DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Koca Râgıb Paşa/Künc-i ferâğa gerçi ki himmet komaz seni
Gazel · 18. yüzyıl

Künc-i ferâğa gerçi ki himmet komaz seni

Ferâgat köşesiyle makam sevdasını karşı karşıya getiren gazel, içtenliği ibadetin şartı sayar; şöhret, âşıklık tabiatı ve intikam zevkinin insanı kendi hâline bırakmayışını aynı redifle tartar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Künc-i ferâğa gerçi ki komaz seni

    Sevdâ-yı câha düşme ki râhat komaz seni

    1Yüksek gayret seni ferâgat köşesinde bırakmasa da,

    2makam sevdasına düşme; çünkü o seni rahat bırakmaz.

    Yüksek gayret insanı ferâgat köşesinde bırakmasa da makam tutkusuna düşmemek gerekir; çünkü mevki arzusu rahat bırakmaz. ‘Komaz seni’ ilk dizede harekete geçirici, ikincide huzuru bozan kuvvettir. Himmet doğrudan kariyer hırsına indirgenmeden ahlaki yöneliş olarak korunur.

  2. 2

    Şâyân-ı kurb-ı hazret olur bir hulûsa bak

    Yohsa behişte ibâdet komaz seni

    1Bir içtenliğe bak: insanı huzura yakınlığa layık kılar;

    2yoksa, ey zahit, ibadet seni cennete koymaz.

    İçtenlik kişiyi yüce huzura yakınlığa layık kılar; yalnız mekanik ibadet zahidi cennete yerleştirmez. Beyit inancı veya ibadeti değersizleştirmez, onların iç şartı olarak hulûsu öne çıkarır. Dış edim niyetle birleşmediğinde hedefe ulaştıran araç olamaz.

  3. 3

    Zîr-i -ı şermden ey mâh-pâre çık

    Vâdî-i inzivâda bu şöhret komaz seni

    1Ey ay parçası, utanç örtüsünün altından çık;

    2bu ün seni inziva vadisinde bırakmaz.

    Ay yüzlü sevgiliden utanç örtüsünün altından çıkması istenir; çünkü ünü onu inziva vadisinde gizli bırakmayacaktır. Şöhret, mahremiyeti bozan dış kuvvet gibi işler. Güzelliğin görünür olma potansiyeli, sevgilinin çekingenliğiyle kamusal tanınma arasında gerilim kurar.

  4. 4

    Elbetde bir mehin olur âvâresi dilin

    Hiç kendi hâline bu tabîat komaz seni

    1Gönlün elbette ay yüzlü bir güzelin avaresi olur;

    2bu tabiat seni hiçbir zaman kendi hâline bırakmaz.

    Gönül elbette ay yüzlü bir güzelin avaresi olur; kendi tabiatı onu kendi hâline bırakmaz. Beyitte özne açıkça ‘dilin’, yani gönüldür. Âşıklık dış zorlamadan çok iç yaratılışın sonucu sayılır; huzursuzluğun kaynağı sevgili kadar gönlün yönelme eğilimidir.

  5. 5

    Düşmenden intikâm gibi var mı bir safâ

    Râgıb bu zevke âh komaz seni

    1Düşmandan intikam almak gibi bir sevinç var mı?

    2Ey Râgıb, ah, insanlık duygusu seni bu zevke bırakmaz.

    Düşmandan intikam alma zevki çekici bir soru olarak ortaya atılır, fakat mürüvvet Râgıb’ın bu hazza teslim olmasına izin vermez. Makta intikamı onaylamaz; tam tersine insanlık, cömertlik ve yiğitlik ölçüsünü fren yapar. Gerçek üstünlük zarar verme fırsatını kullanmamaktır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.0e79792e-13b1-4a31-b154-3594bf9104c1:g164-pdf405. Ana açık lisanslı tez eki basılı s.390/PDF 405'te G.164 başlığı, basılı ölçü adı, beş beyit, Râgıb mahlaslı makta ve sonraki G.166 başlığıyla tam sınırı verir. Ana “firâğa” okuması, Düzenli 2015 PDF 202 ve Önal Kılıç 2016 PDF 7'nin birbirinden bağımsız “ferâğa” okumalarıyla kritik olarak düzeltildi. Dördüncü beyitte ana “dilin” korundu; “gönül/dilüñ” yalnız aparattır. CC BY bağlantısı resmî AVESİS profilinde dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirLisân-ı Hâl Gibi Nutk-ı Hoş-edâ Olamaz
Lisân-ı hâl gibi nutk-ı hoş-edâ olamaz
Koca Râgıb Paşa · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

ferâğ

Bir işten, haktan ya da iddiadan el çekme. Mal ve makam üzerindeki talebi geri almayı anlatır; köşe sözcüğüyle birleşince inzivanın adı olur.

himmet

Bir amaca yönelen yüksek istek ve manevî güç. Tasavvuf dilinde büyüklerin yardımı, teveccühü anlamını da taşır; bu yüzden hırstan ayrı tutulur.

câh

Mevki, makam, itibarlı yer. Sevdâ ile kurulan tamlamada makam tutkusunu bildirir ve divan şiirinde dünyaya bağlanmanın başlıca simgesidir.

hulûs

Katışıksızlık, arınmış niyet; bir işi gösteriş için değil yalnız Tanrı için yapma hâli. Amelin dışına değil içine bakan ölçüdür.

zâhid

İbadete titizlikle bağlı, dünyadan el çeken kimse. Divan şiirinde çoğu kez âşığın karşısına konur: işin dışını tutup içini kaçıran tiptir.

nikâb

Yüzü örten peçe. Utançla birleştiğinde sevgiliyi bakışlardan gizleyen örtüye dönüşür; kaldırılması görünür olmayı göze almaktır.

âvâre

Başıboş dolaşan, bir yere tutunamayan. Divan şiirinde sevgilinin çevresinde amaçsızca dönen âşığın adıdır.

mürüvvet

İnsanlık, yiğitlik ve cömertliği birlikte anlatan ahlak ölçüsü. Gücü elinde tutanın zarar verme fırsatını kullanmamasını buyurur.