Saat
Çocuğun kıymet verdiği saat, yoksul bir annenin cenaze masrafı için satılınca zaman sesi merhamet ve fedakârlık hikâyesine dönüşür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Tık tık tık tık... saatim vuruyor.
Her vurdukça yüreğim duruyor:
Yâ kırılırsa kim alır yerine?
Bin iğne batıp güzel ellerine
Annem bunu üç yılda kazandı,
Bunu almazsa ölürüm sandı!
O kadar hevesim vardı... Tık tık!
Oh! Annemi hiç üzmem artık:
Dikişimi dikerim, biçkimi biçerim,
Resmimi yaparım, ilâcımı içerim.
Köy kızlarına müjdeler olsun,
Altun saatim var benim, altun!
Hah hah hah hah!.. Kıskanacaklar,
Bunu bir sanacaklar.
Kıskansınlar annem aldı.
Alacak bir de bilezik kaldı...
Yok isteyemem anneciğimden:
O kadar arsız köylü müyüm ben?
Saatim yetişir, parlak saatim,
Mini mini, süslü, şakrak saatim!
Tık tık tık tık.. Ne güzel de sedâ,
Her vuruşunda bir başka edâ!
Gel koynuma gel, yavrucuğum sen.
Çok ayrıldım artık senden;
Sensiz yüreğim vuramaz böyle,
Gel gel de ona sözler söyle.
Dostum, meleğim, güzelim sensin,
Dünyâda benim emelim sensin;
- Azıcık işten nefes aldıkça,
Gündüzleri işsiz kaldıkça –
Kapağını açarım bakarım yüzüme,
Camını silerim sürerim gözüme.
Geceleri asla ayrılamam ben
Bülbül gibi şakrak saatimden.
Her uyandıkça sapını kurarım,
Kulağıma tutarım, derdini sorarım.
Yastığımın altından öter de
Uyanır benden önce seherde.
Yok başka benim gönlüm için yâr,
Bir anneciğim, bir saatim var...
<nowiki>*</nowiki>
Zavallı kız gülerek böyle beş, altı sene
Bütün o saate vakf eyledi saâdetini.
Fakat ecel erişince fakîr annesine,
Cenâze defni için gitti sattı saatini!
1Tik tak, tik tak... saatim işliyor.
2Her vuruşunda yüreğim duracak gibi oluyor:
3Ya kırılırsa yerine yenisini kim alır?
4Annem, güzel ellerine binlerce iğne batmasına rağmen
5Bu parayı üç yılda biriktirdi;
6Saati alamazsa öleceğimi sandı!
7Onu öylesine çok istiyordum... Tik tak!
8Ah, artık annemi hiç üzmeyeceğim:
9Dikişimi dikecek, kumaşımı biçeceğim,
10Resmimi yapacak, ilacımı içeceğim.
11Köyün kızlarına müjde olsun:
12Benim altın bir saatim var, hem de altın!
13Hah hah hah! Beni kıskanacaklar,
14Onu ödünç alınmış bir eşya sanacaklar.
15Bırak kıskansınlar; onu bana annem aldı.
16Şimdi alınacak yalnız bir bilezik kaldı...
17Hayır, onu anneciğimden isteyemem:
18Ben o kadar arsız bir köylü kızı mıyım?
19Bana saatim yeter, ışıl ışıl saatim;
20Küçücük, süslü, neşeyle işleyen saatim!
21Tik tak, tik tak... Sesi ne kadar güzel,
22Her vuruşunda başka bir tavır var!
23Gel yavrucuğum, gel koynuma gir.
24Artık senden yeterince ayrı kaldım;
25Sensiz yüreğim böyle çarpamaz,
26Gel de ona tatlı sözler söyle.
27Dostum da meleğim de güzelim de sensin,
28Bu dünyadaki tek dileğim sensin;
29İş arasında azıcık soluklandığımda,
30Gündüz yapacak iş bulamadığımda
31Kapağını açıp yüzüne bakarım,
32Camını siler, gözlerime yaklaştırırım.
33Geceleri de asla ayrı kalamam
34Bülbül gibi şakıyan saatimden.
35Her uyandığımda kurma kolunu çeviririm,
36Kulağıma dayayıp derdini sorarım.
37Yastığımın altından ses verir,
38Sabah vakti benden önce uyanır.
39Benim gönlümde başka bir sevgili yok;
40Yalnız anneciğim ve saatim var...
41*
42Zavallı kız beş altı yıl boyunca böyle gülerek
43Bütün mutluluğunu o saate bağladı.
44Ama ölüm yoksul annesine ulaşınca,
45Cenazeyi kaldırabilmek için gidip saatini sattı!
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Ali Ekrem Bolayır adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 165852 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Şehidlerin kanıylaAli Ekrem Bolayır · şiir→
Şiirin ilk bölümü, yoksul bir köy kızının annesinin üç yıllık emeğiyle aldığı saate çocukça bir sevinçle bağlanmasını konuşturur. Saatin tik takları onun kalbi, arkadaşı ve annesinin sevgisi hâline gelir. Son dört dizedeki anlatıcı müdahalesi bu neşeyi bir anda kırar: kız, annesinin cenaze masrafı için en değerli varlığını satar; eşya sevgisi böylece evlat sevgisine dönüşür.