DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey/Nûr-ı nigeh ki şem'-i şebistân-ı dîdedir
gazel · 19. yüzyıl

Nûr-ı nigeh ki şem'-i şebistân-ı dîdedir

Sevgilinin bakışı hem gözün gecesini aydınlatan bir mum hem de gönlü karartan öldürücü bir kılıçtır. Şair, gül kokusundan ölüm zehrine uzanan karşıtlıklarla güzelliğin rahatlık değil acı ve teslimiyet doğurduğunu anlatır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Nûr-ı nigeh ki şem'-i şebistân-ı dîdedir

    Zulmet verir derûna ne dem âramîdedir

    Lal-i lebin değil dem-i tîğ-i nigâhtan

    Dâmân-ı hüsne katre-i hûn çekîdedir

    Gül-bûy-ı râhat olmaz o gülzâr-ı gamda kim

    Nâ-reste her giyâh-ı girîbân-derîdedir

    Şîrîn bilir hayâttan

    Kim sâye-i sevâd-ı nigehten remîdedir

    Ebrû-yı tâk-ı resm-i nezâket esâs-ı yâr

    Bâr-ı girân mûyla kâmet-i hamîdedir

    Her bir umûr-ı müşkilede akla ilticâ

    Bir zât-ı nükte-dân-ı fatîn-i reşîdedir

    Telhî-i mergi lezzet-i câna eder bedel

    o dil kim çeşîdedir

    Bî-tâb-ı hâb-ı nâz henüz ol nigâh-ı mest

    Şeb-tâ-be-subh lal-i lebin kim mekîdedir

    Gül-bûse-sâzî-i dehenin ârzûsuna

    Hergiz leb-i tahassürü Hikmet güzîdedir

    1Bakışın nuru, göz odasının gece lambasıdır;

    2dinlendiği anda iç dünyaya karanlık verir.

    3Dudağının lal rengi değildir; bakış kılıcının vuruşundan

    4güzelliğin eteğine bir kan damlası düşmüştür.

    5O gam bahçesinde rahatlatan bir gül kokusu bulunmaz;

    6çünkü yetişmemiş her ot, yakası yırtılmış hâldedir.

    7Onun bakışının karanlık gölgesinden kaçan kişi,

    8ölüm zehrini hayattan daha tatlı bilir.

    9Sevgilinin nezaket yapısının kemerli kaşı, temelidir;

    10eğilmiş boyuna saç teli kadar ağır bir yük bindirir.

    11Her güç işte akla sığınmak,

    12ince anlamları bilen, zeki ve doğru bir kişiye başvurmaktır.

    13Ölümün acılığını canın lezzetine değişir,

    14kahır kılıcının zehirli suyunu tatmış gönül.

    15O sarhoş bakış henüz naz uykusuna doymamıştır;

    16çünkü geceden sabaha kadar dudağının lalini emmektedir.

    17Ağzının gül öpücüğü sunmasını arzulayan

    18Hikmet’in hasret dudağı başka hiçbir şeyi seçmez.

    Şiir ışık ile karanlığı aynı bakışta toplar; dudaktaki kırmızılık bile süs değil, bakış kılıcının açtığı kan izi olarak yorumlanır. Akla sığınmayı öğütleyen ara beyit, tutkuyla ölüme yönelen gönlün çelişkisini bilinçli biçimde keskinleştirir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNüsha-i hüsnü değil şübhede şek ü galatŞeyhülislâm Ârif Hikmet Bey · gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

şebistân-ı dîde

gözün gece odasıdır

girîbân-derîde

yakası yırtılmıştır

helâhil-i mevti

ölüm zehrini

Zehr-âb-ı tîğ-i kahrın

kahır kılıcının zehirli suyunu

Nûr nigeh şem

Bakışın nuru, göz odasının gece lambasıdır

nigeh şem şebistân

Bakışın nuru, göz odasının gece lambasıdır