Râh-ı mahabbeti seyrân ederken
Muhabbet yolunda güzeller arasında dolaşan âşık, bir ayakla menzile varıp yine bir ayakla kendini yitirir; göz, ay, yüz ve sayı sözlerini iç içe geçiren şiir takvim bilmecesine dönüşür, sonunda faniliğin iki yüzlülüğünü anıp bir ay gülüp bir ay ağlamayı söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
seyrân ederken
Hublar arasında seyrân ederken
1Muhabbet yolunda dolaşırken,
2güzeller arasında gezinirken
- 2
İriştim menzile bir ayâğ ile
Yitürdüm kendimi bir ayağ ile
1bir ayakla menzile eriştim;
2bir ayakla kendimi yitirdim.
‘Ayak’ hem yürümeyi sağlayan uzvu hem içki kadehini çağrıştırır: âşık onunla menzile varır ve yine onunla kendini kaybeder. Erişme ile sarhoşça yitiriş aynı araçtan doğar; başarının içinde benlik kaybı saklıdır.
- 3
Öyle perî olmaz [1]
Görmedim akrânın
1Basar toprağında öyle bir peri olmaz;
2görüş alanımda onun eşini görmedim.
Basar adı ve görme alanı çevresindeki ses oyunu sevgilinin eşsizliğini kanıtlamak için kullanılır. Kaynakta dipnot işareti bulunan yer adı sessizce başka coğrafyaya çevrilmez; günümüz Türkçesi yalnız görünen ‘Basar’ yüzeyini korur.
- 4
Hak nazarım ebrûlarda basarda
Gezdim yedi iklîm bir ayağ ile
1‘Hak nazarım ebrûlarda basarda’;
2yedi iklimi bir ayakla gezdim.
İkinci dize yedi iklimin tek ayakla gezildiğini açıkça söyler. İlk dizede Hak/hak, nazar, ebrû ve basar arasındaki sözdizimi kesin değildir; ‘Hakk’a yönelen bakışım’ ve ‘görüştedir’ gibi basılı olmayan yön ve yüklemler eklenmeden yüzey korunur.
- 5
Gönül yâra yüz aydır
Derdli olan derdim yüze yüz aydır
1Gönül sevgiliye bağlı olalı yüz aydır;
2‘Derdli olan derdim yüze yüz aydır.’
İlk dize gönlün sevgiliye bağlılığını ‘yüz aydır’ süresiyle verir. İkinci dizede dertli, derdim, yüze ve yüz-ay sesleri iç içedir; doğal bir tek çözüm doğrulanmadığı için dilbilgisel olmayan ek bir bildirme cümlesi kurulmaz ve bilmece yüzeyi tutulur.
- 6
Sunarsın yüz aydır
Bu yâre unulmaz bir ayağ ile
1Yüz aydır lütuf şerbetini sunarsın;
2bu yara bir ayakla iyileşmez.
Lütuf şerbetinin yüz aydır sunulması görünürde iyileştirici bir ikramdır; yine de yara tek ‘ayak’ ile kapanmaz. Kadeh, adım ve ölçü anlamları yeniden üst üste gelir. Uzun zaman ile yetersiz tek hamle arasındaki fark vurgulanır.
- 7
Hep bir bir sayarız onu on iki
Bil hesâbın on bir derler on iki
1Onu bir bir sayarız: on iki;
2hesabını bil; on bir derler, on iki.
Bu iki dize sonraki iki dizeyle birlikte sayı ve takvim çevresinde kurulan kapalı bir stanza parçasıdır. Birer sayma, on bir ve on iki açıkça görünür; ancak neyin sayıldığı ve sayıların nasıl eşitlendiği tanıksızdır. Kesin takvim hesabı iddiası kurulmaz.
- 8
Üçyüz altmış altı ne bir on iki
Düşer on birinden bir ay ağile
1Üç yüz altmış altı; ‘ne bir on iki’?
2on birinden bir ‘ay ağile’ düşer.
Stanzanın ikinci yarısı üç yüz altmış altı, on iki, on bir ve ‘ay ağile’ yüzeylerini bir araya getirir. Son sözün ay/ağlama ses ilişkisi mümkün olsa da hesap ve yüklem zinciri çözülmemiştir; günümüz Türkçesi bunu açıklanmış bir takvim sonucu gibi sunmaz.
- 9
Ömer bil
İki yüzlülüğü belli
1Ömer, ‘ol’ buyruğuyla oluşu ve faniliği bil;
2faniliğin iki yüzlülüğü bellidir.
Mahlaslı bölüm yaratılışı ‘Kün’ buyruğuyla, var olanı da fanilikle birlikte düşünür. Dünyanın iki yüzlülüğü önceki sayı oyunlarından ahlaki sonuca geçiş sağlar; hesapların değişkenliği, fani görünüşün güvenilmezliğine bağlanır.
- 10
Hep anındır anın fen anın
Sen gerek bir ay gül bir ay ağile [2]
1Sanat da, ‘fen anın’ da hep onundur;
2sen bir ay gül, bir ay ağla.
Kapanış sanatı ve ‘fen anın’ yüzeyini aynı sahiplik dizisinde toplar. Tarihî ‘fen’ hüner, usul veya hile değeri taşıyabilir; otomatik biçimde modern bilim alanına çevrilmez. Son dize bir ay gülme ve bir ay ağlama karşıtlığını açıkça korur.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.32 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n32-4B6B0FE737B0. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.32, PDF 127; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. İçerik aparatı: Hak/nazar/basar, yüz-ay, on bir/on iki/ay ağile ve ‘fen anın’ zincirleri ikinci tanık olmadan tek bir çözüme bağlanmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Açılış aynı ‘seyrân’ fiilini hem muhabbet yoluna hem güzeller arasına bağlar. Manevi yolculuk ile toplumsal dolaşma üst üste biner; âşık tek bir güzeli ararken bütün bir güzellik alanında hareket eden gezgin görünümü kazanır.