Ma’nevî âlem olan resm-i müsemmâdan geçer
Şiir, manevi olgunluğu adlardan, biçimlerden, ilk maddeden ve taklit edilmiş ibadet yüzeylerinden geçmek olarak anlatır. Necef Şahı’nın dergâhına kulluk, dünya ikbalinin süsünden vazgeçişle tamamlanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ma’nevî âlem olan geçer
Fark-ı mâhiyyet edib tesbîh-i esmâdan geçer
Meslekinde devre-i arşiyyesin tekmîl eden
Mâye-i terkîbden reng-i geçer
Şâhid-i maksûdu re’y-el-ayn rü’yet eyleyen
etmeden Tûr-i tecellâdan geçer
Secde-i şükr-i hakîkat kıble-i ma’nâyadır
Ârifân taklîd-i mihrâb ü musallâdan geçer
Dergâh-ı Şâh-ı Necef’te bende-i nâçîz olan
Eşrefâ âlâyiş-i ikbâl-i dünyâdan geçer
1Manevi âleme eren, adın ve adlandırılanın biçimini aşar.
2Özlerin farkını görüp isimleri sayıp dökmeyi bırakır.
3Yolunda yükseliş devresini tamamlayan kişi
4bileşimin mayasını ve ilk maddenin rengini aşar.
5Arzulanan güzeli doğrudan, kendi gözüyle gören
6iki nalınını çıkarmadan tecelli Tur’undan geçer.
7Hakikate şükür secdesinin kıblesi anlamdır.
8Ârifler mihrap ve seccade taklidini geride bırakır.
9Necef Şahı’nın dergâhında değersiz bir kul olan,
10ey Eşref, dünya ikbalinin süsünü bırakır.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Eşref Paşa (Bursalı Mustafa Eşref) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Her beyitte “geçer” fiili yeni bir eşiği aşar; dilsel adlandırmadan ontolojiye, Tur ve iki nalın kıssasından mihrap ile seccadeye ilerler. Hareket, biçimi reddetmekten çok anlamı merkeze alma çağrısıdır.