DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Sefer Çağrısı
Tarihî kaynakta nazım şekli ayrıca sınıflandırılmadı · 17. yüzyıl

Sefer Çağrısı

Âşık Ömer baharla birlikte sefere çıkan İslam ordusunu tuğlar, kılıçlar ve geniş coğrafya imgeleriyle över. Karşı hükümdarı uyarırken asıl amacın taç ve vergi değil, dinî dava ve Kerbelâ şehitlerinin hatırası olduğunu söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    eyyâmı erdi her taraf buldu revâc

    Asker-i Islama arsa sahn-ı sahrâ-yı Mahac

    1İlkbahar günleri geldi, her taraf canlandı.

    2İslam askerine savaş alanı, Mahac ovasıdır.

    Baharın canlanışı bu kez gezinti değil sefer zamanını açar; Mahac ovası ordunun hareket alanı olur. Mevsimsel yenilenme ile askerî hazırlık yan yana getirilerek ordunun çıkışı doğal ve genişleyen bir güç gibi gösterilir.

  2. 2

    Hâzır ol vaktine ey kahbe kıralı gözün aç

    Yanma kalur mu gör bu olunan bî indiraç

    1Ey kral, zamanın geldi; hazır ol ve gözünü aç.

    2Bak, bu düzensiz iş yanında kalır mı?

    Kralın gözünü açıp vaktine hazırlanması istenir; ardından giriştiği düzensiz ve kayıtsız işin yanına kalmayacağı sorulur. İki dize, yaklaşan hesabı doğrudan muhataba yönelten sert bir uyarı kurar.

  3. 3

    aşma nâr-ı melâmet ola bir gün taht ü tac

    Niyyeti arz-ı gazâdır bunca bin er üstüne

    1Kınama ateşi bir gün tahtını ve tacını aşsın.

    2Bunca bin erin üstüne yönelen niyet savaşı göstermektir.

    Kınama ateşinin bir gün tahtı ve tacı aşması, hükümdarlığın eleştiriden korunamayacağını söyler. Binlerce erin üzerine yönelen gazâ niyeti de yaklaşan çatışmanın açık askerî maksadını bildirir.

  4. 4

    bî hadd ü pâyan tîg-ı cevher üstüne

    Tuğlar kaldırdı ser zerrin alemler üstüne

    1Cevherli kılıçların keskin ağızları sayısızca parlıyor.

    2Altın başlı sancakların üzerine tuğlar kaldırıldı.

    Sayısız cevherli kılıcın ağızları parlarken tuğlar altın başlı sancakların üstüne yükselir. Keskinlik, çokluk ve dikey bayrak görüntüsü ordunun hem silah gücünü hem düzenli görünüşünü birlikte büyütür.

  5. 5

    Akın etti pâdişâh-ı üstüne

    Sen gerek Malta’ya düş ister Kızıl elma’ya kaç

    1Yedi ülkenin padişahı üzerine akın etti.

    2İster Malta'ya düş, ister Kızılelma'ya kaç.

    Yedi ülkenin padişahı diye yüceltilen hükümdarın akını karşısında düşmana Malta ile Kızılelma arasında kaçış yolu gösterilir. Geniş coğrafya ve alaycı seçenek, kuşatıcı üstünlük iddiasını keskinleştirir.

  6. 6

    Askerin çokluğuna garrâlanırsm ey lâîn

    Dağıdır tahmîn ü re’yd fâsidjn tedbîr-i dîn

    1Ey lanetli, askerinin çokluğuyla böbürleniyorsun.

    2Bozuk düşüncen ve hesabın, dinin tedbirini dağıtamaz.

    Düşmanın asker çokluğuyla böbürlenmesi boş güven sayılır; bozuk düşünce ve hesabın din uğruna kurulan tedbiri dağıtamayacağı savunulur. Maddi sayı ile doğru olduğuna inanılan plan karşı karşıya getirilir.

  7. 7

    Gelmez isen sıdk ile îmâna olmazsın emîn

    Bed fiâlin gayete ermiş zevâlindir yakin

    1İçtenlikle imana gelmezsen güvende olmazsın.

    2Kötü işlerin son sınıra vardı; yok oluşun yakındır.

    İçten bir iman olmadan güvenliğe kavuşulamayacağı söylenir; kötü işlerin son sınırına varması da çöküşün yakınlığının gerekçesi yapılır. Birim teslimiyet çağrısını ahlaki hesapla birleştirir.

  8. 8

    Gayrı var ’ ın getürüp odlara saç

    Ey Ömer bilsen bu yollarda neler gitti ne er

    1Artık Lat ile Menat'ını getirip ateşe saç.

    2Ey Ömer, bu yollarda nice yiğidin gittiğini bilsen!

    Lat ile Menat’ın ateşe saçılması buyruğu putlardan kesin kopuş ister. Ardından Ömer’e bu yollarda nice yiğidin yitirildiği hatırlatılır; zafer çağrısının arkasındaki ağır insan bedeli görünür olur.

  9. 9

    İşbu da’vâ-yi mübîne merd olan merdler yeler

    Zahmının kanın siler durmaz gazâ tîgın siler

    1Bu açık dava uğruna mert olan yiğitler koşar.

    2Yarasının kanını siler, durmadan savaş kılıcını biler.

    Açıkça ilan edilen dava uğruna mertlerin koşması hareketi toplu bir ülküye bağlar. Yaralı savaşçının kanını silip kılıcını yeniden bilemesi, acıya rağmen mücadeleyi sürdürme iradesini somut iki eylemle gösterir.

  10. 10

    Bunca serbâzan Şehîd-i Kerbelâ kanın diler

    Devlet-i İslâm değil tâc ü harâca ihtiyâc

    1Bunca asker Kerbelâ şehidinin kanının hesabını ister.

    2İslam devletinin taç ve haraca ihtiyacı yoktur.

    Askerlerin Kerbelâ şehidinin kanının hesabını istemesi sefere tarihsel ve dinî bir hafıza yükler. Taç ve haraç ihtiyacının reddi ise hedefin hükümdarlık çıkarı ya da vergi kazancı olmadığını açıkça söyler.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Âşık Ömer isnadı kaynak başlığı, basılı numara ve görünür mahlasla bağlandı: Visible Ömer/Âşık Ömer in frozen historical body; comprehensive audit confirms attribution.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 Âşık Ömer baskısı; basılı No. 621; 10 birim/20 dize. Özgün yüzey korunmuş, kapalı basılı biçimlerde tahmin yapılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNevcivânım Gül Yüzün Femlendirenlerden misin
Nevcivânım gül yüzün femlendirenlerden misin
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

nevbahâr

İlkbahar.

Yalmanur

Parlar, ışıldar; kılıç ağızlarının parlayışını anlatır.

tuğ

Hükümdarlık ve komutanlık sancağı.

heft kişver

Yedi ülke; bütün dünya.

Lât ü Menât

İslam öncesi iki put adı.

haraç

Vergi, savaşla alınan gelir.