Mahrûm olaydım
Emin Hâkî, dışarıdan görülen gülüşünün ayrılık acısını sakladığını söyler. Alnındaki her yeni çizgi gündelik ıstırabın harfsiz kaydıdır; şiir, güzelle çirkini ayırt eden duyarlılıktan yoksun olma dileğiyle kapanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
kadar derin, mübhem
Ebediyyet kadar
Gözlerimden bilir misin bilmem
Okunur bir
Mütebessim görüp te aldanma
Seni ağlatmamak için gülerim
Bestesiz bir terâne-i hicrân
Gibidir hep benim o
Nâsiyem şâhid-i yegânemdir
Çektiğim
Yeni bir hatt-ı bî hurûf mev’ûd
Çünki her gün zavallı nâsiyeme
Yaşasaydım garâma bîgâne
Kalbim olsaydı histen âzâde
O zaman belki müsterîhâne
Dolaşırdım bu sahn-ı dünyâda
Âh ben bilmekten
Kâşki mahrûm olaydım Allahım
1Başlangıçsızlık kadar derin ve belirsiz,
2sonsuzluk kadar acıya yakın;
3bilmem, gözlerimden anlayabilir misin:
4orada bir yas şiiri okunur.
5Beni gülümser görünce aldanma;
6seni ağlatmamak için gülerim.
7Bütün o gülüşlerim, bestesiz
8bir ayrılık ezgisi gibidir.
9Alnım tek tanığımdır
10her an çektiğim acıya;
11çünkü zavallı alnıma her gün,
12harfsiz yeni bir çizgi yazılması kaçınılmazdır.
13Aşka yabancı yaşasaydım,
14kalbim duygudan kurtulmuş olsaydı,
15o zaman belki içim rahat biçimde
16bu dünya sahnesinde dolaşırdım.
17Ah, güzeli ve çirkini bilmekten
18keşke yoksun olsaydım Allah'ım.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Emin Hâkî adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Rehgüzâr-ı hayât-ı târımdaEmin Hâkî · manzume→
Başlangıçsızlık ve sonsuzluk karşılaştırmaları acıyı zamansız bir derinliğe yerleştirir. Gülüş, sevinç göstergesi olmaktan çıkar; karşısındakini ağlatmamak için takılan koruyucu bir perdeye dönüşür. Alındaki çizgilerin “harfsiz yazı” sayılması bedeni günlüğe çevirir. Son dua rahatlık istemekten daha trajiktir: şair huzur için estetik ve ahlaki ayrım yetisini feda etmeyi düşünür.