DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ömer Hulûsî/Mürşid İzin Âdem Özin Bildiñ İse Seyrân Seniñ
Gazel · 19. yüzyıl

Mürşid İzin Âdem Özin Bildiñ İse Seyrân Seniñ

Mürşidin izinden insanın özüne yürüyen gazel, kesrette vahdeti tatmayı, beden ve varlıktan vazgeçmeyi, yokluk yolunda rahmet suyuyla arınmayı anlatır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Mürşid izin âdem özin bildiñ ise seyrân seniñ

    Kesretde sırr vahdet meyin kandıñ ise hayrân seniñ

    1Mürşidin izini ve insanın özünü bildiysen seyir senindir.

    2Çoklukta birlik sırrının şarabına kandıysan hayranlık senindir.

    Matla ‘senin’ redifini kurar ve her kazancı bir şarta bağlar. Mürşidin izi dışarıda, âdemin özü içeridedir; ikisi birlikte bilinince seyir mülk gibi devredilir. Kanmak ise susuzluğun bitişi değil, hayranlığın başlangıcı sayılır.

  2. 2

    Şîrîn lebiñ diliñ bir kez kanan neyler meyi

    olup Hakk birligin gördüñ ise mihmân seniñ

    1Şirin dudağın, Kevser gibi dilin; ona bir kez kanan şarabı neylesin?

    2Halvete girip Hakk'ın birliğini gördüysen konuk senindir.

    İkinci beyit önceki şarabı geçersiz kılar: Kevser tadan ağız için mey artık fazlalıktır. Halvet kalabalıktan çekilmeyi anlatır ama sonucu konukluktur; yalnızlığa girenin karşısına ağırlanacak birinin çıkması beklenmedik bir dönüştür.

  3. 3

    Yoldan haber ister iseñ nâzik teniñ kıymak imiş

    Varlıklarıñ yağma idüp koydıñ ise cânân seniñ

    1Yoldan haber istersen nazik bedeninden vazgeçmek gerekmiş.

    2Bütün varlıklarını yağmalatıp bıraktıysan sevgili senindir.

    Üçüncü beyitte yolun haberi bir fiyat listesi gibi verilir: önce nazik ten, sonra bütün mülk. ‘Yağma’ sözü vazgeçişi düzenli bir bağıştan çıkarıp denetimsiz bir dağılmaya çevirir; elde kalan tek şey sevgilidir.

  4. 4

    Şâhım saña idüp yokluk yolın gösterdigi

    Sâfî kalup rahmet suyın yunduñ ise îmân seniñ

    1Şahım sana telkin verip yokluk yolunu gösterdi;

    2arınmış kalıp rahmet suyuyla yıkandıysan iman senindir.

    Dördüncü beyit telkini bir yol tarifi olarak anar; gösterilen yön varlık değil yokluktur. Yıkanma imgesi bu yokluğu kirden arınmayla eşler: iman, inanılan bir önerme değil sudan yeni çıkmış bir hâl gibi tarif edilir.

  5. 5

    Her gördigiñ hikmet deyü ile vasf eyleyüp

    Nutkıñ dirüp kalbiñ Hulûs yazdıñ ise fermân seniñ

    1Her gördüğünü hikmet diye arılıkla niteleyip

    2sözünü derleyerek kalbini yazdıysan, ey Hulûsî, ferman senindir.

    Mahlas beyti bakışı yargılamadan nitelemeye çevirir: görülen her şey hikmet sayılınca itiraz yerini tasvire bırakır. Sözü derleyip kalbi yazmak dağınık hâli metne dönüştürmektir; ferman da ancak böyle yazılmış bir kalpten çıkar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.6ecdcb51-eb8e-4906-9609-1ecdf1ed3d9a:pdf357-358-printed344-345-n270. Gerçek PDF görüntü 357-358, basılı s. 344-345'te 270 numarasıyla başlayıp sonraki numaradan önce biten tam 10 dize görsel olarak doğrulandı; basılı ölçü satırı esas alındı. Profil dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde ayrıca gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSeherde Âh İder Efgân Göñül İçre Yanan Bülbül
Seherde âh ider efgân göñül içre yanan bülbül
Ömer Hulûsî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

kesret

Çokluk

vahdet meyi

Birlik şarabı

kevser

Cennet ırmağı

halvet

Manevî yalnızlık

telkîn

Yol gösteren söz

saffet

Arılık