Mürşid İzin Âdem Özin Bildiñ İse Seyrân Seniñ
Mürşidin izinden insanın özüne yürüyen gazel, kesrette vahdeti tatmayı, beden ve varlıktan vazgeçmeyi, yokluk yolunda rahmet suyuyla arınmayı anlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Mürşid izin âdem özin bildiñ ise seyrân seniñ
Kesretde sırr vahdet meyin kandıñ ise hayrân seniñ
1Mürşidin izini ve insanın özünü bildiysen seyir senindir.
2Çoklukta birlik sırrının şarabına kandıysan hayranlık senindir.
- 2
Şîrîn lebiñ diliñ bir kez kanan neyler meyi
olup Hakk birligin gördüñ ise mihmân seniñ
1Şirin dudağın, Kevser gibi dilin; ona bir kez kanan şarabı neylesin?
2Halvete girip Hakk'ın birliğini gördüysen konuk senindir.
İkinci beyit önceki şarabı geçersiz kılar: Kevser tadan ağız için mey artık fazlalıktır. Halvet kalabalıktan çekilmeyi anlatır ama sonucu konukluktur; yalnızlığa girenin karşısına ağırlanacak birinin çıkması beklenmedik bir dönüştür.
- 3
Yoldan haber ister iseñ nâzik teniñ kıymak imiş
Varlıklarıñ yağma idüp koydıñ ise cânân seniñ
1Yoldan haber istersen nazik bedeninden vazgeçmek gerekmiş.
2Bütün varlıklarını yağmalatıp bıraktıysan sevgili senindir.
Üçüncü beyitte yolun haberi bir fiyat listesi gibi verilir: önce nazik ten, sonra bütün mülk. ‘Yağma’ sözü vazgeçişi düzenli bir bağıştan çıkarıp denetimsiz bir dağılmaya çevirir; elde kalan tek şey sevgilidir.
- 4
Şâhım saña idüp yokluk yolın gösterdigi
Sâfî kalup rahmet suyın yunduñ ise îmân seniñ
1Şahım sana telkin verip yokluk yolunu gösterdi;
2arınmış kalıp rahmet suyuyla yıkandıysan iman senindir.
Dördüncü beyit telkini bir yol tarifi olarak anar; gösterilen yön varlık değil yokluktur. Yıkanma imgesi bu yokluğu kirden arınmayla eşler: iman, inanılan bir önerme değil sudan yeni çıkmış bir hâl gibi tarif edilir.
- 5
Her gördigiñ hikmet deyü ile vasf eyleyüp
Nutkıñ dirüp kalbiñ Hulûs yazdıñ ise fermân seniñ
1Her gördüğünü hikmet diye arılıkla niteleyip
2sözünü derleyerek kalbini yazdıysan, ey Hulûsî, ferman senindir.
Mahlas beyti bakışı yargılamadan nitelemeye çevirir: görülen her şey hikmet sayılınca itiraz yerini tasvire bırakır. Sözü derleyip kalbi yazmak dağınık hâli metne dönüştürmektir; ferman da ancak böyle yazılmış bir kalpten çıkar.
Metnin kaynağı
Sabit kaynak DEU-AVESIS.6ecdcb51-eb8e-4906-9609-1ecdf1ed3d9a:pdf357-358-printed344-345-n270. Gerçek PDF görüntü 357-358, basılı s. 344-345'te 270 numarasıyla başlayıp sonraki numaradan önce biten tam 10 dize görsel olarak doğrulandı; basılı ölçü satırı esas alındı. Profil dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde ayrıca gömülü lisans cümlesi yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Seherde âh ider efgân göñül içre yanan bülbülÖmer Hulûsî · Gazel→
Matla ‘senin’ redifini kurar ve her kazancı bir şarta bağlar. Mürşidin izi dışarıda, âdemin özü içeridedir; ikisi birlikte bilinince seyir mülk gibi devredilir. Kanmak ise susuzluğun bitişi değil, hayranlığın başlangıcı sayılır.