DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Masivadan Uzak Olayım
Şiir · 17. yüzyıl

Masivadan Uzak Olayım

Şair, Tanrı dışındaki bağlardan sıyrılmayı; riya, kibir, kin ve benliği yıkarak aşk yolunda Ferhat ve Şeyh San’an örnekleriyle kendini dönüştürmeyi ister.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Mâsivâdan u âzâd olayım bir zaman

    El çeküp hep âşinâdan yâd olayım bir zaman

    1Bir süre Tanrı dışındaki her şeyden vazgeçip özgür olayım.

    2Bütün tanıdıklardan el çekip bir süre yabancı kalayım.

    Masiva, Tanrı dışında gönlü bağlayan her şeyi kapsar; şair bunlardan özgürleşmek ister. Tanıdıklardan el çekip yabancı kalma dileği, arınmayı yalnız düşüncede değil toplumsal bağlarda da uygulanacak bir ayrılığa dönüştürür.

  2. 2

    Ey tarîkat şerbetinden nûşedüp bir dolu câm

    Bu harâb olasıda âbâd olayım bir zaman

    1Tarikat şerbetinden dolu bir kadeh içip,

    2Bu yıkılası dünyada bir süre mamur olayım.

    Tarikat şerbeti manevi eğitim ve vecdi içilen bir kadeh gibi sunar. “Yıkılası” denen dünyada mamur olma isteği, dış düzenin çöküşüne karşı iç dünyanın bu içkiyle yeniden kurulmasını amaçlar.

  3. 3

    Âkıbet -yi âleme kıldım vusûl

    Kande baksam nakşı görürüm sağ u sol

    1Sonunda dünya eğlence evine ulaştım.

    2Nereye baksam sağda solda Tanrı dışındaki varlıkların izini görüyorum.

    Dünya bir eğlence evi olarak görünse de her yanda masiva nakışları vardır. Şairin gördüğü biçimleri kabul ettiğini söylemesi, dış görünüşlerin etkisine kapıldığını itiraf eder ve hikmete alışma ihtiyacını doğurur.

  4. 4

    Eyledim her gördüğümden hayli bir sûret kabul

    ben bu kâr-ı hikmete mu’tâd olayım bir zaman

    1Gördüğüm her şeyden uzun süre bir biçim benimsedim.

    2Bir süre bu hikmet işine alışayım.

    Şair gördüğü her şeyden bir suret kabul ettiğini, ardından hikmet işine bir süre alışmak istediğini söyler. Dış biçimlerin çokluğu ile hikmete alışma arzusu yan yana gelerek bakışın görünüşten kavrayışa çevrilmesini hazırlar.

  5. 5

    Yetişir tîr i felekten eyledim tahsîl-i kâm

    Gayri lâzımdır gûşesinde bir makam

    1Yeter; feleğin okundan murat toplamaya çalıştım.

    2Artık feragat köşesinde bir makam gereklidir.

    Feleğin oklarından murat elde etmeye çalışmak artık “yetişir” sözüyle durdurulur. Şair bundan sonra feragat köşesinde bir makam ister; dış darbelerden pay çıkarmak yerine geri çekilişi yerleşilecek manevi konum sayar.

  6. 6

    Reddedip zühd ü riyâ tesbîhini elde müdâm

    sâhib-i evrâd olayım bir zaman

    1Sürekli elimde tuttuğum züht ve riya tespihini reddedip,

    2Bir süre dualar sahibi Şeyh San’an olayım.

    Sürekli elde tutulan züht ve riya tespihi reddedilir; gösterişe dönüşmüş dindarlıkla bağ kesilir. Şeyh San’an gibi evrat sahibi olma dileği, alışılmış itibarı aşka açan sarsıcı bir dönüşüm örneğine yönelir.

  7. 7

    Ol lebi şîrin tek olsun vâdi-i vasla karâr

    Devletinde uğruna sarfedeyim her nem ki var

    1O tatlı dudak yeter ki kavuşma vadisinde dursun.

    2Onun saltanatında neyim varsa yoluna harcayayım.

    Tatlı dudaklı sevgilinin kavuşma vadisinde kalması yeterli görülür; şair onun devleti içinde sahip olduğu her şeyi yoluna harcamaya hazırdır. Kavuşma umudu, maddi ve manevi varlığın gönüllü biçimde feda edilmesiyle ölçülür.

  8. 8

    Seyl-i aşkım eyleyüp kûh-i vücûdumdan güzâr

    Tîşe-i hicr ü gama Ferhad olayım bir zaman

    1Aşk selimi varlık dağımdan geçirip,

    2Bir süre ayrılık ve gam kazmasına Ferhat olayım.

    Aşk seli şairin varlık dağından geçerken ayrılık ve gam bir kazma gibi çalışır. Ferhat’a dönüşme dileği, benliği aşk uğruna oyan zahmeti efsanevi dağ delme örneğiyle açıklar; hedef dış dünya değil kendi varlığıdır.

  9. 9

    Yıkayım buğz u hased deyrini nâlân edeyim

    Hem riyâ vü kibrim eşkâlin perîşân edeyim

    1Kin ve haset tapınağını yıkıp inleteyim.

    2Riya ve kibrimin biçimlerini de dağıtayım.

    Kin ve hasedin tapınağı yıkılmak ve inletilmek istenir; ardından riya ile kibrin bütün biçimleri dağıtılır. Arınma tek bir kusuru azaltmakla kalmaz, benliğin düşmanlık ve gösteriş üreten yerleşik yapılarını birlikte parçalar.

  10. 10

    Ey Ömer mülk-i vücûdu hâke yeksân edeyim

    Hâne-i gönlüm gibi berbâd olayım bir zaman

    1Ey Ömer, varlık ülkesini toprakla bir edeyim.

    2Bir süre gönül evim gibi perişan olayım.

    Son beyitteki “bir zaman” dileği, şiir boyunca istenen dönüşümün süre ve sabır gerektirdiğini hatırlatır. Berbat olmuş gönül evi, masivadan temizlendikten sonra yeni bir manevi kuruluşun boş alanı hâline gelir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı gövdedeki görünür Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 19. dize “Ey Ömer mülk-i vücûdu hâke yeksân edeyim”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 442 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMedhederdim Bir Melek Sîmalı Olsa Sevdiğim
Medhederdim bir melek sîmâlı olsa sevdiğim
Âşık Ömer · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

mâsivâ

Tasavvufta Tanrı dışındaki her şey.

fârig

Vazgeçmiş, ilgisini kesmiş.

işretserâ

Eğlence ve içki meclisi.

ferâgat

Dünya bağlarından vazgeçme.

Şeyh San’an

Aşk uğruna yerleşik itibarını bırakan tasavvufi hikâye kişisi.

deyr

Tapınak; burada kin ve hasedin yerleştiği yapı imgesi.