Hey erenler bir müşkilim var benim
Beş dörtlüğün beşi de “kandedir”, yani “nerededir” diye biter ve hiçbiri cevap almaz. Şiir Muhammedî nurdan Hacı Bektaş menkıbesine, oradan on iki imamın yoluna uzanan bir soru dizisi kurar; sorulan şey her seferinde bir yerin değil, bir kaynağın adresidir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hey erenler bir müşkilim var benim
Muhammed’in nûru kandedir
Aşka düştüm gece gündüz yanarım
Muhammed Ali’nin nûru kandedir
1Hey erenler, bir müşkülüm var benim
2Ulu Muhammed'in nuru nerededir
3Aşka düştüm, gece gündüz yanarım
4Muhammed ile Ali'nin nuru nerededir
- 2
Serim verdim erenlerin yoluna
Gönül arzu çeker cennet bağına
Ol Muhammed Mustafâ’nın yoluna
Uğrayan mürûrun yolu kandedir
1Başımı erenlerin yoluna verdim
2Gönül cennet bağını arzular
3O Muhammed Mustafa'nın yoluna
4Uğrayıp geçenin yolu nerededir
“Yol” dörtlükte üç kez geçer ve her seferinde başka bir şeyi karşılar: bağlılık, gidilen güzergâh, bir de aranan iz. Baş vermek yola girerken göze alınan bedeldir. Son dize kaynakta eksiltili kalmış; “mürûr” geçip gitme demektir, dize yoldan geçenin ardında bıraktığı izi sorar gibidir.
- 3
Yedisi sırdadır ayanda beşi
Allah’a ma’lûmdur her kulun işi
Üçyüz altmış altı başı
Akan ırmakların gölü kandedir
1Yedisi sırdadır, beşi açıktadır
2Her kulun işi Allah'a malumdur
3Üç yüz altmış altı merdiven başı
4Akan ırmakların gölü nerededir
Bektaşî sayı diline geçiş: on iki, gizli yedi ile açık beşe bölünüyor. Sır ile ayan karşıtlığı yolun temel ayrımıdır — söylenen ile söylenmeyen. Nerdüban, seyr ü sülûkun basamak basamak düşünülmüş hâlidir; son dize ise akışın nereye toplandığını, yani sonu sorar.
- 4
Yalancı dünyânın varın getüren
Zemheride gonca gülün bitüren
Güğercin donuna girmiş oturan
Hünkâr Hacı Bektaş Veli kandedir
1Yalancı dünyanın varını getiren
2Zemheride gonca gülü bitiren
3Güvercin donuna girip oturan
4Hünkâr Hacı Bektaş Veli nerededir
Üç sıfat da bir kerameti anlatır ve dördüncü dizeye kadar sahibi söylenmez. Zemheride gül açtırmak mevsimi tersine çevirmektir. Güvercin donu ise Hacı Bektaş'ın Anadolu'ya güvercin suretinde geldiği menkıbesine gönderir; “don değiştirme” Bektaşî anlatısının yerleşik motifidir.
- 5
Pir Sultân’ım eder
Yolun kılıcını yola kodular
Dil verüp de söyle kılıç dediler
On iki imamın yolu kandedir
1Pir Sultan'ım der: üçler, yediler
2Yolun kılıcını yola koydular
3Dil verip söyle, kılıç dediler
4On iki imamın yolu nerededir
Üçler ve yediler erenler basamağının adlarıdır; şair kendi sözünü onların ağzına bağlar. Yola konan kılıç bir uyarıdır: yol yalnız kabul etmez, keser de. Üçüncü dizede söz ile kılıç yan yana durur — verilen dil, yani ikrar, sahibini kesecek kadar keskin sayılır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144585 numaralı sürüm (Sadettin Nüzhet Ergun, Bektaşî Şairleri ve Nefesleri) esas alındı; dörtlük bölümlemesi kaynağın boşluklarına uyuyor. İkinci dörtlükteki “Uğrayan mürûrun yolu kandedir” dizesinin anlamı kapalıdır; dize bozuk olmadığı için olduğu gibi bırakıldı. “Getürür”, “yetürür”, “bitüren”, “güğercin” dönem biçimleridir, korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Redif bir soru zarfıdır: “kandedir”. Şiir böylece bilgi veren değil bilgi dilenen bir metne dönüşür, üstelik soruyu bilenlere değil erenlere sorar. Aranan “nûr”, Muhammedî nur inancına bağlanır — yaratılıştan önce var olduğuna inanılan ışık; onun yerini sormak, kaynağı sormaktır.