Medeniyyet
Gökalp'in kültür ile medeniyet ayrımını iki benzetmeyle anlattığı manzume: Avrupa bir akademi, medeniyet bir konser. Her ulus bir kürsü ya da bir çalgı.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Avrupa bir akademi âzaları milletler;
Her biri bir nurlu deha, çünkü ayrı harsı var.
1Avrupa bir akademidir, üyeleri milletlerdir;
2her biri aydın bir dehadır, çünkü ayrı kültürü var.
- 2
Avrupa bir , hocaları milletler;
Her birinin ihtisası, bir örneksiz dersi var.
1Avrupa bir üniversitedir, hocaları milletlerdir;
2her birinin bir uzmanlığı, benzersiz bir dersi var.
İkinci benzetme birinciyi tamamlıyor: üye değil hoca. Her ulusun verecek bir dersi olduğu fikri, taklitçilik ile özgünlük arasındaki tartışmaya bir cevap.
- 3
Bu nurlardan biri sönse medeniyyet loş kalır;
Derslerinden biri durur, bir kürsüsü boş kalır.
1Bu ışıklardan biri sönse medeniyet loş kalır;
2derslerinden biri kesilir, bir kürsüsü boş kalır.
Kayıp herkesin kaybı olarak kuruluyor. Bir kültürün yok olması yalnız o kültürün meselesi değil; bütün yapının aydınlığı azalıyor. Sönen ışık ile boş kalan kürsü aynı eksilmeyi hem görsel hem kurumsal düzeyde anlatıyor.
- 4
Medeniyyet, yazılacak bir kitap;
Her faslını bir milletin harsı teşkil edecek.
1Medeniyet, uluslararası yazılacak bir kitaptır;
2her bölümünü bir ulusun kültürü oluşturacak.
Üçüncü benzetme kitap ve seçilen zaman kipi önemli: “teşkil edecek”. Medeniyet tamamlanmış bir miras değil, hâlâ yazılmakta olan bir metin. Her milletin kültürü bir fasıl sayılınca da katkı zorunlu hâle geliyor — Ziya Gökalp'in “hars” ile “medeniyet” ayrımı bu iki dizede uygulamaya dönüşüyor.
- 5
Medeniyyet bir konser ki birçok çalgı, saz
Birleşmekle bir ahengi ancak tekmil edecek.
1Medeniyet bir konserdir; birçok çalgı, saz, rebap
2ancak birleşerek bir uyumu tamamlayacak.
Dördüncü ve en somut benzetme. Konserde çalgılar birbirine benzemez, benzemedikleri için uyum kurulur — farkın kendisi şart koşuluyor. Uyum, tek seslilikten değil her çalgının kendi tınısını koruyarak birleşmesinden doğuyor.
- 6
Bu kitabın bir mebhası eksik olsa okunmaz;
Bir âleti yoksa, ahenk gönüllere dokunmaz.
1Bu kitabın bir bölümü eksik olsa okunmaz;
2bir çalgısı yoksa uyum gönüllere dokunmaz.
Kitap ve konser benzetmeleri son beyitte birleşiyor. Eksik bölüm okunmayı, eksik çalgı duygulanmayı engelliyor: yokluk hem anlamı hem etkiyi bozuyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141247 numaralı sürüm esas alındı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Nabızlarımda vuran duygular ki tarihinZiya Gökalp · Manzume→
Benzetme dikkat çekici biçimde eşitlikçi: Avrupa bir üstünlük değil, üyelerden oluşan bir kurul. Farkın kaynağı ırk değil “hars”, yani kültür — Gökalp'in Turan'daki dilinden belirgin biçimde ayrılıyor.