Penek kazasında bağlar seyrinde
Koşma / halk şiiri (kaynak stanza düzeni korunmuştur) · 19.–20. yüzyıl

Penek kazasında bağlar seyrinde

Penek bağlarında görülen kınalı gelin, kırmızı örtüsü, servi boyu ve nazlı yürüyüşüyle anlatılır. Bülbülün bile gülü terk etmesine yol açan bu güzellik, şairi ela gözle yakar; gelinin nazla bağlardan ayrılışı ve tatlı konuşması şiirin sonuna kadar sürer.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    kazasında bağlar seyrinde

    Bir gelin seyrettim eller kınalı

    1Penek kazasında bağları gezerken,

    2Elleri kınalı bir gelin gördüm.

    Yer adıyla açılan şiir, güzelliği soyut bir masala değil Penek’in gerçek bağ gezisine yerleştirir. Kınalı eller gelinin toplumsal durumunu ve karşılaşma anındaki canlı rengi ilk bakışta bildirir.

  2. 2

    Al örtünmüş servi kamette

    Yakışmış o boya beller kınalı

    1Kırmızı örtü örtünmüş, servi boyluydu.

    2Kınalı beller o boya yakışmıştı.

    Kırmızı ihram servi boyu renk ve biçimde öne çıkarırken ikinci dize baskıdaki ‘beller kınalı’ yüzeyini doğrudan korur. Kına ellere sessizce taşınmaz; gelinin beli ve bütün görünüşü törensel bir renk uyumu içinde sunulur.

  3. 3

    Nazlısın hangi can için

    Münasipsin vezir için han için

    1Nazlı ve narinsin; hangi can için süslendin?

    2Bir vezire ya da hana uygunsun.

    ‘Hangi can için’ sorusu gelinin süslenişine bir muhatap arar; vezir ve han anılması güzelliğin yüksek mevkiye yaraştığı övgüsüdür. Şair kendisini açıkça aday göstermeden hayranlığını büyütür.

  4. 4

    Bülbül terkeylemiş gülü sen için

    Her bastıkça yerler kınalı

    1Bülbül senin için gülü terk etmiş.

    2Her adım attığında yerler kınalanıyor.

    Bülbülün gülü terk etmesi geleneksel güzellik ölçüsünün değiştiğini gösterir. Gelinin her adımda yeri kınalaması, elindeki rengin bütün çevreye yayıldığı abartılı ve hareketli bir görüntüdür.

  5. 5

    SÜMMANÎ matetti şirin sözile

    Yaktı beni yârim elâ göz ile

    1Sümmânî tatlı sözüyle onu övdü.

    2Sevgilim ela gözüyle beni yaktı.

    Sümmânî mahlasını övgü fiiliyle birlikte söylerken şiirin kendi işini de tarif eder. Ela gözün yakması, tatlı sözün yumuşaklığına karşı sevgilinin bakışında bulunan güçlü ve acı verici etkidir.

  6. 6

    Bağlardan azmetmiş yüz bin naz ile

    danışır diller kınalı

    1Bağlardan yüz bin nazla ayrılmış.

    2Konuşan dilleri bile kınalı gibidir.

    Gelinin bağlardan yüz bin nazla ayrılması karşılaşmayı bitirir, fakat tekellüm eden dilin kınalı oluşu renk imgesini söze taşır. Böylece kına elden yere, son olarak da sevgilinin konuşmasına yayılır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı bölüm başlığı ve gövdedeki görünür Sümmânî mahlası birlikte doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Sümmânî bölümü, 2 numaralı metin: 12 özgün dize ve 6 iki dizelik birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-summani-n2-5A57334E6282.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirTövbekâr ol gönül, yoldan çıkma
Tevbekâr ol gönül tarikten çıkma
Sümmânî · Koşma / halk şiiri (kaynak stanza düzeni korunmuştur)

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

Penek

Erzurum çevresinde tarihî yer adı.

ihram

Kadınların örtündüğü geniş yün örtü.

servi kamet

Servi ağacı gibi uzun ve düzgün boy.

nazenin

Nazlı ve ince yapılı sevgili.

kadem

Adım ve ayak.

tekellüm

Konuşma.