Terâne-i Garam
Sevgiyi iki kalbin ortak atışıyla başlatan manzume, onu ömrün zindanındaki avize, sanatın kaynağı ve bilimden medeniyete bütün ilerlemenin yaratıcı ısısı olarak yorumlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hem-hiss olarak çarpması bir an iki kalbin:
Arzın budur ancak bize va'dettiği lezzet!
1İki kalbin bir an aynı duyguyla çarpması:
2yeryüzünün bize vaat ettiği tek gerçek haz budur!
- 2
Yekdigerinin her iki dil abd ü esîri
Sultân ü perestârı olur: işte saâdet!
1İki gönlün her biri ötekinin kulu ve tutsağı,
2aynı zamanda hükümdarı ve tapınanı olur: mutluluk işte budur!
Karşılıklı sevgide efendi ile kul rolleri sabit değildir: her gönül ötekinin hem sultanı hem ona yönelen ‘perestâr’ıdır. Saadet, tek yanlı hükümden değil iki tarafın aynı anda hükmedip teslim olduğu bu dengeli karşılıklılıktan doğar.
- 3
Sevmek! o bir âvizesîdir mahbes-i ömrün...
Mâtemgeh-i 'âlemde o bir hande-i fıtrat!
1Sevmek! O, ömür zindanının avizesidir...
2Dünya denen yas yerinde tabiatın bir gülüşüdür!
Ömür zindan, dünya matem yeri olarak karanlık kurulurken sevgi tavandan ışık veren avize ve tabiatın gülüşü olur. İki imge de acıyı yok etmeden onun içinde aydınlık açar.
- 4
Yaldızlamış -ı harâbât-ı cihânı
Ümmîd ile, bûseyle, nevâzişle tabiat!
1Dünyanın viranelerindeki göz bebeklerini yaldızlamış,
2umut, öpüş ve okşayışla tabiat!
‘Harâbât-ı cihan’ dünyayı gözleri bulunan büyük bir yıkıntı gibi kurar. Dize sonunda özne olarak beliren tabiat, bu göz bebeklerini umut, öpüş ve okşayışla parlatır; sevgi harabeye yalnız süs değil yeniden görme kudreti kazandırır.
- 5
Tazyîk ederek bir deheni berdihen eyler
Esvât-ı ekâzibi hemaheng-i hakîkat!
1Bir ağzı başka bir ağza bastırarak
2yalan sesleri hakikatle uyumlu hâle getirir!
Öpüş doğrudan adı verilmeden iki ağzın birleşmesiyle anlatılır. Konuşmanın yalan üreten sesleri susar; bedensel temas, sözün başaramadığı hakikat uyumunu kurar.
- 6
Sevmek! Şeb-i ervâha dogan !
Dogmazsa o yıldız sararır cebhe-i ismet!
1Sevmek! Ruhların gecesinde doğan çift ışıklı yıldız!
2O yıldız doğmazsa masumiyetin alnı sararır!
Sevgi karanlık ruh gecesine tek değil ‘katlanmış’ ışık verir; iki kalbin birlikteliği yıldızın çiftliğine taşınır. Işığın yokluğu yalnız mutsuzluk değil masumiyetin hastalanmasıdır.
- 7
Bir damla mürekkepte bulur nükte sevenler,
Bir nefha-i neyden çıkarır lahn-ı meserret!
1Sevenler bir damla mürekkepte nükte bulur;
2bir ney soluğundan sevinç ezgisi çıkarır!
Sevgi yazı ve musikide küçücük maddelerden büyük anlam üretir: bir damla mürekkep nükteye, tek nefes sevince dönüşür. Böylece yaratıcı sanat sevginin çoğaltıcı gücü sayılır.
- 8
Sevmek! Bunun esmârıdır âsâr-ı terakkî,
Tarih ile fen, felsefse, san'at, medenniyet!
1Sevmek! İlerleme eserleri onun meyveleridir:
2tarih, bilim, felsefe, sanat ve medeniyet!
