Mest-i aşkın bâde-i gül-gûnu la'l-i yâridir
Aşkın şarabı sevgilinin dudağı, kadehi ise gonca ağzıdır. Şair, söz söylemenin gamdan kurtarmadığını; tersine konuşanı bağlayan bir tuzak olduğunu anlatır. Son beyit, sevgili ya da yardımcı suretinden herkese düşen yansımayı bir ölçü ilişkisi içinde, özneyi zorlamadan verir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Mest-i aşkın la'l-i yâridir
Gonca-i şîrîn-dehânı sâgar-ı ser-şârıdır
Kayd-ı gamdan bulmaz rehâ
Tûtîye dâm-ı felâket rişte-i güftârıdır
Bülbül-âsâ nâle-sâz olmak becâdır âşıka
kim sahn-ı belâ gülzârıdır
Zâhirin unvân-ı bâtın olduğunu tebyîn için
Herkesin miyâr-ı aks-i sûret-i dest-yârıdır
1Aşk sarhoşunun gül renkli şarabı sevgilinin lal dudağıdır;
2tatlı ağızlı goncası onun ağzına dek dolu kadehidir.
3Sözün ince anlamlarını işleyen şair, gam bağından kurtulamaz;
4çünkü söz ipliği papağan için felaket tuzağıdır.
5Âşığın bülbül gibi inlemesi yerindedir;
6zira yara dolu göğsü, bela meydanının gül bahçesidir.
7Dış görünüşün iç dünyanın başlığı olduğunu açıklamak için
8herkesin ölçüsü, sevgili/yardımcı suretinden taşıdığı yansımadır.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şarap, kadeh, papağan ve bülbül imgeleri ses ile sarhoşluğu aynı düzlemde buluşturur. Şairin sözü kurtuluş değildir; sözün ipliği onu bağlar. Kapanıştaki güç tamlama, herkesi doğrudan ölçü aleti saymak yerine, kişinin sevgili/yardımcı suretinden taşıdığı akis ile ölçülmesi ihtimali korunarak çevrilmiştir.