Şiirler/Fuzûlî/Mende Mecnûn’dan füzûn âşıklık isti‘dâdı var
Kaynaklı metin
Gazel · 16. yüzyıl

Mende Mecnûn’dan füzûn âşıklık isti‘dâdı var

Fuzûlî’nin âşıklık kudretini Mecnûn’la karşılaştırdığı, aşk yolundaki tehlike ve sabrı işlediği iddialı gazel.

Günümüz Türkçesi
Özgün metin
  1. 1

    Mende Mecnûn’dan füzûn âşıklık isti‘dâdı var

    Âşık-ı sâdık menem, Mecnûn’un ancak adı var

    Günümüz Türkçesi +

    1Bende Mecnun’dan daha fazla âşık olma yeteneği var.

    2Gerçek sadık âşık benim; Mecnun’un yalnızca adı kalmış.

    Beyit yorumu +

    Fuzûlî daha ilk beyitte aşk tarihinin yıldızına meydan okuyor: Mecnun’un şöhreti varsa onun yaşanmış acısı var. Bu iddia, gazelin sesini bir anda yükseltiyor.

  2. 2

    N’ola kan tökmekte mâhir ola çeşmim merdümü

    Nutfe-i kâbildir ol, gamzen kimi üstâdı var

    Günümüz Türkçesi +

    1Göz bebeğim kan dökmekte usta olsa şaşılır mı?

    2O yetenekli bir öğrencidir; senin yan bakışın gibi bir ustası var.

    Beyit yorumu +

    Göz bebeği kanlı yaş dökmeyi öğrenen bir çırak, sevgilinin yan bakışı da ona ders veren usta. Fuzûlî yaralanmayı bile nükteli bir eğitim sahnesine çeviriyor.

  3. 3

    Kıl tefâhur kim senin hem var benim tek âşıkın

    Leylî’nin Mecnûn’u, Şîrîn’in eğer Ferhâd’ı var

    Günümüz Türkçesi +

    1Övün; çünkü senin de benim gibi bir âşığın var.

    2Leyla’nın Mecnun’u, Şirin’in de Ferhat’ı varsa senin de ben varım.

    Beyit yorumu +

    “Leyla’nın Mecnun’u, Şirin’in Ferhat’ı varsa senin de Fuzûlî’n var.” Sevgiliyi över gibi başlayan beyit, ustaca dönüp şairin kendi değerini ilan ediyor.

  4. 4

    Ehl-i temkînem, beni benzetme ey gül bülbüle

    Derde yok sabrı onun, her lâhza bin feryâdı var

    Günümüz Türkçesi +

    1Ey gül, beni bülbüle benzetme; ben dayanıklılık sahibiyim.

    2Onun derde sabrı yok; her an bin feryadı var.

    Beyit yorumu +

    Divan şiirinin ünlü âşığı bülbül burada beklenmedik biçimde küçümseniyor: Çok ötüyor, çünkü acıya sabrı yok. Fuzûlî’ye göre gerçek aşkın sesi daha az, dayanma gücü daha büyük.

  5. 5

    Öyle bed-hâlim ki ahvâlim görende şâd olur

    Her kimin kim devr cevrinden dil-i nâ-şâdı var

    Günümüz Türkçesi +

    1Öyle kötü durumdayım ki hâlimi gören sevinir.

    2Devrin eziyeti yüzünden gönlü mutsuz olan herkes benden iyi durumda olduğunu anlar.

    Beyit yorumu +

    Şair öyle perişan ki onu gören dertli bile “Ben yine iyiyim” diye seviniyor. Karanlık bir mizah taşıyan bu abartı, acının büyüklüğünü tek cümlede hissettiriyor.

  6. 6

    Gezme ey gönlüm kuşu gâfil fezâ-yı aşkta

    Kim bu sahrânın güzer-gâhında çok sayyâdı var

    Günümüz Türkçesi +

    1Ey gönül kuşum, aşk göğünde dikkatsizce dolaşma.

    2Bu ovanın geçitlerinde çok avcı var.

    Beyit yorumu +

    Gönül, açık gökyüzünde özgürce uçtuğunu sanan bir kuş; oysa aşk kırının her geçidinde bir avcı bekliyor. Beyit özgürlük duygusunu bir anda tehlikeye çeviriyor.

  7. 7

    Ey Fuzûlî, aşk men‘in kılma nâsihden kabûl

    Akl tedbîridir ol, sanma ki bir bünyâdı var

    Günümüz Türkçesi +

    1Ey Fuzûlî, öğütçünün ‘aşktan vazgeç’ sözünü kabul etme.

    2O yalnız aklın tedbiridir; sağlam bir temeli olduğunu sanma.

    Beyit yorumu +

    Dışarıdan bakan akıl “vazgeç” der; yaşayan kalp bunun boş bir tedbir olduğunu bilir. Fuzûlî finalde öğüdü değil, bizzat deneyimlediği aşkı seçiyor.

Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak’taki 140488 numaralı sürüm esas alındı; Azerbaycan sahası söyleyiş özellikleri korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.