Nûr-ı nigehiz dîde-i bînâda nihânız
Gazel, benliği gözdeki nur, bilge gönüldeki sır, denizdeki cevher ve şaraptaki neşe olarak tarif eder. Görünürlük ile gizlilik arasında gidip gelen ses, sonunda kendisini bir muamma beytinde saklar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Nûr-ı nigehiz dîde-i bînâda nihânız
Bir sırr-ı hafiyiz dil-i dânâda nihânız
Âb-ı güheriz dürre-i yektâda nihânız
Yektâ güheriz kim tih-i deryâda nihânız
Çün mihr-i celî şa’şaayız gâh nümâyân
Âteş gibi gâhî dil-i hârâda nihânız
Keyfiyyetimiz bilmese zâhid ne aceb kim
Biz neş’e-i şâdî gibi sahbâda nihânız
Bî sûhtanın kadrı bilinmez dil-i zârın
Bûyız ki dil-i anber-i sârâda nihânız
Her kes olamaz sehl ile vâsıl bize zîrâ
Es’ad gibi bir beyt-i muammâda nihânız
1Görür gözde gizlenen bakış nuruyuz;
2bilge gönülde saklı ince bir sırrız.
3Tek incide gizlenen cevher suyuyuz;
4denizin dibinde saklanan eşsiz cevheriz.
5Açık güneşin parıltısı gibi bazen görünürüz;
6bazen de ateş gibi taş yürekte gizleniriz.
7Zahit hâlimizi bilmezse buna şaşılmaz;
8biz, sevinç neşesi gibi şarabın içinde gizliyiz.
9Yanık gönlün değeri, yanmayan kişi tarafından bilinmez;
10saf amberin içinde gizlenen kokuyuz.
11Bize herkes kolayca ulaşamaz; çünkü
12ey Esad, bir muamma beytinin içinde gizliyiz.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Esad (Şeyhülislâm, Ebû İshakzâde) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Her beyit aynı “nihânız” hükmünü başka bir kap içine yerleştirir. İnci, deniz, taş, şarap ve amber benliği örten ama aynı zamanda koruyan yüzeylerdir; makta bu gizlenme oyununu doğrudan şiirin biçimine taşır.