Mest-i mey-i hoşgüvâr-ı aşkız
Aşk şarabıyla sarhoş, kavuşma umudundan vazgeçmiş ve aşk ateşinde yanmayı değer sayan çoğul âşık sesi.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Mest-i mey-i -ı aşkız
Mecnun gibi
Her dem nola olursak
Üftâde-i rehgüzâr-ı aşkız
Baş eğmez isek aceb mi dehre
şeh-i diyâr-ı aşkız
Yok bizde ümîd-i vasl-ı dildâr
Gark-ı yem-i
Cevrî sözümüzde söz vardır
Zîrâ ki
1Aşkın hoş şarabıyla sarhoşuz.
2Mecnun gibi kararsızız.
3Her an ayak altında kalsak ne çıkar?
4Aşk yoluna düşmüş kimseleriz.
5Dünyaya baş eğmememize şaşılır mı?
6Aşk ülkesinin Cem mertebeli hükümdarıyız.
7Sevgiliye kavuşma umudumuz yoktur.
8Aşkın kıyısız denizine batmışız.
9Cevrî, sözümüzün içinde değerli bir söz vardır.
10Çünkü aşk ateşinde yanmışız.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Cevrî İbrâhîm Çelebi adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Kısa gazel çoğul bir âşık topluluğunun sesini yükseltir. Ayak altında kalmak ve kavuşma umudunu yitirmek onları küçültmez; aşk ülkesinde Cem mertebesinde hükümdardırlar. Son beyitte “sözümüzde söz vardır” ifadesi, aşk ateşinde yanmış olmayı şiirin değer ve doğruluk ölçüsüne dönüştürür.