O meh kim çehre-i berrâkı mir’ât-ı mücellâdır
Parlak yüzü ayna ve güneşle özdeşleştiren rubâî, billur bedendeki hayat dalgasını son dizede mest gözün kan susuzluğuyla sert biçimde karşı karşıya getirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
O kim çehre-i berrâkı mir’ât-ı mücellâdır
-i ‘âlem-tâb ile hurşîd-i garrâdır
1O ay yüzlü sevgilinin parlak yüzü cilalanmış bir aynadır;
2dünyayı aydınlatan güzelliğinin ışığıyla parlak bir güneştir.
- 2
mevc-i cân cism-i billûrında hüveydâdır
Ve lâkin çeşm-i mesti -ı ehibbâdır
1Billur bedeninde baştan başa can dalgaları görünür;
2ama mest gözü dostların kanına susamıştır.
İkinci beyit saydamlıktan tehlikeye geçer: billur beden can dalgalarını gösterirken, ve lâkin bağlacı görüntüyü ansızın çevirir ve mest göz dost kanına susamış çıkar. Can taşıyan gövde ile can alan bakış tek vücutta toplanır; bu kan söyleyişi tarihsel aşk şiirinin abartılı eziyet dilidir.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.de5bf684-adac-4840-a246-d2ddcb5fc3e7:rubai-1-pdf251-printed219. Ali Açıkgöz (haz.), Belîğ Divanı: Metin-İndeks, R1, basılı s.219 / PDF 251; dört dizelik rubâî komşu numaralı sınırla sabittir. Basılı sayfada yalnız görsel uzunluk şeması bulunur; bahir ve tef‘ile adı yazılı değildir. AVESIS kaydı CC BY 4.0 bağlantısını ekin yanında gösterir; PDF içinde gömülü lisans beyanı yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk beyit yüzü iki ayrı parlaklığa bağlar: önce cilalanmış ayna, sonra dünyayı aydınlatan güneş. Ayna aldığı ışığı geri verir, güneş kendi ışığını üretir; iki dize arasında görüntü yansıtıcı olmaktan çıkıp kaynak hâline gelir.