Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn
Dostun kayıtsızlığından feleğin acımasızlığına, kavuşma yolunun tehlikelerinden rehbersizliğe uzanan engelleri sıralayan ve Fuzûlî'nin yüzündeki gözyaşı renkleriyle kapanan gazel.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dost felek bî-rahm ü devran
Derd çoh hem-derd yoh düşmen kavî tâli' zebûn
1Dost kayıtsız, felek acımasız, zaman kararsızdır.
2Dert çok, dert ortağı yok; düşman güçlü, talih güçsüzdür.
- 2
Sâye-i ümmîd zâ'il âfitâb-ı şevk germ
Rütbe-i âlî pâye-i tedbîr dûn
1Umut gölgesi yok olmuş, şevk güneşi yakıcıdır.
2Ters talihin derecesi yüksek, tedbirin basamağı alçaktır.
İkinci beyit iki ışık ögesini karşı karşıya koyar: umut gölgesi çekilmiş, şevk güneşi kızgındır. Ardından yükseklik ile alçaklık ekseni gelir; ters talihin rütbesi yüksek, tedbirin basamağı alçaktır.
- 3
Akl dun-himmet sadâ-yı tâ'ne yer yerden bülend
Baht kem-şefkat belâ-yı ışk gün günden füzûn
1Akıl himmetsizdir; kınama sesleri her yerden yükselir.
2Baht az şefkatlidir; aşk belası günden güne artar.
Üçüncü beyit sesleri devreye sokar: kınama her yerden yükselir. Aklın himmetsizliği ile bahtın şefkatsizliği aynı düzlemde anılır, aşk belası ise `gün günden` artan bir eğri çizer.
- 4
Men garîb ü râh-ı mülk-i vasl pür-teşvîş ü mekr
Men harîf-i ü dehr pür-nakş-ı füsûn
1Ben garibim; kavuşma ülkesinin yolu kaygı ve hile doludur.
2Ben saf yürekli bir adamım; dünya aldatıcı nakışlar ve büyülerle doludur.
Dördüncü beyit birinci tekile döner ve iki karşıtlık kurar: garip kişiye karşı hileli yol, `sâde-levh` kişiye karşı nakışlı dünya. Saflık burada erdem değil, aldanmaya açık bir zayıflık olarak konur.
- 5
Her cilvesi bir seyl-i tûfân-ı belâ
Her hilâl-ebrû kaşı bir ser-hat-ı meşk-i cünûn
1Her servi boylunun cilvesi bir bela tufanıdır.
2Her hilal kaş, delilik meşkinin başlangıç çizgisidir.
Beşinci beyit güzellik ögelerini tehlikeye çevirir: servi boyun cilvesi bela tufanı, hilal kaş delilik meşkinin ilk çizgisidir. `Ser-hat` yazı dersinin başlangıç satırını imler; delilik öğrenilen bir şey gibi anlatılır.
- 6
Yelde berg-i lâle tek temkîn-i dâniş bî-sebât
Suda aks-i serv tek te'sir-i devlet
1Bilginin temkini, rüzgârdaki lale yaprağı gibi kararsızdır.
2İkbalin etkisi, sudaki servi yansıması gibi ters dönmüştür.
Altıncı beyit iki kırılgan görüntü verir: rüzgârda titreyen lale yaprağı ve suda ters duran servi aksi. Birincisi bilgi temkininin kararsızlığını, ikincisi ikbalin baş aşağı çalışan etkisini gösterir.
- 7
Ser-had-i matlûba pür-mihnet tarîk-i imtihân
Menzil-i maksûda pür-âsîb râh-ı âzmûn
1Arzulanan sınıra giden sınav yolu mihnet doludur.
2Amaç menziline giden deneme yolu afetlerle doludur.
Yedinci beyit yolculuğu iki eş yapılı dizeyle kurar: `ser-had` ile `menzil` hedefleri, `tarîk` ile `râh` yolları adlandırır. İki yol da doludur, ama mihnet ve afetle; ilerlemek engelin kendisiyle ölçülür.
- 8
nevâ-yı çeng tek perde-nişîn
Sâğar-ı işret habâb-ı sâf-ı sahbâ tek nigûn
1Amacın güzeli, çeng sesi gibi perde arkasındadır.
2Neşe kadehi, duru şarabın kabarcığı gibi baş aşağıdır.
Sekizinci beyit iki meclis nesnesi getirir: perde ardındaki çeng sesi ve baş aşağı dönmüş kadeh. Hedef duyulur ama görünmez, neşe elde tutulur ama boşalmıştır; erişilmezlik iki duyuya birden yayılır.
- 9
Tefrika hâsıl tarîk-i mülk-i cem'iyyet mahûf
Ah bilmen neyleyem yoh bir muvâfık reh-nümûn
1Birlik ülkesinin yolunda ayrılık doğmuş; yol korkuludur.
2Ah, ne yapacağımı bilmiyorum; uygun bir rehber yoktur.
Dokuzuncu beyit birlik ile ayrılığı aynı yolda buluşturur: cem'iyyet ülkesinin yolunda tefrika doğmuştur. Şair burada ilk kez doğrudan `ah` der; şikâyet, rehbersizlik itirafıyla çaresizliğe bağlanır.
- 10
Çihre-i zerdin Fuzûlî'nün dutupdur eşk-i âl
Gör ana ne rengler geçmiş
1Fuzûlî'nin sarı yüzünü kızıl gözyaşı kaplamıştır.
2Mavi göğün onun başına ne türlü renkli oyunlar getirdiğine bak.
Makta renk düzenine geçer: sarı yüzü kızıl gözyaşı kaplar, arkada mavi gök durur. `Rengler geçmiş` deyişi hem bu üç rengi hem feleğin oynadığı oyunları taşır; şikâyet kişisel bir yüz tasvirinde toplanır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'ın 140803 numaralı sabit revizyonundaki tek poem gövdesi incipitten kapanışa kadar esas alındı; 20 dize korundu. Revizyon SHA-1 (base36) 6g8dk12gw6i3pw7a0eqzabkziesxra6. Sabit sayfa şiiri gazel olarak inceleyen akademik çalışmayı ve şiire özgü vezni ayrıca bağlar; sayfanın Kasideler kategori etiketi bu biçim bilgisiyle uyuşmuyor. Sayfadaki vezin yazımı “fâîlâtün fâîlâtün fâîlâtün fâîlün”dür; aynı kalıp yaygın olarak “Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün” biçiminde de yazılır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara suFuzûlî · Kaside→
Açılış beyti altı kısa hükmü art arda dizer: dost, felek, devran, dert ortağı, düşman ve talih. Cümlelerin hepsi olumsuzla bağlandığı için yardımın nereden geleceği sorusu daha ilk dizede boşlukta kalır.