Tövbekâr ol gönül, yoldan çıkma
Sümmânî gönle tövbe, doğru yol, iyilik ve ölçü öğütleri verir. Namertten şefaat beklenmez; kötüyle arkadaşlık, el vebali ve soyla övünme reddedilir. Hayrın gösterişsiz yapılması, başa gelenin Tanrı’dan bilinmesi ve sevilen yere aşırı giderek muhabbetin tüketilmemesi istenir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Tevbekâr ol gönül tarikten çıkma
Namertten şifadar’ olmaz
1Tövbekâr ol gönül, doğru yoldan çıkma.
2Namertten şefaat ve şifa gelmez.
- 2
Eylik eyle sakın bir gönül yıkma
Görüşme kötüyle onda ar olmaz
1İyilik yap, sakın bir gönül yıkma.
2Kötü kişiyle görüşme; onda utanma duygusu olmaz.
İyilik emri gönül yıkmama sınırıyla birlikte verilir. Kötü kişiyle görüşmeme öğüdü, ondaki ar duygusu eksikliğinin başkasını da incitecek ölçüsüz davranışlara yol açacağı düşüncesine dayanır.
- 3
Dinle bu dünyanın kîlü kalini
Gözetle kâmilin bir kemalini
1Bu dünyanın bitmeyen çekişmesini dinle.
2Olgun kişinin kemalini gözet.
Dünyanın kîlü kalini dinlemek onun gürültüsünü tanımaktır; fakat örnek alınacak kişi kâmildir. Şair geçici tartışmadan kalıcı olgunluğa yönelen seçici bir dikkat önerir.
- 4
Düşürme üstüne el vebalini
Zira böyle kişi bahtiyar olmaz
1Başkasının vebalini üstüne alma.
2Çünkü böyle davranan kişi bahtiyar olmaz.
El vebalini üstlenmek başkasının hakkını ve günahını taşımaktır. Böyle bir yükün bahtiyarlık getirmeyeceği söylenerek mutluluk, kazançtan önce kimseye zarar vermeyen vicdanla ilişkilendirilir.
- 5
Namertler içinden et durma
Yapacağın hayrı kimseye sorma
1Namertlerin arasından durmadan uzaklaş.
2Yapacağın iyiliği kimseye sorma.
Namert çevreden hicret etmek ahlaki korunmadır; yapılacak hayrı kimseye sormamak ise iyiliği onay ve gösterişe bağlamamaktır. İki öğüt, çevre baskısına rağmen doğru eylemi sürdürmeyi ister.
- 6
Kişi zadelikle kendini kurma
Mezartaşı ile iftihar olmaz
1Soylu doğmuş olmakla kendini yüceltme.
2Mezar taşıyla övünülmez.
Soyla övünmek mezar taşına güvenmeye benzetilir; ikisi de kişinin kendi emeği olmayan geçmiş işaretleridir. Şair değeri atalardan ve ölüm sonrası unvandan değil bugünkü davranıştan bekler.
- 7
SÜMMANÎ ahedüp sararıp solma
Gelen Tanrıdandır kimseden bilme
1Sümmânî, söz verip sararıp solma.
2Başına gelen Tanrı’dandır; kimseden bilme.
Sümmânî’ye ahdedip solmama çağrısı, sözün ağırlığı altında ümitsizleşmemeyi belirtir. Başına geleni Tanrı’dan bilmek insanlara kin yüklemeyen bir kader ve teslimiyet anlayışıdır.
- 8
Sevildiğin yere çok gidip gelme
Kesilir muhabbet itibar olmaz
1Sevildiğin yere çok sık gidip gelme.
2Yoksa sevgi kesilir, itibar kalmaz.
Sevilen yere çok sık gitmek muhabbeti aşındırabilir. Son öğüt, yakınlığın da ölçü istediğini söyler; sürekli görünme isteği sevgi ve itibarı çoğaltmak yerine tüketebilir.
Metnin kaynağı
Basılı bölüm başlığı ve gövdedeki görünür Sümmânî mahlası birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Sümmânî bölümü, 6 numaralı metin: 16 özgün dize ve 8 iki dizelik birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-summani-n6-A4DC5AD848E7.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Tövbe yalnız geçmiş kusurdan dönmek değil, tarik denen doğru yönü korumaktır. Namertten şefaat beklememek, ahlaki niteliği olmayan kişiye kurtarıcı güç yakıştırmama uyarısıdır.