DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey/Nigâh-ı mestinin ne tâbı ne ârâmı kalmıştır
gazel · 19. yüzyıl

Nigâh-ı mestinin ne tâbı ne ârâmı kalmıştır

Şair, dünyanın büyük neşe ve cömertlik simgelerinden geriye yalnız ses, kayıt ve hikâye kaldığını söyler. Cem, Hâtem ve Kays üzerinden faniliği işler; sonunda Hazret-i Esad’ın nazire kalemini bekleyerek şiiri edebî diyaloğa açar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Nigâh-ı mestinin ne tâbı ne ârâmı kalmıştır

    Tenakkul etmeye işkeste dü bâdâmı kalmıştır

    Bisât-ı neşe-i Cem tayy olunmuş bezm-i âlemden

    Hemân bu kubbe-i içre bir kalmıştır

    Ecel tayy eylemiş Hâtemi ammâ

    Eyâdî-i cihânda defter-i inâmı kalmıştır

    Mukaddem çîre-destân çîde etmiş puhte esmârın

    Mezâminin hâmı kalmıştır

    Der ü dîvârı gitmiş köhne resm-i dâr-ı dünyânın

    Felâket-rîz ü mâil bir nüh harf-i bâmı kalmıştır

    Tutup dâmân-ı Hâmûn-ı fenâ-yı çâk-i ceybinden

    Hemân Kaysın hikâyât-ı dil-i nâ-kâmı kalmıştır

    Nice dû-nahvetin esb-i serîü's-seyr-i ikbâli

    Tarîk-i gam refîk-i câhta encâmı kalmıştır

    Mücârât-ı sirişkim cûy ile zan etme bî-câdır

    Hayâlimde o şûhun kadd-i serv-endâmı kalmıştır

    Gönül Hikmet ümmîd-i neşât olmaz

    Bu bezm-i gam-fezâda neşedir sahbâ mı kalmıştır

    Hünerdir Hazret-i Esad ki dâr-ı fazl u irfânın

    O zâtın misli sanma rütbetü’l-alâ mı kalmıştır

    Rakam-pîrâ-yı ser-levha-i tanzîr ümmîdiyle

    Gönülde intizâr-ı şîve-i aklâmı kalmıştır

    1Sarhoş bakışının ne gücü ne de huzuru kalmıştır;

    2yer değiştirmeye mecali olmayan iki kırık badem kalmıştır.

    3Cem’in neşe sofrası dünya meclisinden dürülüp kaldırılmış;

    4bu kubbenin içinde yalnız kadehin çınlaması kalmıştır.

    5Ecel, Hâtem’in ömür tomarını dürmüştür ama

    6dünya ellerinde bağışlarının defteri kalmıştır.

    7Önce gelen usta eller olgun meyveleri devşirmiş;

    8bilgi bahçesinde anlamların ham olanı kalmıştır.

    9Köhne dünya evinin kapısı ve duvarı gitmiş;

    10felaket saçan, eğilmiş dokuz harfli damı kalmıştır.

    11Yok oluş çölünün eteği, yırtık yakasından tutulunca

    12geriye yalnız Kays’ın muratsız gönül hikâyeleri kalmıştır.

    13Nice aşağılık kibirlinin hızlı giden talih atının

    14gam yolunda makam yoldaşı olarak ancak sonu kalmıştır.

    15Gözyaşımın akışını ırmağa benzetmeyi yersiz sanma;

    16hayalimde o şuhun servi boyu kalmıştır.

    17Ey Hikmet, gönül neşe umuduyla kadeh dolaştırmaz;

    18bu gam artıran mecliste neşe mi, şarap mı kalmıştır?

    19Hüner sahibi Hazret-i Esad, fazilet ve irfan yurdunun seçkinidir;

    20o kişinin bir benzeri, sanma ki en yüce makamda kalmıştır.

    21Nazire serlevhasını süsleyecek yazıyı yazması umuduyla

    22gönülde onun kalem üslubunu bekleyiş kalmıştır.

    Her beyitte “kalmıştır” hükmü, bir varlığın çekilip ardından yalnız iz bırakmasını kaydeder. Kadehin sesi, bağış defteri, ham anlamlar ve Kays’ın hikâyesi maddi dünyanın kalıntılarıdır; servi boylu sevgilinin hayali de aynı yokluk müzesine eklenir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNûr-ı nigeh ki şem'-i şebistân-ı dîdedirŞeyhülislâm Ârif Hikmet Bey · gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

tanîn-i câmı

kadehin çınlaması

tûmâr-ı ömr-i

ömür tomarı

riyâz-ı mârifette

bilgi bahçesinde

kadeh-peymâ-yı

kadeh dolaştıran

Nigâh mestinin tâbı

Sarhoş bakışının ne gücü ne de huzuru kalmıştır

mestinin tâbı ârâmı

Sarhoş bakışının ne gücü ne de huzuru kalmıştır