Koyup El Güğsüne Hak’kın Selâmın
Edeple başlayan söz, genç sevgilinin bahar servisini, gonca yüzünü ve bağlılık isteyen güzelliğini över. Âşık vuslat kalesine yaklaşırken aklını kaybetse de tevekkülü bırakmaz; Yâkub örneği sabrın sonunda murada erme umudunu taşır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Koyup el güğsüne Hak’kın selâmın
Kıldım âdâb ile feth-i kelâmın
1Elimi göğsüme koyup Hakk’ın selamını verdim.
2Söze saygı kurallarına uyarak başladım.
- 2
Verdi bendesine bir şâh-ı mahbûb
İşte böyle olsa âlemde mahbûb
1Allah kuluna şah gibi bir sevgili verdi.
2Dünyadaki sevgili işte böyle olmalı.
Bir şahın kuluna sevgili vermesi, aşkı lütuf ve ihsan olarak çerçeveler. “Mahbup böyle olsa” hükmü, anlatılacak güzelliği bütün dünya için örnek sayılan bir ölçüye yükseltir.
- 3
Şûh-i nevrestedir -i
Cemâli bağının bülbülü hezâr
1Bu genç ve cilveli güzel, baharın taze servisi gibidir.
2Yüzünün bahçesinde binlerce bülbül öter.
Yeni yetişen şuh sevgili ilkbaharın servisine benzer; yüzünün bahçesinde bin bülbül bulunur. Gençlik, uzun boy ve şakıyışla çevrili güzellik, canlı bir bahçe kompozisyonu kurar.
- 4
İdeyim pâyine sirişkim
Dahi taze açmış gonca-i mergub
1Gözyaşlarımı ayaklarına saçayım.
2Üstelik o, yeni açmış seçkin bir goncadır.
Âşık gözyaşını sevgilinin ayağına saçmak ister; çünkü o henüz açmış, beğenilen bir goncadır. Kederin suyu ile taze çiçeğin buluşması, hizmet ve hayranlığı aynı görüntüde birleştirir.
- 5
Vefâlar kılıcı kavline sâdık
Kemend-i zülfüne bendolan âşık
1Vefalıdır ve verdiği söze sadıktır.
2Âşık, onun saçının kementine bağlanmıştır.
Sevgili vefakâr, sözünün eri sayılır; âşık ise onun saç kemendine bağlanmıştır. Güven veren ahlakla esir eden güzellik yan yana gelerek bağlılığı hem gönüllü hem kaçınılmaz gösterir.
- 6
Hüsnü hub mülâyim kalbe muvafık
İstemez çîn ilen verseler mansûb
1Güzelliği hoş, huyu yumuşak ve kalbe uygundur.
2Çin’i makam diye verseler bile onu istemez.
Güzelliğin hoş ve yumuşak oluşu kalbe uygundur; Çin’den makam verilse bile âşık bunu istemez. Dünyevi mevki, gönülle uyuşan sevgili karşısında değersiz bir teklif hâline gelir.
- 7
Gönül ol sevdâyı -i semenden
Kal’a-i vuslata burc-i bedenden
1Gönül, o yasemin kokulu serviye sevdalanır.
2Beden burcundan kavuşma kalesine ulaşmak ister.
Gönül, servi ve yasemin kokulu sevdayı beden burcundan kavuşma kalesine taşımak ister. Beden engeli askerî mimariyle anlatılırken arzu, kaleye yönelen kararlı bir kuşatma kazanır.
- 8
Çeker el can meğer el çeke tenden
Atılır gördükçe şevk ile bir tup
1Can bedenden ayrılmadıkça bu sevgiden el çekmez.
2Onu gördükçe coşkuyla atılan bir top gibi fırlar.
Can ancak tenden el çekince vazgeçer; sevgili görüldükçe şevk topu gibi ileri atılır. Aşkın hareketi, ölüm sınırına kadar durmayan güçlü ve denetlenemez bir fırlayış olarak tasvir edilir.
- 9
Ey Ömer edersin aklım zâyi
Çekenler âlemde hüznü belâyı
1Ey Ömer, aklım ziyan oluyor.
2Bu dünyada keder ve bela çekenler
Ömer aklın ziyan olduğunu söyler ve dünyada hüzünle bela çekenleri hatırlar. Kendi şaşkınlığı, tekil bir aşk serüveninden çıkarak bütün dertli âşıkların ortak tecrübesine bağlanır.
- 10
Bekle tevekkülde olma hevâyî
İrişir murâda misâl-i Yâ’kub
1tevekkülle bekler, boş heveslere kapılmazsa
2Yakup gibi sonunda muradına erer.
Tevekkülle beklemek ve hevesin peşine savrulmamak öğütlenir; Yakup gibi sonunda murada erişileceği söylenir. Sabır, sevgiliye kavuşma umudunu ölçüsüz arzudan ayıran temel tavırdır.
Metnin kaynağı
Ergun’un Âşık Ömer dizisinde basılı No. 23; görünür Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 23; PDF 123; 10 birim/20 dize. Görünür mahlas, sınırlar, aparat ve kanıt kaydı korunmuştur; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Nevbahâr eyyâmı artmada cûşunÂşık Ömer · Koşma→
El göğse konup Hak selamıyla söze başlanması, şiirin anlatımını edepli bir törene dönüştürür. Sevgiliyi övmek bile ilahî selam ve konuşma adabıyla meşru bir giriş kazanır.