Mahabbetle ezel ahde duranlar Mevlevîlerdir
Şiir Mevlevîleri ezel ahdine bağlı, geleceği basiretle gören ve dünyayı rüya sayan kişiler olarak tanımlar; hızlı semâ ile gamın başına ayak darbesi vurur, soğuk zühdün gevşettiği aşk yayını himmetle yeniden kurarlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Mahabbetle duranlar Mevlevîlerdir
bugün yârın görenler Mevlevîlerdir
Beşîret Mefhar-i âlem Be-sîret
Dü âlemi sürenler Mevlevîlerdir
Rızâ-yı Hak teâlâ’ya muhâlif olma havfından
ehlinden soranlar Mevlevîlerdir
Sabâh-ı mahşere nisbet çü şeb târik-i âlemde
Görünen şey’i hâb âsâ yoranlar Mevlevîlerdir
Semâ’-ı tîz ile gâhî sürûr-i va’d-i vuslatten
Ser-i gam püşt-i pâ zahmın uranlar Mevlevîlerdir
Enîsâ yaşılmış yayını aşkın
Kemend-i zûr-i himmetle kuranlar Mevlevîlerdir
1Sevgiyle ezeldeki söze bağlı kalanlar Mevlevîlerdir;
2bugün basiret gözüyle yarını görenler Mevlevîlerdir.
3Müjdeci, âlemin övüncü; basiretle ilahî adların mazharı olanlar,
4iki âlemde sultanlık zevkini sürenler Mevlevîlerdir.
5Yüce Allah’ın rızasına aykırı düşmekten korktukları için,
6Allah’ın muradını ehlinden soranlar Mevlevîlerdir.
7Karanlık dünya, mahşer sabahına göre bir gece olduğu için,
8görünen şeyi rüya gibi yorumlayanlar Mevlevîlerdir.
9Hızlı semâ ile, bazen kavuşma vaadinin sevincinden,
10gamın başına ayağının üstüyle darbe vuranlar Mevlevîlerdir.
11Ey Enîs, soğuk zühdün gevşettiği aşk yayını
12himmet gücünün kemendiyle yeniden kuranlar Mevlevîlerdir.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Enîs Receb Dede adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Her beyit “Mevlevîlerdir” hükmüne yeni bir nitelik ekler. Ezel ahdi ve basiret zamanın ötesini gösterir; dünya mahşer sabahına göre geçici bir gece ve rüyadır. “Semâ’-ı tîz” keskin değil hızlı semâdır; püşt-i pâ, gamın başına ayağın üstüyle vurulan darbeyi kurar. Son beyitte soğuk zühdün gevşettiği aşk yayı, himmet gücünün kemendiyle yeniden kurulur; kaynakta olmayan “değil” karşıtlığı eklenmez.