Ol benem kim cedd-i pâkimdir çerâğ-ı enbiyâ
Söyleyen kişi soyunu peygamber, Ali ve Fâtıma üzerinden tanıtır; ışık, inci, servi ve gül bahçesi imgeleri kutsal aidiyeti kurar. Son beyitlerde yaprakların taşlarla dökülmesi ve gurbet, bu yüce soy karşısındaki zulmün mezhepsel meşruiyetini sorgular.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ol benem kim cedd-i pâkimdir -ı enbiyâ
Âfitâb-ı serv-i bağ-ı istifâ
Ol benem kim ma'den-i dürr-i vücudumdur Ali
Şâh-ı erbâb-i hakikat, şem-i cem-i evliyâ
Ol benem kim şem-i nur-i hilkatimdir Fâtıma
Gevher-i kân-ı şeref, şem-i şebistân-ı hayâ
Ben nihal-i gülşen-i adl u riyâz-i ismetim
Ey fesâd ehli nedir bunca bana u cefâ
Döktünüz bir bir atıp seng-i sitem evrakımı
Koydunuz tenha beni gurbette bî berg u nevâ
Haliya katlim temennasında kılmışsız guluv
Hangi mezhebde benim kat-i hayatımdır ?
1Ben oyum ki tertemiz atam, peygamberlerin kandilidir;
2Çaba doruğunun güneşi, seçkinlik bahçesinin servisidir.
3Ben oyum ki varlığımın incisinin kaynağı Ali’dir;
4Hakikat ehlinin şahı, veliler topluluğunun mumudur.
5Ben oyum ki yaratılış nurumun mumu Fâtıma’dır;
6Şeref madeninin cevheri, hayâ odasının mumudur.
7Ben adalet gül bahçesinin ve masumluk bahçelerinin fidanıyım;
8Ey bozgunculuk ehli, bana bunca eziyet ve cefa niçin?
9Zulüm taşlarını birer birer atıp yapraklarımı döktünüz;
10Beni gurbette yapraksız ve azıksız, yapayalnız bıraktınız.
11Şimdi beni öldürme isteğinde aşırıya gittiniz;
12Benim canıma kıymak hangi mezhepte uygun görülür?
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Fuzûlî adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 139722 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Söyleyen kişi soyunu peygamber, Ali ve Fâtıma üzerinden tanıtır; ışık, inci, servi ve gül bahçesi imgeleri kutsal aidiyeti kurar. Son beyitlerde yaprakların taşlarla dökülmesi ve gurbet, bu yüce soy karşısındaki zulmün mezhepsel meşruiyetini sorgular.