DDizegâhDijital şiir arşivi
Manzume · 19.–20. yüzyıl

Bir Delikanlıya

Gence önce gücünü hatırlatıp sonra tevazu öğütleyen yedi beyit, yükseldikçe düşüşün ağırlaşacağını söyler ve insanı göksel bir varlık değil toprağın evladı olarak tanımlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Evet gençsin, sen de eski cihanları yıkarsın;

    Her gün bir denizden bir kumsala çıkarsın;

    1Evet gençsin, sen de eski dünyaları yıkarsın;

    2her gün coşkun bir denizden bir kumsala çıkarsın.

    Açılış gencin yıkma ve coşkun denizden kıyıya çıkma gücünü kabul eder. ‘Evet gençsin’ tekrarı önce muhatabın enerjisini görünür kılar; yorum bunu öğüt şiiri türünün geneline ilişkin kaynak dışı bir üstünlük iddiasına dönüştürmez.

  2. 2

    Hatta senin o karanlık gecelerin parıldar,

    Sana kışlar açar, seni her şey alkışlar.

    1Hatta senin karanlık gecelerin bile parıldar;

    2sana kışlar zambak açar, her şey seni alkışlar.

    Gençliğin ayrıcalığı doğanın kurallarını bozmak olarak anlatılıyor: kışın zambak. Abartı bilinçli — ikinci yarıda geri alınacak.

  3. 3

    Evet gençsin, sen de yeni dünyalarda yaşarsın;

    Her gün nice doğmayacak çocukları okşarsın...

    1Evet gençsin, sen de yeni dünyalarda yaşarsın;

    2her gün nice doğmayacak çocuğu okşarsın...

    “Doğmayacak çocuklar” hayal edilen ama gerçekleşmeyecek gelecekleri anlatıyor: gencin kurduğu her tasarı, henüz var olmayan bir hayata ait. Onaylama sürüyor ama içine ilk uyarı sızmış durumda — okşanan şeyin var olmadığı, övgünün içinde sessizce söyleniyor. Şiirin ikinci yarısındaki dönüş bu dizede hazırlanıyor.

  4. 4

    Belki senin gönlün için hep güzeller çirkindir;

    Sana melek kucak açar, seni göğe yükseltir.

    1Belki senin gönlüne bütün güzeller çirkin gelir;

    2sana melek kucak açar, seni göğe yükseltir.

    Beğenmemek gençliğin doğal hâli sayılıyor. Yükselme burada bir başarı değil, bir risk olarak hazırlanıyor — bir sonraki beyit onu aşağı çekecek.

  5. 5

    sen bir uçuruma düşmeyeyim der isen

    Biraz alçal o yükselmek istediğin göklerden;

    1Ama bir uçuruma düşmeyeyim diyorsan

    2yükselmek istediğin göklerden biraz alçal.

    ‘Lâkin’ ile övgüden itiraza geçilir ve yükselmek yerine alçalmak öğütlenir. Uçurumun derinliği çıkılan yükseklikle ilişkilendirilir; bu ölçü doğrudan beyitteki tevazu uyarısıdır.

  6. 6

    O ruhunu bulutlarn kucağında uyutma.

    Tabiatı büyük tanı; fakat yere: «Dar» deme;

    1Ruhunu bulutların kucağında uyutma;

    2tabiatı büyük tanı ama yere “dar” deme.

    İki yasak: bulutta uyumak ve yeri küçümsemek. Tabiata saygı ile toprağa saygı ayrılmıyor; büyüklük hayranlığı, yakındakini hor görmeye dönüşmemeli.

  7. 7

    Sevgin için bir yuva yap; fakat melek isteme;

    Sen toprağın evlâdısın, bunu asla unutma!. .

    1Sevgin için bir yuva kur ama melek isteme;

    2sen toprağın evladısın, bunu asla unutma!

    Son beyit önceki melek imgesini geri çağırarak insanın melek olmayı istememesini, toprağın evladı olduğunu bilmesini söyler. Şiir konusu gökten toprağa iner; yorum bunu bir edebî hareketin tek formülü saymaz.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 165420 numaralı sürüm esas alındı. Başlık ve “Raif Necdet Beye” ithaf satırı ile sayfa altındaki telif açıklaması metne dâhil edilmedi. Kaynaktaki “bulutlarn” dizgisi olduğu gibi bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBırak Şu Kuşçağızı
Bırak konsun, şu koskoca ormanlığın içinden
Mehmet Emin Yurdakul · Manzume

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

cihan

Dünya, âlem

coşkun

Dalgalı, taşkın

zambak

Beyaz çiçekli bir bitki

lâkin

Ama, fakat

uçurum

Derin yar; tehlike

alçalmak

Aşağı inmek; burada tevazu göstermek

tabiat

Doğa