Perî rûyim bu şeb gel sahn-ı sînem cilvegâh eyle
Gazel, çekingen sevgiliyi âşığın göğsüne ve gönlüne çağırır; hiç değilse gizli bir bakış ister. Sonunda sevgilinin demir gönlünü değiştiremeyen şair, kendi dağınık mizacını ağırbaşlılığa çağırır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Perî rûyim bu şeb gel sahn-ı sînem eyle
hep pertev-i hurşîd ü mâh eyle
Gümân-âlûd-ı töhmet oldu gitti
Gel ey vahşî tabiat bârî def'-i iştibâh eyle
Tutalım bîm-i ağyâr ile küstâhâne bakmazsın
Ne var bir gamze-i çeşm ile nigâh eyle
misâl-i yârı nerm etmek değil kâbil
Bu ateşle gönül ister hamûş ol ister âh eyle
Yeter âşüfte meşreblik yeter Es'ad biraz sen de
olub hıfz-ı gubâr-ı kadr ü câh eyle
1Ey peri yüzlüm, bu gece gel; göğsümün alanını gezindiğin yer yap.
2Gönlün kara noktasını güneşin ve ayın ışığıyla doldur.
3İçki meclisinin eteği kuşku ve suçlama lekesine bulandı.
4Ey ürkek yaradılışlı sevgili, gel de bari bu kuşkuyu gider.
5Diyelim ki yabancıların korkusuyla açıkça bakamıyorsun;
6hiç değilse göz ucuyla gizlice bir bakış gönder.
7Demir gibi katı sevgili gönlünü yumuşatmak mümkün değildir.
8Bu ateşle gönül, ister sus; ister ah eyle.
9Ey Esad, bu dağınık ve ölçüsüz huy yeter; sen de biraz
10ağırbaşlı ol ve değer ile makamının saygınlığını koru.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Esad (Bağdadlı) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk yarıda sahne göğüs ve gönlün kara noktasıdır; güneş-ay ışığı sevgilinin gelişiyle içeri taşınır. Yabancıların korkusu bakışı gizlileştirir. İkinci yarıda yön değişir: katı gönül yumuşamayınca Esad, sevgiliden önce kendi taşkınlığını denetlemeye çalışır.