Sabah Oldu, Tan Yerleri Atıyor
Tan ağarırken bütün kuşlar öter, fakat Ayşe odasında uyur. Anlatıcı bülbülden sevgiliyi uyandırmasını isterken kendisinin buna kıyamadığını söyler; ayrılık vakti yaklaşınca bülbülün sesi hem haberci hem de âşığın feryadının karşılığı olur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sabah oldu
Cümle kuşlar ötüyor
1Sabah oldu, ufuk ağarmaya başladı.
2Bütün kuşlar izin almış gibi ötüyor.
- 2
Ayşeciğim odasında yatıyor
Şakı bülbül var uyandır
1Ayşe’m odasında hâlâ uyuyor.
2Şakı ey bülbül; git sevgilimi uyandır.
Bütün kuşlar uyanmışken Ayşe’nin odasında uyuması sevgiliyi sabah hareketinin dışında bırakır. Anlatıcı bülbüle şakımasını söyleyerek kendi sesinin yerine aşk geleneğinin doğal habercisini gönderir.
- 3
Ben kıyamam sen uyandır
Çıkabilsem sarayının köşküne
1Ben onu uyandırmaya kıyamam; sen uyandır.
2Keşke sarayının köşküne çıkabilsem.
Sevgiliyi uyandırmaya kıyamamak şefkatle çekingenliği birleştirir; görev yine bülbüle verilir. Köşke çıkma arzusu, Ayşe’nin bulunduğu kapalı ve yüksek mekâna erişemeyen âşığın uzaklığını gösterir.
- 4
Can boyanır ile
Seni beni yaradanın aşkına
1Canım amber ve misk kokusuna bulanırdı.
2Seni de beni de yaratanın aşkı için,
Köşke ulaşırsa canın amber ve misk kokusuna bulanacağı düşünülür; sevgilinin çevresi görünüşten önce güzel kokuyla tanımlanır. Yaratana edilen yemin, bu yakınlık isteğinin samimiyetini güçlendirir.
- 5
Şakı bülbül var uyandır
Ben kıyamam sen uyadır
1Şakı ey bülbül; git sevgilimi uyandır.
2Ben kıyamam, sevgilimi sen uyandır.
Bülbüle şakıma buyruğu ve anlatıcının kıyamayışı aynı birimde tekrarlanır. Âşık sevgiliyi görmek ister fakat uykusunu bozma sorumluluğunu alamaz; arzu ile incelik arasındaki gerilim nakaratın merkezidir.
- 6
Sabah olsun ben bu yerden gideyim
Garip bülbül gibi feryat edeyim
1Sabah olunca ben bu yerden ayrılacağım.
2Kimsesiz bir bülbül gibi feryat edeceğim.
Sabah yalnız uyanış değil ayrılma vaktidir; anlatıcı bulunduğu yerden gitmek zorunda kalır. Garip bülbül gibi feryat etmek, daha önce haberci olan kuşun sesini bu kez âşığın kendi gurbet acısına dönüştürür.
- 7
Sen dururken ya ben kime
Şakı bülbül var uyandır
1Sen varken ben başkasına nasıl yöneleyim?
2Şakı ey bülbül; git sevgilimi uyandır.
Sevgili varken başka bir muhataba yönelmek anlamsızdır; bağlılık açık soruyla belirtilir. Bülbül çağrısı döndüğünde amaç yalnız uyandırmak değil, ayrılmadan önce seçilmiş sevgiliye son kez ulaşabilmektir.
- 8
Ben kıyamam sen uyandır
1Ben kıyamam, sevgilimi sen uyandır.
Tek dizelik kapanış âşığın kıyamadığı işi yeniden bülbüle bırakır. Şiir boyunca sabah ilerlemiş ve ayrılık yaklaşmıştır; buna rağmen sevgili hâlâ uykudadır, bu yüzden son söz nazik fakat acil bir uyandırma isteğidir.
Metnin kaynağı
Anonim Türküler bölümündeki sabit 1938 varyantıdır. Bu bir kişi kimliği değildir; her şiir yalnız sabit 1938 kaynak varyantı olarak sunulur ve tek bir yaratıcı ima edilmez.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun, Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Anonim Türküler bölümü, basılı No. 9, PDF 309; 8 birim/15 dize. Sabit sürüm Ergun-1938-ANONIM-TURKU-9. Yerel görsel yollar yalnız iç kanıt zincirindedir; okur bağlantısı kamuya açık HTTPS taramasına gider.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Susadım Su İsterimAnonim Halk Şiiri · Şiir→
Tan yerinin ağarmasıyla kuşların hep birlikte ötmesi dünyayı uyanışa çağırır. ‘İzin almış’ benzetmesi seslerin başıboş değil, sabah vaktinin düzenine uyan ortak bir tabiat korosu olduğunu düşündürür.