DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Lutf-ı Hakka Yok Nihâyet Şübhesiz Ey ‘Âşıkân
Gazel · 18. yüzyıl

Lutf-ı Hakka Yok Nihâyet Şübhesiz Ey ‘Âşıkân

Fahrî, Hakk'ın sonsuz lütfunu içten zikir, korunma ve ortak şükür çevresinde anlatır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Lutf-ı Hakka yok nihâyet şübhesiz ey

    Zikr-i Mevlâ ider iseñ rûz-ı şeb ez-dil ü cân

    1Ey âşıklar, Hakk'ın lütfunun kuşkusuz sonu yoktur;

    2Mevlâ'yı gece gündüz canıgönülden anarsanız.

    Açılış beyti sonsuzluğu bir şarta bağlar: lütfun sınırı yoktur, ama cümle “zikr ider iseñ” diye sürer. Hitap çoğuldur; sonsuz olanla ilişki kurmak, gece gündüz süren bir işe bırakılır.

  2. 2

    Zikr-i Hakkı eyler iseñ ile hiç şübhe yok

    -ı Hakka dem-be-dem dâhil olursun bî-gümân

    1Hakk'ı içtenlikle anarsanız hiç kuşku yok,

    2her an Hakk'ın korunağına girersiniz.

    İkinci beyit zikri bir kaleye giriş sayar. “Hısn” sözcüğü korunmayı mekânlaştırır: içtenlikle anan kişi bir yere girer ve orada durur. Süreklilik bildiren “dem-be-dem”, bu girişin tek seferlik olmadığını söyler.

  3. 3

    Dünye vü ‘ukbâda Hakkı zikr iden bulur

    Didi Kur’ân içre böyle ol Kerîm-i

    1Dünya ve ahirette Hakk'ı anan kurtuluş bulur;

    2yardım istenen cömert olan Kur'an'da böyle dedi.

    Üçüncü beyit kurtuluş iddiasını kendi sözüne değil bir kitaba dayandırır. İkinci dize kaynağı adlandırır ve konuşan geri çekilir; şiir burada öğüt vermekten çok, aktardığı hükmü işaret etme konumuna geçer.

  4. 4

    Hak Te‘âlâ ol Muhammed hürmetiçün dâ’imâ

    Sırr-ı gaybü’l-gaybe bizi irgüre

    1Yüce Hakk, Muhammed hürmetine sürekli

    2bizi her an gaybın gaybı sırrına eriştirsin.

    Dördüncü beyit dileğin en uzak hedefini kurar: gaybın gaybı. Kavramın kendi içinde katlanması, ulaşılmak istenen şeyin adlandırılamazlığını dile getirir; “fî külli ân” ise bu yüksek isteği yeniden sürekliliğe bağlar.

  5. 5

    Hamdü-li’llâh mazhar-ı lutf-ı Hudâyı rûz-ı şeb

    Şükr idelim dâ’imâ Fahrî ile ey sâdıkân

    1Allah'a hamdolsun, gece gündüz onun lütfuna eriştik;

    2ey içten olanlar, Fahrî ile sürekli şükredelim.

    Son beyit istekten şükre geçer ve hitabı değiştirir: âşıklardan “sâdıkân”a. Şair kendi adını çağrının içine koyar, önüne değil; şükür tek kişinin işi olmaktan çıkıp birlikte yapılacak bir eyleme dönüşür.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf157-printed148-n111. 111 numaralı kayıt sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı ölçü aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMen ‘Aref Sırrına Vâsıl Olayım Dirseñ Gönül
‘Men ‘aref’ sırrına vâsıl olayım dirseñ gönül
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

‘âşıkân

Âşıklar; Farsça çokluk ekiyle kurulmuş seslenme biçimi

sıdk

İçtenlik

hısn

Korunak, kale

felâh

Kurtuluş

müste‘ân

Yardım istenen

fî külli ân

Her an