Şiir özel duygudan geniş bir medeniyet savına sıçrar: tarih, bilim, felsefe, sanat ve medeniyet sevmenin meyveleri sayılır. Böylece iki kalbin yakınlığı, yalnız kişisel saadetin değil insanlığın biriktirdiği düşünce ve üretimin de yaratıcı kaynağına dönüşür.
- 9
'Aşk olmasa mâ'nası nedir fasl-ı baharın?
Aşk olmasa bîfâidedir nûr-ı melâhat!
1Aşk olmasa bahar mevsiminin anlamı nedir?
2Aşk olmasa güzelliğin ışığı yararsızdır!
Bahar ve güzellik kendi başlarına yeterli değer sayılmaz; onları anlamlı kılan seven bakıştır. Soru biçimi, tabiatın ve estetiğin anlamını ilişkiye bağımlı kılar.
- 10
Aşk olmasa inmezdi yere şi'r ü terâne;
Sevmek! Bu heves olmasa dogmazdı dehâet!
1Aşk olmasa şiir ve ezgi yeryüzüne inmezdi;
2sevmek hevesi olmasa deha doğmazdı!
Şiir ve ezgi gökten inen armağanlar gibi tasarlanır; onları yere çağıran aşktır. İkinci dize aynı kaynağı yaratıcı dehaya genişletir: estetik söz ve olağanüstü yaratma gücü, sevme arzusunun iki ayrı ürünü olur.
- 11
Bir digerinin kalbini edebilmek
Şartıyla tabita veriyor kalbe hararet!
1Bir kalbin ötekinin kalbini ısıtabilmesi şartıyla
2tabiat, kalbe sıcaklık veriyor!
Tabiatın kalbe verdiği sıcaklık koşulludur: bir kalp bu ısıya ancak başka bir kalbi ısıtabiliyorsa erişir. Sevgi böylece tek kişide tüketilen bir duygu değil, verildikçe geri dönen ve iki tarafı canlı tutan bir enerji olur.
- 12
Yekdigere hayrân yaşayan gözlere karşı
Birkaç senelik ömre gelir bir ebediyyet!
1Birbirine hayran yaşayarak bakan gözlerin önünde
2birkaç yıllık ömür bir sonsuzluğa dönüşür!
Şiir biyolojik süreyi uzatmaz; karşılıklı bakış kısa ömrün deneyim değerini sonsuzlaştırır. İlk beyitteki ortak kalp atışı burada ortak bakışa dönüşür.
- 13
Gerçi sevişenler de bu gamhânede aglar,
Lâkin dökülen gözyaşı elmas gibi parlar!
1Gerçi sevenler de bu keder evinde ağlar;
2ama dökülen gözyaşı elmas gibi parlar!
Kapanış sevginin acıyı ortadan kaldırmadığını kabul eder. Fark, gözyaşının yok olması değil değerli taşa dönüşmesidir; ilk bölümlerdeki zindan ve matem, parlayan elmasla estetik anlam kazanır.
Metnin kaynağı
162526 numaralı ana sayfa Mehâsin 1 taramasının Sayfa 50-51 A1 aralığını aktarır. Exact Page oldid'leri 156591 ve 156593'tür; şiir Sayfa 50'de ‘Terane-i Garam - Tarz-ı Kadim -’ başlığıyla başlar, Sayfa 51'de Cenab Şahabeddin imzasıyla biter. Başlangıç/bitişteki dosya görselleri, başlık, ara başlık ve imza gövdeye katılmadı. ‘felsefse’, ‘tabita’, ‘dehâet’ ve benzeri aktarım biçimleri özgün metinde korunur; günümüz Türkçesinde bağlamca ‘felsefe’, ‘tabiat’ ve ‘deha’ diye yorumlandığı burada ve modifications alanında açıklanır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Gelmiş bu cây-ı rûşen-i pakîze hey'eteCenab Şahabeddin · Sone→
Şiir sevgiyi soyut tanımla değil eşzamanlı iki kalp atışıyla başlatır. Dünya hayatının bütün vaatleri tek bir ortak duygu anına indirgenir; beden, düşünceden önce ortaklığı duyurur.