Ne Süleymân ne Selîm’in kuluyuz
Esrar Dede dünya hükümdarlarına değil merhametli Rabbe kulluk ettiğini ilan eder. Yokluk ehli âriflerin hizmetini, cennet hurileri ve nimetlerinden bağımsız bir manevi bağlılık olarak öne çıkarır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ne Süleymân ne Selîm’in kuluyuz
Hazret-i ’in kuluyuz
Husrev-i âleme yok minnetimiz
Öyle bir şâh-ı kerîmin kuluyuz
Ârif-i
Sâlik-i merd-i adımın kuluyuz
Bendelik eyler isek kendinedir
Sanma biz kuluyuz
Pâdişâhâne edâyız Esrâr
Ya’ni kuluyuz
1Ne Süleyman’ın ne de Selim’in kuluyuz.
2Merhametli Rabbin kullarıyız.
3Dünya hükümdarına minnetimiz yok;
4öyle cömert bir şahın kullarıyız.
5Yokluk ehli âriflerin hizmetkârıyız.
6Doğru adım atan yol erinin kullarıyız.
7Kulluk ediyorsak yalnız O’nadır.
8Bizi huri ve cennet nimetlerinin kulu sanma.
9Ey Esrar, söyleyişimiz padişahlara yakışır;
10çünkü ulu Hünkâr’ın kullarıyız.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Esrar Dede adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Süleyman ve Selim adları dünyevi iktidarı somutlaştırır; karşılarına “Rabb-i Rahîm” ve “Hünkâr-ı azîm” konur. Şiirin padişahça edası bir böbürlenme değil, dünyevi minnetten kurtulmuş olmanın güvenidir.