Mevālį zümresinüñ aķdemi ol źāt-ı Ǿālį-şān
Şinâsî-zâde Efendi'nin harap evi mühendisçe tasarımla yenilemesi, görev geçmişi ve yapının güzelliğiyle 1156'da tarihlenir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
ol źāt-ı Ǿālį-şān
Ħarāb-ābād iken bu mesken-i pāk-i
1İlim sınıfının en kıdemlisi olan o yüce kişi,
2bu temiz, sevinç veren mesken harap durumdayken,
- 2
olup sāǾį
Binā vü ŧarĥ-ı raǾnā fikr iderdi beyt-i aǾlāyı
1mühendis yaratılışıyla sınırlarını belirlemeye çalışıp,
2yüce evin güzel yapısını ve tasarımını düşündü.
‘Mühendis-kâr’ yaratılış, ev sahibinin yapıya bilinçli bir tasarımla yaklaştığını gösterir. Sınırları belirleme, bina ve güzel planı düşünme adımları, harap meskenin rastlantısal değil hesaplanmış bir mimari emekle dönüşeceğini anlatır.
- 3
İki defǾa olup Eyüb ü soñra Filibe’ye ķāđį
Varup iffetle icrā itmişidi
1İki kez Eyüp'e, sonra Filibe'ye kadı olup,
2giderek parlak şeriatı iffetle uygulamıştı.
Eyüp ve Filibe kadılıkları, Şinâsî-zâde'nin ev yapımından önceki kamu görevlerini sıralar. Parlak şeriatı ‘iffetle’ uygulaması, meslekî hareketliliği yalnız makam değişikliği olarak değil, ahlâkî bir görev icrası olarak çerçeveler.
- 4
Cihānuñ rütbe fikri fāide itmez diyü soñra
Olup Śofya müşerref kıldı ol şehr-i feraĥ-zāyı
1Dünya makamını düşünmenin faydası yok deyip sonra,
2Sofya'ya giderek o ferah şehri şereflendirdi.
Dünya rütbesini düşünmenin yararsızlığı söylenirken, Sofya'ya gidiş yine şehri şereflendiren bir hareket sayılır. Beyit makam hırsını reddeder, fakat hizmetin kamusal değerini korur; kişinin itibarı unvandan çok bulunduğu yere kattığı ferahla ölçülür.
- 5
Gelüp soñra şurūǾ itdi bināya eyledi itmām
Ħudā Ǿömrin ziyāde ide oldı her cāyı
1Dönüp yapıya başladı ve onu tamamladı;
2Tanrı ömrünü artırsın, her yeri bayındır oldu.
Uzun görev dolaşımından sonra eve dönülür, inşaata başlanır ve yapı tamamlanır. Her yanın bayındır olması, ilk beyitteki harap durumun doğrudan karşılığıdır; Tanrı'nın ömrünü artırması duası da tamamlanan evle sahibinin hayatını birlikte sürdürür.
- 6
geçüp bu mıśraǾ-ı pāk oldı tārįħi
Şināsį-zāde zįbā yapdı bu beyt-i dilārāyı
1Gönlünden geçen bu temiz dize tarih oldu:
2Şinâsî-zâde bu gönül süsleyen evi güzel yaptı.
Son beyit tarih dizesinin şairin zihninden geçtiğini açıkça belirtir. Şinâsî-zâde'nin evi ‘zîbâ’ yapması, fiziksel yapımı gönül alan estetik sonuçla birleştirir; isim, yapı ve tarih hesabı tek cümlede kapanır.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih138-pdf1042; Târihler no.138, basılı 997/gerçek PDF 1042, basılı yıl 1156; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Mihr-i ruħsāruñ görüp āyinedeNazîr İbrahim · Muammâ/Lugaz→
Şinâsî-zâde, ilim ve yargı sınıfının en kıdemli kişisi diye tanıtılır; karşısında ise harap durumdaki temiz ve sevinç veren mesken vardır. Beyit, sahibin yüksek toplumsal konumuyla yenilenmeyi bekleyen ev arasında belirgin bir başlangıç karşıtlığı kurar.