DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Fuzûlî/Mecnûn’un Kâbe duası (Leylâ vü Mecnûn’dan)
Mesnevi · 16. yüzyıl

Mecnûn’un Kâbe duası (Leylâ vü Mecnûn’dan)

Leylâ vü Mecnûn’da Mecnûn’un Kâbe’nin önünde iyileşmek yerine daha çok gam ve insansız bir ülke dilediği, aklından ayrılmayı istediği dokuz beyitlik mesnevi bölümü.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yâ Rab bu hakiyçün

    Bu -i pür-safâ hakiyçün

    1Yâ Rab, bu kutsal sarayın hakkı için,

    2bu safa dolu mabedin hakkı için.

    Dua Kâbe’nin taşına yeminle açılıyor; Mecnûn en kutsal yerde en aykırı şeyi istemeye hazırlanıyor. Yerin kutsallığı isteğe ağırlık kazandırdığı için ret ihtimali de büyüyor.

  2. 2

    Kıl mende binâ-yı aşkı dâim

    Mânend-i esâs-ı Kâ‘be

    1Aşkın yapısını bende sürekli kıl,

    2Kâbe’nin temeli gibi ayakta tut.

    Aşk bir yapı, Kâbe onun temeli oluyor. Mecnûn duasında mimarlık dili kullanarak duygusunu geçici bir hâl olmaktan çıkarıp yıkılmaması gereken bir binaya çeviriyor.

  3. 3

    Sal gönlüme derd-i aşkdan gam

    Her lahza vü her zamân ü her dem

    1Gönlüme aşk derdinden gam sal;

    2her lahza, her zaman, her nefes.

    İkinci dize zamanı üç kez ölçüyor ve hiç boşluk bırakmıyor. İstenen gam sürekli olmalı; kesintisizlik talebi acıyı bir duygudan çok bir düzene benzetiyor.

  4. 4

    Aşk içre şevküm artur

    Şevk ile zevküm artur

    1Aşk içinde şevkimi durmadan artır;

    2şevkle birlikte zevkimi de artır.

    Şevk ile zevk aynı beyitte artırılıyor; acı ile haz arasındaki sınır siliniyor. Mecnûn için aşkın şiddeti azaldıkça değil, büyüdükçe katlanılır hâle geliyor.

  5. 5

    Her handa ki âlem içre gam var

    Kıl gönlümi ol gama

    1Âlemde nerede bir gam varsa,

    2gönlümü o gama tutsak et.

    Dünyadaki bütün gam tek bir gönle çağrılıyor. İstek cömert görünüyor ama bedeli açık: Bir insan, kendisine ait olmayan acıları da taşımaya gönüllü oluyor.

  6. 6

    Endîşe-i akldan cüdâ kıl

    Aşk ile âşinâ kıl

    1Beni aklın kaygısından ayır;

    2aşkla her zaman tanış kıl.

    Akıl burada bilgi değil kaygı üretiyor; Mecnûn ondan ayrılmayı istiyor. Aşkla tanış olmanın şartı düşünmeyi bırakmak olunca, delilik bir kayıp değil bir izin belgesi hâline geliyor.

  7. 7

    Artur mana zevk ü şevk-ı Leylî

    Dâim mana anda kıl

    1Leylâ’nın zevkini ve şevkini bende artır;

    2onda bana sürekli tecelli et.

    Kâbe’nin ortasında adı geçen tek isim Leylâ oluyor ve ondan tecelli isteniyor. Mesnevinin en cesur anı burada: İbadet yönü sevgiliye çevriliyor.

  8. 8

    Çohdur benî Âdem içre

    Et gönlümi vahşet ile mu‘tâd

    1İnsanoğlu arasında haksızlık çok;

    2gönlümü ıssızlığa alıştır.

    İnsanlar arasında haksızlık çok denip yalnızlığa alışmak isteniyor. Mecnûn’un çöle çıkışı böylece bir cinnet değil, gerekçesi söylenmiş bir tercih olarak görünüyor.

  9. 9

    Bir mülkde ver mana karârı

    Kim yetmeye âdemî gubârı

    1Bana öyle bir ülkede karar ver ki

    2oraya insan tozu bile ulaşmasın.

    Son dilek bir yer isteği: İnsan tozunun bile ulaşmadığı bir ülke. Mecnûn aşkı istemekle başladığı duayı insanlardan uzaklaşma isteğiyle kapatıyor; kavuşma yerine ıssızlık dileniyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak’taki Leylâ vü Mecnûn metninin 142173 numaralı sürümünden 1112–1120 numaralı beyitler alındı. Bölüm, Mecnûn’un Kâbe’de ettiği duanın mesnevi kısmıdır; hemen ardından gelen gazel ayrı kayıtta verilmiştir. İlk beyitteki “bû” yazımı “bu” olarak düzeltildi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûnFuzûlî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

harem-serâ

Dokunulmaz, kutsal saray; burada Kâbe

ma‘bed

İbadet edilen yer

kâim

Ayakta duran, varlığını sürdüren

müdâm

Sürekli, aralıksız

hemîşe

Daima, her zaman

tecellî

Görünme, belirme

bî-dâd

Adaletsizlik, haksızlık

giriftâr

Tutulmuş, yakalanmış