Murabba
Doksan Üç Harbi'nin yıkımı karşısında Midilli'de yazılan; vatanın inleyişini Allah'ın sesi sayan ve asıl düşmanı 'sen-ben' kavgasında bulan dört bentlik murabba.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
ile terk edelim her emeli her hevesi,
Kıralım ise azmimize ;
İnledikçe eleminden vatanın her nefesi,
Gelin imdada diyor, bak budur Allah sesi!
1Bütün emelleri, bütün hevesleri içtenlikle bırakalım;
2azmimize engelse şu ten kafesini kıralım.
3Vatanın her nefesi acıdan inledikçe
4'Gelin imdada' diyor; bak, Allah'ın sesi budur.
- 2
Bize gayret yakışır merhamet Allah'ındır;
ne fakîrin ne şehinşâhındır;
Dinle feryadını kim terceme-i âhındır
İnledikçe bak ne diyor vatanın her nefesi...
1Bize çalışmak yakışır, merhamet Allah'ındır.
2Geleceğin hükmü ne yoksulun ne de padişahındır.
3Feryadını dinle; o, vatanın âhının tercümesidir.
4Bak, her nefesi inledikçe ne diyor.
İki uç -yoksul ile şehinşah- aynı cümlede yetkisiz bırakılıyor; geleceği kimse tek başına yazamıyor. Herkese düşen tek pay kalıyor: sonucu garanti etmeyen emek.
- 3
Mahv eder kendini bülbül bile hürriyet içün;
Çekilir mi bu belâ âlem-i pür mihnet içün?
Dîn içün, devlet içün, can çekişen millet içün,
Azme mi olurmuş bu çürük ?
1Bülbül bile hürriyet için kendini mahveder.
2Bu sıkıntı dolu dünya için o bela çekilir mi?
3Din için, devlet için, can çekişen millet için
4şu çürük ten kafesi azme engel olur muymuş?
Kafesteki bülbül klasik şiirin en tanıdık görüntüsü; Kemal onu süs olmaktan çıkarıp kanıta çeviriyor. Kuş bile canını veriyorsa insanın bedenini gerekçe göstermesi mazeret hâline geliyor.
- 4
Memleket bitti, yine bitmedi hâlâ sen, ben,
Bize bu hâl ile bizden büyük olmaz düşmen;
Dest-i a'dâdayız Allah içün ey ;
Yetişir terk edelim gayrı hevâ vü hevesi!
1Memleket bitti, 'sen-ben' kavgası hâlâ bitmedi.
2Bu hâlimizle bize bizden büyük düşman olmaz.
3Ey vatandaşlar, Allah için, düşmanın elindeyiz;
4yeter artık, bırakalım şu heves ve arzuları.
Şiir düşmanı dışarıda aramayı bırakıyor: en büyük zarar 'sen, ben' diye sürdürülen iç hesaplaşmadan geliyor. Bu teşhis kaybı bir talihsizlik olmaktan çıkarıp doğrudan sorumluluğa bağlıyor.
Metnin kaynağı
Metin Vikikaynak'ın 165526 numaralı revizyonundan alındı; dize sonlarındaki fazla boşluklar temizlendi. Murat Tan'ın 'Rumeli Kaybının Namık Kemal'in Şiir ve Piyeslerine Yansımaları' makalesinde (Dil ve Edebiyat Araştırmaları, S. 26, 2022) İsa Kocakaplan'ın 2009 neşrinden alınan metin, noktalama ve 'hâ'il / hâil' yazımı dışında bu okuyuşla örtüşüyor.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Âmâlimiz efkârımız ikbâl-i vatandırNamık Kemal · Şarkı→
Vatanın sesi burada bir mecaz değil, duyulabilir bir ses olarak sunuluyor. Şair onu Allah'ın sesine bağladığı anda yardıma gitmemek bir tercih olmaktan çıkıp itaatsizliğe dönüşüyor.