Mende Mecnûn’dan füzûn âşıklık isti‘dâdı var
Fuzûlî’nin âşıklık kudretini Mecnûn’la karşılaştırdığı, aşk yolundaki tehlike ve sabrı işlediği iddialı gazel.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Mende Mecnûn’dan âşıklık isti‘dâdı var
Âşık-ı sâdık menem, Mecnûn’un ancak adı var
1Bende Mecnun’dan daha fazla âşık olma yeteneği var.
2Gerçek sadık âşık benim; Mecnun’un yalnızca adı kalmış.
- 2
N’ola kan tökmekte mâhir ola çeşmim merdümü
Nutfe-i kâbildir ol, gamzen kimi üstâdı var
1Göz bebeğim kan dökmekte usta olsa şaşılır mı?
2O yetenekli bir öğrencidir; senin yan bakışın gibi bir ustası var.
Göz bebeği kanlı yaş dökmeyi öğrenen bir çırak, sevgilinin yan bakışı da ona ders veren usta. Fuzûlî yaralanmayı bile nükteli bir eğitim sahnesine çeviriyor.
- 3
Kıl kim senin hem var benim tek âşıkın
Leylî’nin Mecnûn’u, Şîrîn’in eğer Ferhâd’ı var
1Övün; çünkü senin de benim gibi bir âşığın var.
2Leyla’nın Mecnun’u, Şirin’in de Ferhat’ı varsa senin de ben varım.
“Leyla’nın Mecnun’u, Şirin’in Ferhat’ı varsa senin de Fuzûlî’n var.” Sevgiliyi över gibi başlayan beyit, ustaca dönüp şairin kendi değerini ilan ediyor.
- 4
Ehl-i temkînem, beni benzetme ey gül bülbüle
Derde yok sabrı onun, her lâhza bin feryâdı var
1Ey gül, beni bülbüle benzetme; ben dayanıklılık sahibiyim.
2Onun derde sabrı yok; her an bin feryadı var.
Divan şiirinin ünlü âşığı bülbül burada beklenmedik biçimde küçümseniyor: Çok ötüyor, çünkü acıya sabrı yok. Fuzûlî’ye göre gerçek aşkın sesi daha az, dayanma gücü daha büyük.
- 5
Öyle bed-hâlim ki ahvâlim görende şâd olur
Her kimin kim devr cevrinden dil-i nâ-şâdı var
1Öyle kötü durumdayım ki hâlimi gören sevinir.
2Devrin eziyeti yüzünden gönlü mutsuz olan herkes benden iyi durumda olduğunu anlar.
Şair öyle perişan ki onu gören dertli bile “Ben yine iyiyim” diye seviniyor. Karanlık bir mizah taşıyan bu abartı, acının büyüklüğünü tek cümlede hissettiriyor.
- 6
Gezme ey gönlüm kuşu gâfil fezâ-yı aşkta
Kim bu sahrânın güzer-gâhında çok sayyâdı var
1Ey gönül kuşum, aşk göğünde dikkatsizce dolaşma.
2Bu ovanın geçitlerinde çok avcı var.
Gönül, açık gökyüzünde özgürce uçtuğunu sanan bir kuş; oysa aşk kırının her geçidinde bir avcı bekliyor. Beyit özgürlük duygusunu bir anda tehlikeye çeviriyor.
- 7
Ey Fuzûlî, aşk men‘in kılma nâsihden kabûl
Akl tedbîridir ol, sanma ki bir bünyâdı var
1Ey Fuzûlî, öğütçünün ‘aşktan vazgeç’ sözünü kabul etme.
2O yalnız aklın tedbiridir; sağlam bir temeli olduğunu sanma.
Dışarıdan bakan akıl “vazgeç” der; yaşayan kalp bunun boş bir tedbir olduğunu bilir. Fuzûlî finalde öğüdü değil, bizzat deneyimlediği aşkı seçiyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 140488 numaralı sürüm esas alındı; Azerbaycan sahası söyleyiş özellikleri korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Âşiyân-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadırFuzûlî · Gazel→
Fuzûlî daha ilk beyitte aşk tarihinin yıldızına meydan okuyor: Mecnun’un şöhreti varsa onun yaşanmış acısı var. Bu iddia, gazelin sesini bir anda yükseltiyor.