Leb-i gül-gûnu yârin nûş-ı câm-ı işret etmiştir
Şiir sevgilinin dudağı ve bakışından başlayıp iç-dış güzellik ayrımına, dünya makamının aldatıcılığına ve toplumdaki ikiyüzlü sözlere uzanır. Gönül heves yolundan geri dönerken rind, pîr-i mugâna saygıyla eğilir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Leb-i gül-gûnu yârin nûş-ı câm-ı işret etmiştir
Soruldukça onunçün keşf-i râz-ı haclet etmiştir
Gazâl-vârî-i vahşet iken o çeşm-i bîgâne
Nigâh-ı şûhu merdümle aceb ünsiyyet etmiştir
Misâl-i rûh olur cism-i bezm-i yârâna
Miyân-ı ülfetinde kim ki terk-i külfet etmiştir
Değildir çeşm-i sîretle -i masnûât
O kim âyînesin meşgûl-i hüsn-i sûret etmiştir
Füyûzât-ı bahâr-ı sun ile Hallâk-ı bî-hemtâ
Gül-i ruhsâra hattı reng-i müşg-i nükhet etmiştir
Güher sanma hireftir câh-ı pertev-bahş-ı dünyânın
Gönül sencîde-i mîzân-ı çeşm-i ibret etmiştir
Makâlât-ı nifâk-âmîz ile kizbi verip sûret
Zamâne halkı mecliste medâr-ı ülfet etmiştir
Müje saf-bend-i leşker tîğ-i gamzedir kef-i işve
Bu vech üzre o şeh uşşâka arz-ı satvet etmiştir
Tek ü tâz eyleyip pehn-i hevâda dest ü pâ urdu
Gönül hafî hanîn ile nihâyet avdet etmiştir
Tutup destiyle bûs etti ayağın rind-i sahbâ-nûş
Zarîfâna aceb hürmet etmiştir
Temâsîl-i havâdis safha-yı mirât-ı gerdûnda
Nice Hikmet-şinâsı mübtelâ-yı hayret etmiştir
1Sevgilinin gül renkli dudağı işret kadehini içmiştir;
2soruldukça bu yüzden utanç sırrını açığa vurmuştur.
3O yabancı göz ceylan gibi ürkekken,
4şuh bakışı insanlarla şaşırtıcı biçimde yakınlık kurmuştur.
5Hafifliğiyle dostlar meclisinin bedeni ruh gibi olur;
6çünkü onun ülfetinde külfeti terk eden kişi böyledir.
7Yaratılmışların hakikatini iç gözüyle gören kişi değildir,
8aynasını yalnız dış güzelliğe bağlayan.
9Eşsiz Yaratıcı, yaratış baharının bereketleriyle,
10yanağın gülüne misk kokulu ayva tüyünün rengini vermiştir.
11Dünyanın ışık saçan makamını cevher sanma; “hiref” okumasının anlamı belirsizdir;
12gönül bunu ibret gözünün terazisinde tartmıştır.
13Yalanı ikiyüzlü sözlerle bir biçime sokup,
14zamanın insanları onu mecliste yakınlık aracı yapmıştır.
15Kirpik asker safıdır, gamze kılıç, işve ise el/avuçtur;
16o şah bu görünüşle âşıklara gücünü göstermiştir.
17Gönül heves düzlüğünde koşturup el ayak çırptıktan sonra,
18gizli bir iniltiyle sonunda geri dönmüştür.
19Şarap içen rind, pîr-i mugânın ayağını eliyle tutup öpmüş;
20zarifçe, hayret uyandıracak biçimde pîr-i mugâna hürmet etmiştir.
21Felek aynasının yüzündeki olay tasvirleri,
22nice hikmet bilen kişiyi hayrete düşürmüştür.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Ayna ve terazi imgeleri görünüşü sınamak için kullanılır. Sevgilinin askerî güzellik tasviri, toplumun yalanı ülfet aracı yapmasıyla yan yana gelince işve ile iktidar arasında eleştirel bir bağ kurulur.